Ahmet Tahiroğlu Yazdı: Yılbaşı mı, Kimlik Değişim Gecesi mi?
Ahmet Tahiroğlu Yazdı: Yılbaşı mı, Kimlik Değişim Gecesi mi?
Önümüzdeki günlerde yine her yıl olduğu gibi bir “yılbaşı sendromu” yaşayacağız. Ama bu sendrom ne yorgunluktan ne de takvim yaprağının değişmesinden kaynaklanıyor. Bu, kimliğimizi bir geceliğine askıya alma sendromudur.
Bize ait olmayan adetleri, sanki bize aitmiş gibi süsleyip püsleyerek evlerimize sokacağız.
Yahudilerin ve Hristiyanların asırlardır kendi inançları çerçevesinde yaşadığı gelenekleri,
“evrensel”, “masum” ve “çocuklar için eğlenceli” ambalajıyla önümüze koyacaklar.
Noel Baba yine sahne alacak.
Ama dikkat edin:
Artık bacadan girmiyor, televizyondan, reklamlardan, AVM’lerden giriyor.
Kırmızı elbisesiyle çocuklara şirin, büyükler içinse masum bir figür gibi sunuluyor.
Oysa ne o baba bizim babamız,
ne o gelenek bizim geleneğimiz,
ne de o gece bizim bayramımızdır.
Evler süslenecek, çam ağaçları kurulacak,
“Bir şey olmaz canım” cümlesi yine imdada yetişecek.
Zaten bu cümle, bu milletin başına gelen birçok “olmaz”ın anahtarıdır.
O gece millet olarak yine televizyon ekranlarına kilitleneceğiz.
Kanallar günler öncesinden “özel program” anonsları yapacak.
Ama nedense bu özel programların içinde ne edep olur, ne haya, ne de İslam.
Eğlence adı altında ahlak dışı görüntüler,
yarışma adı altında kumarın cilalanmış hâli,
kahkaha adı altında değer erozyonu sunulacak.
Ve sahneye yine o eski tanıdık çıkacak:
Milli Piyango!
Bir umut taciri…
Bir hayal dağıtıcısı…
Bir gecelik zenginlik masalı…
Herkes “Bana çıkarsa” diye başlayacak cümleye:
– Bana çıkarsa cami yaptıracağım.
– Bana çıkarsa okul yaptıracağım.
– Bana çıkarsa fakirlere dağıtacağım.
Ama kimse şunu sormayacak:
Haramdan hayır çıkar mı?
Kumardan sadaka olur mu?
Binlerce, on binlerce insan;
aklını, kalbini ve duasını bir topun yuvarlanmasına bağlayacak.
Beyinler üretime değil, boş hayallere çalıştırılacak.
Bütün bu seferberlik ne için?
İslam’dan biraz daha uzaklaşmak için.
Hristiyan âleminin yaşam tarzına biraz daha benzemek için.
Ve sonra dönüp diyeceğiz ki:
“Bu gençlik niye böyle?”
“Bu çocuklar niye değer bilmiyor?”
Değerli dostlar,
Biz Müslümanlar olarak bu oyunun figüranı olamayız.
Kimliğimizi eğlenceye, inancımızı reklama, ahlakımızı reytinge kurban edemeyiz.
Takvim değişebilir,
ama biz değişmek zorunda değiliz.
Yılbaşı onların kültürü olabilir,
bizimse hicretimiz, bayramımız, kıblemiz ve ölçümüz var.
Takvim yaprağı değil,
duruşumuz önemlidir.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

