BATMAN’DAN EKOKIRIM ÇIĞLIĞI: SU KAYNAKLARI, TOPRAK VE GELECEK TEHDİT ALTINDA
BATMAN’DAN EKOKIRIM ÇIĞLIĞI: SU KAYNAKLARI, TOPRAK VE GELECEK TEHDİT ALTINDA
Batman Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Hasan Argünağa, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Batman ve bölgenin çevresel felakete sürüklendiğini belirterek, su kaynaklarının kirlendiğini, içme suyu havzalarının risk altında olduğunu ve maden faaliyetlerinin ekolojik dengeyi tehdit ettiğini söyledi.
Argünağa, “Bugün yaşananlar sıradan bir çevre sorunu değil, yaşam alanlarını hedef alan sistematik bir ekolojik yıkımdır” dedi.
BATMAN ÇAYI CAN ÇEKİŞİYOR: UYARILAR YILLARDIR DUYMAZDAN GELİNİYOR
Batman Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Hasan Argünağa, Batman Çayı Havzası’nda yaşanan kirliliğin artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaştığını belirtti. Kentin atık sularının önemli bölümünün yeterli arıtma yapılmadan Batman Çayı’na karıştığını ifade eden Argünağa, yıllardır yapılan uyarılara rağmen yetkililerin gerekli adımları atmadığını söyledi. Özellikle İstiklal Parkı çevresi ile Balpınar güzergâhında çaya ulaşan atık suların halk sağlığını ve ekosistemi tehdit ettiğini vurgulayan Argünağa, tüm atık suların ileri biyolojik ve kimyasal arıtma sistemlerinden geçirilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. Bölgenin en önemli su kaynaklarından biri olan Batman Çayı’nın kaderine terk edildiğini savunan Argünağa, çevre konusunda sorumluluk taşıyan kurumların sessizliğini eleştirdi.
İÇME SUYU HAVZALARINDA MADEN ENDİŞESİ: HALK SAĞLIĞI RİSK ALTINDA
Açıklamasında maden arama faaliyetlerinin oluşturduğu çevresel tehditlere de dikkat çeken Argünağa, Batman’a içme suyu sağlaması planlanan Silvan Barajı ile Diyarbakır’ın içme suyu kaynakları arasında gösterilen Dıbni Barajı çevresindeki çalışmaların ciddi soru işaretleri doğurduğunu söyledi. Söz konusu bölgelerde yürütülen maden faaliyetlerinin kimyasal kirlilik riski taşıdığını belirten Argünağa, bu durumun yalnızca doğayı değil, milyonlarca insanın sağlığını da ilgilendirdiğini ifade etti. Konuyla ilgili kamuoyunun aydınlatılmadığını ve yetkililerin sessiz kalmayı tercih ettiğini öne süren Argünağa, içme suyu havzalarının hiçbir ekonomik çıkar uğruna riske atılmaması gerektiğini dile getirdi.
“SU SATILAMAZ, DOĞA ŞİRKETLERİN DEĞİL HALKINDIR”
Türkiye’nin hızla su fakiri ülkeler arasına sürüklendiğini belirten Argünağa, iklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha ağır hissedildiğini söyledi. Göllerin kuruduğunu, yeraltı sularının azaldığını ve doğal yaşam alanlarının daraldığını kaydeden Argünağa, doğa aleyhine düzenlemelerin geri çekilmesi gerektiğini ifade etti. Zeytinliklerin, ormanların, meraların ve su havzalarının mutlak koruma altına alınmasını isteyen Argünağa, çevresel etki değerlendirme süreçlerinin bilimsel ve şeffaf bir yapıya kavuşturulmasının zorunlu olduğunu belirtti. Çevre davalarında yurttaşların önüne çıkarılan ekonomik engellerin kaldırılması gerektiğini de dile getiren Argünağa, “İklim adaleti olmadan toplumsal adalet olmaz. Su yaşamdır, satılamaz. Doğa halkındır, şirketlerin değil” sözleriyle çevre mücadelesinin süreceği mesajını verdi.
Batman’dan yükselen çevre çağrısının yalnızca bölgesel bir sorun olmadığını vurgulayan Argünağa, doğanın korunmasının gelecek nesillere karşı ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek tüm kurumları ve vatandaşları yaşam alanlarına sahip çıkmaya davet etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

