CHP’li Öztürkmen: Bu Meclis ‘yeni anayasa’ yapamaz!

Gündem 10.02.2026 - 12:08, Güncelleme: 10.02.2026 - 12:08
 

CHP’li Öztürkmen: Bu Meclis ‘yeni anayasa’ yapamaz!

CHP Gaziantep Milletvekili avukat Hasan Öztürkmen, hükümetin anayasa değişikliğiyle ilgili girişimlerini hatırlatarak, Meclisin yeni bir anayasa yapma yetkisi bulunmadığını belirtti.
Anayasa yapmanın ‘kurucu irade’ gerektirdiğini belirten Öztürkmen, “yeni bir anayasa yapmaya kalkmak bu anayasayı yok saymaktır. İlga etmektir. Bu da bu anayasaya göre mevcut kurumlara ve kurallara göre suçtur.” dedi. Öztürkmen’in açıklaması şu şekilde: Meclis’teki yeni açılım komisyonu ve İmralı ile yürütülen sürecin kuşkusuz nihai noktası ve amacı “Yeni Anayasa”dır. Hem Cumhur İttifakı hem de DEM Parti/İmralı/PKK kanadı, yürütülen sürecin hukuki adımlarla sonuçlandırılması ve bu hukuki adımların yeni anayasa ile kalıcılaştırılmasını hedeflemektedir. Tabii, iktidar açısından yeni anayasa sürecinin “demokratikleşmek”ten ziyade Tayyip Erdoğan’ın ömür boyu cumhurbaşkanlığını garanti altına almak amacını taşıdığını biliyoruz. Peki, bu Meclis sıfırdan yeni bir anayasa yapabilir mi? Tüm dünyada ve özelde de Türk Anayasa hukukçuları arasında neredeyse hemen tüm Anayasa hukukçularının üzerinde mutabık kaldığı husus Anayasa yapma yetkisi ile Anayasa değiştirme yetkisinin birbirinden ayrı olduğudur. Türkiye’de 1982 Anayasasında değişiklik yapmak yerine, yeni bir anayasa yapmak isteyenlerin öncelikle şu soruya cevap vermeleri gerekir: TBMM yeni bir anayasa yapabilir mi? Anayasa yapma yetkisi ancak “Asli Kurucu İktidar”lar tarafından yapılabilir. Aslî kurucu iktidar, hukuk-dışı bir iktidardır. Diğer bir ifadeyle, bu iktidar, “hukuk boşluğu ortamında belirir. Bir hukuk boşluğu ise ya baştan itibaren vardır; ya da sonradan yaratılmıştır. Baştan itibaren mevcut hukuk boşluğu ortamında beliren aslî kurucu iktidar yepyeni bir anayasa yapar. Aslî kurucu iktidarın yeni yaptığı anayasadan önce gelen bir anayasa yoktur. Bu durumda aslî kurucu iktidar, yeni bir anayasa yapmak için eski bir anayasayı yıkmamış, zaten mevcut olan hukuk boşluğundan yararlanmıştır. Bu halde aslî kurucu iktidarın yaptığı anayasa devletin ilk anayasasıdır. Bu tür hukuk boşluğu, sömürgelerin bağımsızlığa kavuşması, bağımsız devletlerin birleşmesi, bir devletin birden çok bağımsız devlete ayrılması gibi yeni bir devletin kurulması durumlarında ortaya çıkar (Prof. Dr. Gözler. Aslî kurucu iktidar - talikurucu iktidar ayrımı: TBMM yeni bir anayasa yapabilir mi? 2011: 317- 320). REJİM Mİ DEĞİŞTİ YENİ BİR DEVLET Mİ KURULDU? Sonradan yaratılmış hukuk boşluğu ortamında beliren aslî kurucu iktidar ise yeni bir anayasa yapmak, yeni bir hukuk düzeni kurmak için, önce mevcut anayasayı ortadan kaldırarak bir hukuk boşluğu yaratır; sonra, bu hukuk boşluğunu yeni bir anayasa yaparak doldurur. Bu halde yepyeni bir devlet kurulmamakta, mevcut devletin kuruluşu yenilenmektedir. Bu durumda yapılan anayasa devletin ilk anayasası değildir. Bu tür hukuk boşluğu, devrim, hükûmet darbesi, iç savaş gibi durumlardan sonra ortaya çıkar. Bu gibi durumlardan sonra ortaya çıkan asli kurucu iktidar, önce mevcut siyasal rejimi yıkar; “anayasayı ilga (abrogation de constitution)” eder; hukuk boşluğu yaratır. Sonra bu boşluğu yeni bir anayasa yaparak doldurur. Aslî kurucu iktidar, bu halde yepyeni bir devlet kurmaz; devletin kuruluşunu yeniler; siyasal rejimi değiştirir (Gözler 2011: 320). Aslî kurucu iktidarın, “hukuk-dışılık” ve “sınırsızlık” olmak üzere başlıca iki özelliği vardır. Aslî kurucu iktidar, “hukuk-dışı bir iktidardır (Gözler 1998: 53). Zira yukarıda belirtildiği gibi, bu iktidar, “hukuk boşluğu ortamında çalışan bir iktidardır. Aslî kurucu iktidar, yeni bir anayasa yapmadan önce, varsa mevcut anayasayı ilga ederek hukuk boşluğu ortamı yaratır. Bu ortamda, aslî kurucu iktidarı bağlayacak bir hukuk kuralı yoktur. Bundan sonra aslî kurucu iktidar hiçbir hukuk kuralıyla bağlı olmaksızın, yeniden, sıfırdan bir anayasa yapar (Gözler 2011: 322).1982 Anayasası buna bir örnektir. KURUCU İKTİDAR-TALİ İKTİDAR Tali kurucu iktidar, bir anayasayı yine o anayasada öngörülmüş usûllerle değiştirme iktidarıdır (Gözler 2011: 335). Tali kurucu iktidarın sahibinin kim olduğu, diğer bir ifadeyle anayasayı değiştirme yetkisinin hangi organa ait olduğu yine anayasalarda belirtilmektedir. Değiştirme yetkisini anayasalar, kendi kurduğu organlardan birine, örneğin belirli şartlar altında yasama organına vermektedirler. Bu şu anlama gelmektedir ki, yukarıda da belirtildiği gibi, tali kurucu iktidar, anayasa tarafından kurulmuş bir iktidardır. Dolayısıyla mevcut bir anayasa tali kurucu iktidar tarafından yürürlükten kaldırılıp yerine yenisi yapılamaz. Önce 12 Haziran 1960 tarih ve 1 sayılı kanun 1924 Anayasası’nı ilga etmiş ve sonra 1961 Anayasası hazırlanmış,1982 de de 5 Generalden oluşan Milli, güvenlik konseyi 27 Ekim 1980 tarih ve 2324 sayılı kanun 1961 anayasasının bazı hükümlerini ilga etmiş ve 1982 Anayasa’sı hazırlamak üzere bir Kurucu Meclis oluşturmuş ve seçmen oyuna sunulduktan sonra 1961 Anayasasını tümden ilga etmiştir. Yani her iki Anayasa da Asli Kurucu iktidar tarafından hazırlanmış ve önceki anayasaları ilga ederek bir hukuk boşluğu yaratan Asli Kurucu iktidar tarafından yapılmıştır. MEVCUT ANAYASAYI YOK SAYMAKTIR 1982 Anayasası bugün yürürlüktedir. Yeni bir anayasa yapmak için, önce bu Anayasanın ilga edilmesi veya anayasasızlaştırılması gerekir. Nasıl 1924 Anayasası 1 sayılı Kanun ve 1961 Anayasası da 2324 sayılı Kanun ile ilga edilmiş ve anayasasızlaştırılmış ise, 1982 Anayasasının da benzer bir şekilde ilga edilmesi veya anayasasızlaştırılması gerekir. Yürürlükteki Anayasaya göre seçilmiş ve yürürlükteki Anayasaya göre çalışmakta olan TBMM, nasıl olacak da, kendisinin varlık sebebi olan, kendisini kuran Anayasayı yürürlükten kaldıracaktır? TBMM’nin kendisini kuran Anayasayı ilga etmesi, bizzat kendisini de ortadan kaldırması anlamına gelir. TBMM, nasıl olacak da kendini ve keza diğer anayasal organların varlığına son verecektir? Kısaca bu TBMM yeni bir anayasa yapamaz. Yapmaya kalkmak bu anayasayı yok saymaktır. İlga etmektir. Bu da bu anayasaya göre mevcut kurumlara ve kurallara göre suçtur. Öyleyse yapılması gereken yeni bir anaysa yapmak için sırf bu amaçla ve bu görev için seçilecek bir Kurucu Meclis oluşturmak ve 86 milyonun ortak mutabakatı olacak bir metin hazırlamak ve bunu halkoyuna sunmaktır.
CHP Gaziantep Milletvekili avukat Hasan Öztürkmen, hükümetin anayasa değişikliğiyle ilgili girişimlerini hatırlatarak, Meclisin yeni bir anayasa yapma yetkisi bulunmadığını belirtti.

Anayasa yapmanın ‘kurucu irade’ gerektirdiğini belirten Öztürkmen,
“yeni bir anayasa yapmaya kalkmak bu anayasayı yok saymaktır. İlga etmektir. Bu da bu
anayasaya göre mevcut kurumlara ve kurallara göre suçtur.” dedi.
Öztürkmen’in açıklaması şu şekilde:
Meclis’teki yeni açılım komisyonu ve İmralı ile yürütülen sürecin kuşkusuz nihai
noktası ve amacı “Yeni Anayasa”dır. Hem Cumhur İttifakı hem de DEM Parti/İmralı/PKK
kanadı, yürütülen sürecin hukuki adımlarla sonuçlandırılması ve bu hukuki adımların yeni
anayasa ile kalıcılaştırılmasını hedeflemektedir. Tabii, iktidar açısından yeni anayasa
sürecinin “demokratikleşmek”ten ziyade Tayyip Erdoğan’ın ömür boyu cumhurbaşkanlığını
garanti altına almak amacını taşıdığını biliyoruz. Peki, bu Meclis sıfırdan yeni bir anayasa
yapabilir mi?
Tüm dünyada ve özelde de Türk Anayasa hukukçuları arasında neredeyse hemen tüm
Anayasa hukukçularının üzerinde mutabık kaldığı husus Anayasa yapma yetkisi ile Anayasa
değiştirme yetkisinin birbirinden ayrı olduğudur. Türkiye’de 1982 Anayasasında değişiklik
yapmak yerine, yeni bir anayasa yapmak isteyenlerin öncelikle şu soruya cevap vermeleri
gerekir: TBMM yeni bir anayasa yapabilir mi?
Anayasa yapma yetkisi ancak “Asli Kurucu İktidar”lar tarafından yapılabilir. Aslî kurucu
iktidar, hukuk-dışı bir iktidardır. Diğer bir ifadeyle, bu iktidar, “hukuk boşluğu ortamında
belirir. Bir hukuk boşluğu ise ya baştan itibaren vardır; ya da sonradan yaratılmıştır.
Baştan itibaren mevcut hukuk boşluğu ortamında beliren aslî kurucu iktidar yepyeni bir
anayasa yapar. Aslî kurucu iktidarın yeni yaptığı anayasadan önce gelen bir anayasa yoktur.
Bu durumda aslî kurucu iktidar, yeni bir anayasa yapmak için eski bir anayasayı yıkmamış,
zaten mevcut olan hukuk boşluğundan yararlanmıştır. Bu halde aslî kurucu iktidarın yaptığı
anayasa devletin ilk anayasasıdır. Bu tür hukuk boşluğu, sömürgelerin bağımsızlığa
kavuşması, bağımsız devletlerin birleşmesi, bir devletin birden çok bağımsız devlete ayrılması
gibi yeni bir devletin kurulması durumlarında ortaya çıkar (Prof. Dr. Gözler. Aslî kurucu
iktidar - talikurucu iktidar ayrımı: TBMM yeni bir anayasa yapabilir mi? 2011: 317-
320).
REJİM Mİ DEĞİŞTİ YENİ BİR DEVLET Mİ KURULDU?
Sonradan yaratılmış hukuk boşluğu ortamında beliren aslî kurucu iktidar ise yeni bir
anayasa yapmak, yeni bir hukuk düzeni kurmak için, önce mevcut anayasayı ortadan
kaldırarak bir hukuk boşluğu yaratır; sonra, bu hukuk boşluğunu yeni bir anayasa yaparak
doldurur. Bu halde yepyeni bir devlet kurulmamakta, mevcut devletin kuruluşu
yenilenmektedir. Bu durumda yapılan anayasa devletin ilk anayasası değildir. Bu tür hukuk

boşluğu, devrim, hükûmet darbesi, iç savaş gibi durumlardan sonra ortaya çıkar. Bu gibi
durumlardan sonra ortaya çıkan asli kurucu iktidar, önce mevcut siyasal rejimi yıkar;
“anayasayı ilga (abrogation de constitution)” eder; hukuk boşluğu yaratır. Sonra bu boşluğu
yeni bir anayasa yaparak doldurur. Aslî kurucu iktidar, bu halde yepyeni bir devlet kurmaz;
devletin kuruluşunu yeniler; siyasal rejimi değiştirir (Gözler 2011: 320).
Aslî kurucu iktidarın, “hukuk-dışılık” ve “sınırsızlık” olmak üzere başlıca iki özelliği
vardır. Aslî kurucu iktidar, “hukuk-dışı bir iktidardır (Gözler 1998: 53). Zira yukarıda
belirtildiği gibi, bu iktidar, “hukuk boşluğu ortamında çalışan bir iktidardır. Aslî kurucu
iktidar, yeni bir anayasa yapmadan önce, varsa mevcut anayasayı ilga ederek hukuk boşluğu
ortamı yaratır. Bu ortamda, aslî kurucu iktidarı bağlayacak bir hukuk kuralı yoktur. Bundan
sonra aslî kurucu iktidar hiçbir hukuk kuralıyla bağlı olmaksızın, yeniden, sıfırdan bir anayasa
yapar (Gözler 2011: 322).1982 Anayasası buna bir örnektir.

KURUCU İKTİDAR-TALİ İKTİDAR
Tali kurucu iktidar, bir anayasayı yine o anayasada öngörülmüş usûllerle değiştirme
iktidarıdır (Gözler 2011: 335). Tali kurucu iktidarın sahibinin kim olduğu, diğer bir ifadeyle
anayasayı değiştirme yetkisinin hangi organa ait olduğu yine anayasalarda belirtilmektedir.
Değiştirme yetkisini anayasalar, kendi kurduğu organlardan birine, örneğin belirli şartlar
altında yasama organına vermektedirler. Bu şu anlama gelmektedir ki, yukarıda da belirtildiği
gibi, tali kurucu iktidar, anayasa tarafından kurulmuş bir iktidardır.
Dolayısıyla mevcut bir anayasa tali kurucu iktidar tarafından yürürlükten kaldırılıp yerine
yenisi yapılamaz. Önce 12 Haziran 1960 tarih ve 1 sayılı kanun 1924 Anayasası’nı ilga etmiş
ve sonra 1961 Anayasası hazırlanmış,1982 de de 5 Generalden oluşan Milli, güvenlik konseyi
27 Ekim 1980 tarih ve 2324 sayılı kanun 1961 anayasasının bazı hükümlerini ilga etmiş ve
1982 Anayasa’sı hazırlamak üzere bir Kurucu Meclis oluşturmuş ve seçmen oyuna
sunulduktan sonra 1961 Anayasasını tümden ilga etmiştir. Yani her iki Anayasa da Asli
Kurucu iktidar tarafından hazırlanmış ve önceki anayasaları ilga ederek bir hukuk boşluğu
yaratan Asli Kurucu iktidar tarafından yapılmıştır.

MEVCUT ANAYASAYI YOK SAYMAKTIR
1982 Anayasası bugün yürürlüktedir. Yeni bir anayasa yapmak için, önce bu Anayasanın
ilga edilmesi veya anayasasızlaştırılması gerekir. Nasıl 1924 Anayasası 1 sayılı Kanun ve
1961 Anayasası da 2324 sayılı Kanun ile ilga edilmiş ve anayasasızlaştırılmış ise, 1982
Anayasasının da benzer bir şekilde ilga edilmesi veya anayasasızlaştırılması gerekir.
Yürürlükteki Anayasaya göre seçilmiş ve yürürlükteki Anayasaya göre çalışmakta olan
TBMM, nasıl olacak da, kendisinin varlık sebebi olan, kendisini kuran Anayasayı yürürlükten
kaldıracaktır? TBMM’nin kendisini kuran Anayasayı ilga etmesi, bizzat kendisini de ortadan
kaldırması anlamına gelir. TBMM, nasıl olacak da kendini ve keza diğer anayasal organların
varlığına son verecektir?
Kısaca bu TBMM yeni bir anayasa yapamaz. Yapmaya kalkmak bu anayasayı yok
saymaktır. İlga etmektir. Bu da bu anayasaya göre mevcut kurumlara ve kurallara göre suçtur.
Öyleyse yapılması gereken yeni bir anaysa yapmak için sırf bu amaçla ve bu görev için

seçilecek bir Kurucu Meclis oluşturmak ve 86 milyonun ortak mutabakatı olacak bir metin
hazırlamak ve bunu halkoyuna sunmaktır.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yankigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.