"Doğu Türkistan Doğunun Filistinidir"

Dünya 29.01.2026 - 13:29, Güncelleme: 29.01.2026 - 13:29
 

"Doğu Türkistan Doğunun Filistinidir"

ESAM Geleneksel Çarşamba Konferansları’nda bu hafta Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlalleri ele alındı. Konferansta konuşan Türkistan Maarif Heyeti Genel Başkanı Hidayet Oğuzhan, meselenin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda bir inanç ve insanlık meselesi olduğunu vurguladı.
Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından düzenlenen Geleneksel Çarşamba Konferansları’nın bu haftaki konuğu Türkistan Maarif Heyeti Genel Başkanı Hidayet Oğuzhan oldu. “Doğu Türkistan’a Esaretin Gerçek Yüzü” başlığıyla gerçekleştirilen konferansta, Çin’in Doğu Türkistan’da yürüttüğü politikalar, tarihsel arka planı ve güncel uygulamalarıyla ele alındı. “BU MESELE BİR İNANÇ DAVASIDIR” Konuşmasında, Doğu Türkistan meselesinin özüne dikkat çeken Oğuzhan, “Doğu Türkistan meselesi bir inanç meselesidir. Biz Doğu Türkistan’ı doğunun Filistini olarak görüyoruz” dedi. Çin’in bölgede uyguladığı zulmün izah edilebilir hiçbir yönü olmadığını belirten Oğuzhan, buna rağmen Doğu Türkistanlıların mücadelelerini barışçıl yollarla sürdürdüğünü ifade etti. İSLAM DÜNYASININ SESSİZLİĞİ Oğuzhan, İslam dünyasından yeterli tepkinin gelmemesinin meselenin gündemde hak ettiği yeri bulamamasına neden olduğunu belirterek, “İslam dünyasından güçlü bir ses çıkmadığı için Doğu Türkistan meselesi yeterince konuşulmuyor” ifadelerini kullandı.     JEOPOLİTİK VE TARİHİ BİR COĞRAFYA Doğu Türkistan’ın yalnızca kültürel değil, aynı zamanda jeopolitik açıdan da son derece önemli bir coğrafya olduğuna işaret eden Oğuzhan, İpek Yolu üzerinde yer alan bölgenin ciddi yeraltı ve yerüstü zenginliklere sahip olduğunu söyledi. Bu durumun Çin’in bölgeden vazgeçmemesinin temel nedenlerinden biri olduğunu vurguladı. “TEK BİR TÜRKİSTAN VARDIR” “Batı ya da Doğu Türkistan yoktur, tek bir Türkistan vardır” diyen Oğuzhan, bölgede yaşayan halkın Türk olduğunu ve bu coğrafyanın Türk tarihi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Doğu Türkistan’ın İslam tarihi bakımından da birçok âlim ve evliya yetiştirmiş kadim bir bölge olduğunu belirtti. TARİHSEL SÜREÇ: İŞGAL VE İLHAK Doğu Türkistan davasının yeni bir mesele olmadığını dile getiren Oğuzhan, modern tarihin Kaşgariye Devleti ve ardından kurulan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti ile başladığını hatırlattı. Bu devletin Sovyet işgaliyle yıkıldığını, 1949’da ise Çin ve Sovyet ortaklığıyla bölgenin işgal edildiğini, 1955 yılında da “Sincan Uygur Özerk Bölgesi” adı altında ilhak edildiğini anlattı. KAĞIT ÜZERİNDE ÖZERKLİK, FİİLİ HAKİMİYET Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin yalnızca kağıt üzerinde özerk olduğunu belirten Oğuzhan, fiiliyatta ise tam anlamıyla Çin hakimiyetine girdiğini söyledi. Bu süreçten sonra yavaş ve sistematik bir asimilasyon politikasının devreye sokulduğunu, kültürel ve dini yasakların giderek arttığını kaydetti. TOPLAMA KAMPLARI VE SİSTEMATİK BASKI Çin Devlet Başkanı Şi Cinping döneminde politikaların daha sert bir boyut kazandığını ifade eden Oğuzhan, “Tek Han ulusu” anlayışıyla toplama kamplarının kurulduğunu, baskı ve yasakların günlük hayatın her alanına yayıldığını dile getirdi. “İnsanlar evlerinde bile dinlerini ve kültürlerini yaşayamıyor” diyen Oğuzhan, Uygurların sistematik biçimde Çinlileştirilmeye zorlandığını söyledi. HELAL LOGOSU YASAK, KÜLTÜR HEDEFTE Asimilasyonun yalnızca inanç alanıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Oğuzhan, yemek kültürünün de hedef alındığını belirtti. Helal logolarının yasaklandığını, Türkistanlılara zorla haram ürünlerin tükettirildiğini ifade etti. Diplomatik görüşmelerde dahi Uygur temsilcilerin konuştukları dilin önce Çinceye, ardından Türkçeye çevrildiğini söyleyerek baskının ulaştığı boyuta dikkat çekti. “GAZZE’DEKİ ZULÜM BİZE AYNAYI GÖSTERİYOR” Gazze’de yaşananların Doğu Türkistan için de ibretlik olduğunu belirten Oğuzhan, İslam dünyasının farklı coğrafyalarda büyük acılar yaşadığını söyledi. “Bu zulümlerin engellenememesi ve güçlü devletler varken kimsenin ses çıkarmaması beni derinden üzüyor” diyen Oğuzhan, Doğu Türkistan meselesinin Türkiye’de ve dünyada sürekli gündemde tutulması gerektiğini vurguladı. KÖLE İŞÇİLİK VE DİNİ YASAKLAR Konuşmasında toplama kamplarındaki köle işçiliğe de değinen Oğuzhan, Doğu Türkistanlıların hiçbir ücret ödenmeden ağır şartlarda çalıştırıldığını belirtti. İmamların zorla Çin Komünist Partisi’ne yemin ettirildiğini, 16 bin caminin yıkıldığını, ayakta kalanların ise içki ve eğlence mekanına dönüştürüldüğünü ifade etti. Dini ibadetlerin yasaklandığını, cenaze namazlarının dahi kılınamadığını söyledi. ZORLA EVLENDİRME VE GÖZETİM Zorla Çinlilerle evlendirme uygulamalarıyla Türk varlığının yok edilmek istendiğini dile getiren Oğuzhan, “Kardeş Aile Projesi” kapsamında Uygur ailelerinin Çinli ailelerle aynı evde yaşamaya zorlandığını aktardı. Bölgedeki Uygurların kameralar, telefonlar ve dijital sistemlerle sürekli gözetim altında tutulduğunu belirtti.   Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen
ESAM Geleneksel Çarşamba Konferansları’nda bu hafta Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlalleri ele alındı. Konferansta konuşan Türkistan Maarif Heyeti Genel Başkanı Hidayet Oğuzhan, meselenin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda bir inanç ve insanlık meselesi olduğunu vurguladı.

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından düzenlenen Geleneksel Çarşamba Konferansları’nın bu haftaki konuğu Türkistan Maarif Heyeti Genel Başkanı Hidayet Oğuzhan oldu. “Doğu Türkistan’a Esaretin Gerçek Yüzü” başlığıyla gerçekleştirilen konferansta, Çin’in Doğu Türkistan’da yürüttüğü politikalar, tarihsel arka planı ve güncel uygulamalarıyla ele alındı.

“BU MESELE BİR İNANÇ DAVASIDIR”

Konuşmasında, Doğu Türkistan meselesinin özüne dikkat çeken Oğuzhan, “Doğu Türkistan meselesi bir inanç meselesidir. Biz Doğu Türkistan’ı doğunun Filistini olarak görüyoruz” dedi. Çin’in bölgede uyguladığı zulmün izah edilebilir hiçbir yönü olmadığını belirten Oğuzhan, buna rağmen Doğu Türkistanlıların mücadelelerini barışçıl yollarla sürdürdüğünü ifade etti.

İSLAM DÜNYASININ SESSİZLİĞİ

Oğuzhan, İslam dünyasından yeterli tepkinin gelmemesinin meselenin gündemde hak ettiği yeri bulamamasına neden olduğunu belirterek, “İslam dünyasından güçlü bir ses çıkmadığı için Doğu Türkistan meselesi yeterince konuşulmuyor” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2026 01 29 At 12.36.32

 
 

JEOPOLİTİK VE TARİHİ BİR COĞRAFYA

Doğu Türkistan’ın yalnızca kültürel değil, aynı zamanda jeopolitik açıdan da son derece önemli bir coğrafya olduğuna işaret eden Oğuzhan, İpek Yolu üzerinde yer alan bölgenin ciddi yeraltı ve yerüstü zenginliklere sahip olduğunu söyledi. Bu durumun Çin’in bölgeden vazgeçmemesinin temel nedenlerinden biri olduğunu vurguladı.

“TEK BİR TÜRKİSTAN VARDIR”

“Batı ya da Doğu Türkistan yoktur, tek bir Türkistan vardır” diyen Oğuzhan, bölgede yaşayan halkın Türk olduğunu ve bu coğrafyanın Türk tarihi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Doğu Türkistan’ın İslam tarihi bakımından da birçok âlim ve evliya yetiştirmiş kadim bir bölge olduğunu belirtti.

TARİHSEL SÜREÇ: İŞGAL VE İLHAK

Doğu Türkistan davasının yeni bir mesele olmadığını dile getiren Oğuzhan, modern tarihin Kaşgariye Devleti ve ardından kurulan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti ile başladığını hatırlattı. Bu devletin Sovyet işgaliyle yıkıldığını, 1949’da ise Çin ve Sovyet ortaklığıyla bölgenin işgal edildiğini, 1955 yılında da “Sincan Uygur Özerk Bölgesi” adı altında ilhak edildiğini anlattı.

KAĞIT ÜZERİNDE ÖZERKLİK, FİİLİ HAKİMİYET

Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin yalnızca kağıt üzerinde özerk olduğunu belirten Oğuzhan, fiiliyatta ise tam anlamıyla Çin hakimiyetine girdiğini söyledi. Bu süreçten sonra yavaş ve sistematik bir asimilasyon politikasının devreye sokulduğunu, kültürel ve dini yasakların giderek arttığını kaydetti.

TOPLAMA KAMPLARI VE SİSTEMATİK BASKI

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping döneminde politikaların daha sert bir boyut kazandığını ifade eden Oğuzhan, “Tek Han ulusu” anlayışıyla toplama kamplarının kurulduğunu, baskı ve yasakların günlük hayatın her alanına yayıldığını dile getirdi. “İnsanlar evlerinde bile dinlerini ve kültürlerini yaşayamıyor” diyen Oğuzhan, Uygurların sistematik biçimde Çinlileştirilmeye zorlandığını söyledi.

HELAL LOGOSU YASAK, KÜLTÜR HEDEFTE

Asimilasyonun yalnızca inanç alanıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Oğuzhan, yemek kültürünün de hedef alındığını belirtti. Helal logolarının yasaklandığını, Türkistanlılara zorla haram ürünlerin tükettirildiğini ifade etti. Diplomatik görüşmelerde dahi Uygur temsilcilerin konuştukları dilin önce Çinceye, ardından Türkçeye çevrildiğini söyleyerek baskının ulaştığı boyuta dikkat çekti.

“GAZZE’DEKİ ZULÜM BİZE AYNAYI GÖSTERİYOR”

Gazze’de yaşananların Doğu Türkistan için de ibretlik olduğunu belirten Oğuzhan, İslam dünyasının farklı coğrafyalarda büyük acılar yaşadığını söyledi. “Bu zulümlerin engellenememesi ve güçlü devletler varken kimsenin ses çıkarmaması beni derinden üzüyor” diyen Oğuzhan, Doğu Türkistan meselesinin Türkiye’de ve dünyada sürekli gündemde tutulması gerektiğini vurguladı.

KÖLE İŞÇİLİK VE DİNİ YASAKLAR

Konuşmasında toplama kamplarındaki köle işçiliğe de değinen Oğuzhan, Doğu Türkistanlıların hiçbir ücret ödenmeden ağır şartlarda çalıştırıldığını belirtti. İmamların zorla Çin Komünist Partisi’ne yemin ettirildiğini, 16 bin caminin yıkıldığını, ayakta kalanların ise içki ve eğlence mekanına dönüştürüldüğünü ifade etti. Dini ibadetlerin yasaklandığını, cenaze namazlarının dahi kılınamadığını söyledi.

ZORLA EVLENDİRME VE GÖZETİM

Zorla Çinlilerle evlendirme uygulamalarıyla Türk varlığının yok edilmek istendiğini dile getiren Oğuzhan, “Kardeş Aile Projesi” kapsamında Uygur ailelerinin Çinli ailelerle aynı evde yaşamaya zorlandığını aktardı. Bölgedeki Uygurların kameralar, telefonlar ve dijital sistemlerle sürekli gözetim altında tutulduğunu belirtti.

 

Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yankigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.