Eğitimci Mehmet Dal Yazdı: Sözün Sultanları: Âşık Musa ve Âşık Fuzuli ile Bir Devrin Tanıklığı
Eğitimci Mehmet Dal Yazdı: Sözün Sultanları: Âşık Musa ve Âşık Fuzuli ile Bir Devrin Tanıklığı
“Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş, kıyamete kadar sökülmezmiş.” derler. Âşık edebiyatı da bu toprakların ruhuna aşkla dikilmiş bir dikiştir. İslamiyet öncesinden bugüne; kopuzdan saza, ozandan âşığa evrilen bu süreç, Karacaoğlan’ın sevdasını, Köroğlu’nun yiğitliğini, Dadaloğlu’nun isyanını ve Âşık Veysel’in sadık yarini bizlere taşımıştır.
Âşıklık geleneği, sadece kafiye düşürmek değil, bir "hâl" diline sahip olmaktır.
Nurdağı’ndaki ilk görev yıllarımda, bu kadim geleneğin iki canlı kütüphanesine, iki büyük yüreğe rastladım: Âşık Musa (Musa Akpınar) ve Âşık Fuzuli ( Mehmet Karaburç).
Âşık Musa, dünyanın debdebesine sırtını dönmüş, kentin gürültülü hengamesinden uzak, kenar mahalledeki toprak damlı evinde kendi iç denizinde yüzen bir deryaydı. Şair Eşref’in "Dünya malı için boyun eğme, dik dur!" öğüdünü hayat felsefesi edinmiş gibiydi. O, sazı eline aldığında dünya ile bağı kopar, başka bir alemin kapılarını aralardı. Çalıp söylerken başını hafifçe yana büker, gözlerini yere diker ve sanki karşısında gaibden biri varmış da ona anlatıyormuş gibi hafifçe sallanırdı.
Kelimeleri birbirine ulayarak sakin, makamlı ve şiir gibi konuşması, dinleyenleri huzurun tam merkezine davet ederdi. Kimse onun kaşlarının çatıldığına, sesinin yükseldiğine şahit olmamıştı. O, tevazunun ete kemiğe bürünmüş haliydi. Bugün evinin bulunduğu mahallede oğlu Ümit’in muhtarlık yapıyor olması, aslında bir babanın ektiği sevgi tohumlarının, evladı tarafından vefayla biçilmesinden başka bir şey değildir. Neşet Ertaş’ın dediği gibi: “İnsan ölür ama ruhu ölmez.” Âşık Musa’nın ruhu da bugün o mahallenin her bir sokağında, her bir duasında yaşamaktadır.
Geleneğin diğer güçlü kanadı ise Âşık Fuzuli’ydi. Yanlış hatırlamıyorsam Göksun ya da Elbistan taraflarında çalışır, Nurdağı’na ise sadece belli zamanlarda uğrardı. Ancak onun ilçeye geldiği haberi, bizim için adeta bir bayram müjdesiydi. Haberi alır almaz hiç vakit kaybetmez, Âşık Musa ile birlikte soluğu hemen onun yanında alırdık.
Şehrin dışındaki o betonarme hanede toplanır, geceye mührümüzü vururduk. Âşık Musa’nın o dervişane sükûneti ile Âşık Fuzuli’nin gurbetten getirdiği o gür sedası birleşince, zamanın nasıl geçtiğini anlamazdık.
Gecenin en heyecanlı anı kuşkusuz "atışma" anlarıydı. Türk halk edebiyatının en zor ve en sanatkârane dallarından biri olan atışma; zekâ, sürat ve engin bir kelime dağarcığı gerektirir. Lebdeğmezden muammaya kadar her türde birbirlerini sınayan bu iki usta, saatlerce birbirlerine cevap yetiştirirdi.
Bir yanda Âşık Musa’nın o vakur ve derin söyleyişi, diğer yanda Âşık Fuzuli’nin Göksun dağlarının rüzgârını taşıyan cevvaliyeti... Ben ise bir köşede, keşke ben de bu tellere dokunabilsem, bu sözleri dökebilsem diye iç geçirerek onları hayranlıkla izlerdim. Onların atışmaları bir kavga değil, bir güzellik yarışıydı. Fuzuli’nin dediği gibi: “Söylersem sözüm irfan olur, susarsam gönlüm bir derya.” Onlar hem konuşurken hem susarken irfan dağıtan adamlardı.
Âşık edebiyatı, Yunus Emre’nin "Sevelim, sevilelim" düsturuyla yoğrulmuş, Pir Sultan Abdal’ın direnciyle bilenmiştir. Âşık Musa ve Âşık Fuzuli, işte bu devasa mirası omuzlarında taşıyan, ancak bunu büyük bir alçakgönüllülükle yapan son çınarlardandı.
Âşık Musa yakın zamanda göçtü bu dünyadan; ardında tertemiz bir isim ve herkesin gönlüne kazınmış o hafifçe bükük başının huzurlu görüntüsünü bıraktı. Rahmet olsun. Âşık Fuzuli’ye ise Rabbimden uzun ömürler dilerim; onun varlığı, o eski, özel ve güzel zamanların aramızdaki son köprülerinden biridir.
Sözün özü; o insanlar atlarına binip gittiler belki ama nalların sesi hâlâ kalbimizde yankılanıyor. Cahit Külebi’nin dediği gibi: "Sivas yollarında geceleri / Katar katar kağnılar gider." Nurdağı yollarında da bir zamanlar, gönülleri saza, sözleri hakikate bağlı koca yürekli âşıklar geçti. Bizlere de o güzel sohbetlerin, o dumanlı soba başlarının ve kadim dostlukların tadını hatırlamak düştü…..



Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

