Eğitimci Mehmet Dal Yazdı: Bir Devrin Bıyıklı Efsaneleri: Hamo Dayı ve Bıyık Mustafa
Eğitimci Mehmet Dal Yazdı: Bir Devrin Bıyıklı Efsaneleri: Hamo Dayı ve Bıyık Mustafa
Geçtiğimiz günlerde eski bir fotoğrafa takıldı gözüm. Bakışlarında maden ocağının sertliği, bıyıklarında ise Anadolu’nun o sarsılmaz vakarı gizli bir adam… Atmalı aşiretinden, Atmalı köyünden Hamit Gezer.
Ama siz ona bakmayın; bu ismi ne Pazarcık’ta ne de bizim köylerde pek kimse bilmezdi. O, yediden yetmişe herkesin dilinde, yiğitliğiyle özdeşleşmiş namıyla “Bıyıklı Hamo”ydu.
Hamo Dayı, sadece bir akraba değil, bir sülalenin orta direği gibiydi. Benim Ökkeş ve Mustafa amcalarımın kayınbabasıydı. Bu iki kardeş, Hamo Dayı’nın iki kızını alarak sadece kardeş kalmamış, aynı zamanda bacanak olup bu ulu çınarın gölgesinde kenetlenmişlerdi.
Hamo Dayı, biz çocukken, Pazarcık’ta maden ocağı işletirdi. Alın terini toprağın derinliklerinden çıkaran bu mert adam, o emektar motosikletiyle bizim köyün yollarından geçerken arkasında tozdan bir bulut değil, bir güven abidesi bırakırdı. Gençlik yıllarında bile o vakur duruşunu bozmaz; köyden geçerken kızlarının evine uğrar, bir yorgunluk çayı içerdi. Bazen gün akşam olur, amcamlarda konaklardı. İşte o akşamlar, bizim köy için gerçek bir ziyafetin başlangıcıydı.
Gaz Lambasının Altındaki Efsane
Dedemin o büyük odasında gaz lambası yandığında, odanın başköşesi Hamo Dayı’nın olurdu. Odanın sessizliğini onun o neşeli ve hoşsohbet sesi dağıtırdı. Öyle esprili, öyle hayat dolu bir adamdı ki, ağzından çıkan her kelime birer hikmet, her şakası birer neşe pınarıydı.
Onun o meşhur Pos Bıyıkları, lambanın ışığında duvara bir kale gibi yansırdı. Tarih boyunca bıyık, erkeğin vakarını ve sözünün eri olduğunu temsil ederdi; Hamo Dayı’da ise bu vakar, muazzam bir mizahla harmanlanmıştı. Saatlerce süren oyunlar, kahkahalarla bölünen sohbetler gece yarılarını bulur; kimse onun şakasından gocunmazdı. Çünkü bilirlerdi ki;
“Yiğidin bıyığı vakarındandır, ama asıl büyüklüğü gönlünün kapısını herkese açmasındandır.”
Hayırla Yad Edilen Bir Diğer İsim: Bıyık Mustafa
Hamo Dayı’nın hatıralarıyla omuz omuza duran bir diğer isim ise köyümüzün damadı, Lapacı Ali’nin büyük kızının kocası, bildiğim kadarıyla hala hayatta olan Bıyık Mustafa’ydı. O da bıyığıyla nam salmış, hayrıyla gönüllere kazınmıştı. O çift katlı meşhur kamyonu sadece yük taşımaz, adeta bir iyilik kervanı gibi köyün çoluğunu çocuğunu toplar; Nurdağı’ndaki Hazreti Ukkaşa’nın huzuruna götürürdü. Adaklar kesilir, dualar edilir, o kamyonun kasasında neşe içinde köye dönülürdü.
“İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir.”
Son Söz
Hamo Dayı yakın zamanda ebedi menziline göçtü. Bugün o tozlu yollar asfalt, o büyük odalar sessiz belki ama Hamo Dayı’nın motosiklet sesi ve amcalarımın bacanaklık hukuku hala hafızalarımızda taze. Onlar, bıyığının heybetini gönlünün merhametiyle birleştiren, bir devrin o "güzel adamlarıydı".
Eskiler der ki; "Yiğit namıyla anılır." Bıyıklı Hamo ve Bıyık Mustafa... İsimleri bıyıklarında, iyilikleri ise bizim gönlümüzde yaşamaya devam edecektir…….


Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

