AHMET TAHİROĞLU YAZDI: BABALAR GÜNÜNDE BABAMA
AHMET TAHİROĞLU YAZDI: BABALAR GÜNÜNDE BABAMA
BABALAR GÜNÜNDE BABAMA
Bugün Babalar Günü...
Takvimler bir Babalar Günü'nü daha gösterirken, benim gönlüm yine 17 Eylül 2019'un hüznüne dönüyor. Çünkü bugün elimden tutup hayır duasını alabileceğim bir babam yok; ama her nefesimde varlığını hissettiğim, dualarının gölgesinde yaşamaya devam ettiğim bir babam var.
Benim babam, Hafız Hasan Tahiroğlu'ydu...
Sadece bizim evimizin babası değildi. Gaziantep'in, Maraş'ın, köylerinde ve kasabalarında nice gönüllerin hocası, nice insanların dert ortağı, nice yetimlerin duası, nice mazlumların umuduydu.
O, Kur'an'ı sadece ezberleyen değil, hayatına nakşeden bir hafızdı.
İnsanlar ona fetva sormaya gelirlerdi. Küskünler onun kapısında barışırdı. Aileler onun sözüyle dağılmaktan kurtulurdu. Sabah namazından sonra hasbihal etmek için gelenler eksik olmazdı. Kimi rüyasında gördüğünü anlatır, kimi duasını ister, kimi derdine çare arardı. O ise herkesi sabırla dinler, kimseyi geri çevirmezdi.
Bugün geriye dönüp baktığımda, onun en büyük mirasının mal, mülk veya dünya serveti olmadığını görüyorum. Bize bıraktığı en büyük miras; dürüstlük, ihlas, tevazu, merhamet ve Allah'a teslimiyet oldu.
Dokuz evladın babasıydı.
Ömrünün son zamanlarında annemle konuşurken, "Dokuz çocuk az olmuş..." dediğine şahit olmuştuk. Bu söz, onun evlat sevgisinin ne kadar derin olduğunu anlatmaya yeterdi. Çünkü o, evlatlarını sadece büyüten değil; onlar için gece gündüz dua eden, onların dünya ve ahiret saadetini düşünen bir babaydı.
Biz onu hiçbir harama meyleden biri olarak görmedik.
Namazını aksatan, ibadetini ihmal eden biri olarak tanımadık.
Hastalığında bile sızısını, acısını bizden sakladı. Her zaman tevekkül içerisindeydi. Her zaman Rabbine teslimdi. Ölümü korkuyla değil, hazırlıkla bekleyen bir mümin gibiydi.
Son günlerinde bile hatimlerini bırakmamıştı. İki günde bir Kur'an-ı Kerim'i hatmederdi. Son görüşmelerimizde dahi misafire ikramı, insanlara iyi davranmayı, geleni hoş karşılamayı, gelmeyene darılmamayı öğütledi.
Dualarında bile kendisini değil başkalarını düşünürdü.
"Karda, kışta, yağmurda gelen insanlar zorluk çekmesin..." diye dua ederdi.
İşte benim babam buydu.
Bugün Babalar Günü'nde en büyük hasretim, elini bir kez daha öpebilmek... O güzel yüzüne bir kez daha bakabilmek... "Baba" diye seslenip karşılığında o şefkat dolu bakışı görebilmek...
Fakat biliyorum ki bazı ayrılıklar yokluk değildir.
Bazı insanlar vefat etseler de hayatımızdan çıkmazlar.
Onların sesi susar ama öğütleri konuşmaya devam eder.
Elleri çekilir ama duaları üzerimizde kalır.
Ben bugün hâlâ babamın duasıyla ayakta olduğuma inanıyorum.
Rabbim mekânını cennet eylesin.
Kabri pür nur olsun.
Kur'an'a hizmetle geçen ömrünü, yetiştirdiği talebeleri, yaptığı iyilikleri, barıştırdığı insanları ve geride bıraktığı güzel hatıraları kendisine sadaka-i cariye kılsın.
Babalar Günü'nde ellerini öpemediğim, hasretini yüreğimde taşıdığım canım babam...
Seni özlüyorum.
Seni rahmetle, minnetle ve dualarla anıyorum.
Mekânın Firdevs-i Âlâ olsun.
Ruhun şâd olsun Hafız Hasan Tahiroğlu Hocam...
Sen sadece bizim babamız değil, bir devrin gönül insanıydın..
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



