FRANSA’DA “OFF FEBRUARY” HAREKETİ:

Dünya 02.02.2026 - 08:35, Güncelleme: 02.02.2026 - 08:35
 

FRANSA’DA “OFF FEBRUARY” HAREKETİ:

ŞUBAT AYINDA SOSYAL MEDYAYA ARA, GERÇEK HAYATA MERHABA
“This February, turn off social media and turn on real life” sloganıyla başlatılan kampanya milyonlara ulaştı. Fransa’da Şubat ayı itibarıyla başlatılan “OFF February” kampanyası, dijital dünyadan bilinçli bir kopuşu teşvik ederek dikkatleri sosyal medyanın birey ve toplum üzerindeki etkilerine çekti. Kampanya, bireyleri bir ay boyunca sosyal medya platformlarından uzak durmaya davet ederken, yüz yüze iletişimi, doğayı, aile bağlarını ve zihinsel sağlığı yeniden merkeze almayı amaçlıyor. “Bu Şubat’ta sosyal medyayı kapat, gerçek hayatı aç” mesajıyla yürütülen kampanya kısa sürede Fransa sınırlarını aşarak Avrupa genelinde yankı uyandırdı. Özellikle gençler ve ebeveynler arasında büyük ilgi gören hareket, dijital bağımlılığın ulaştığı boyutu yeniden tartışmaya açtı. DİJİTAL TÜKENMİŞLİĞE KARŞI TOPLUMSAL TEPKİ Fransa Sağlık Bakanlığı ve bazı sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle organize edilen “OFF February”, bireysel bir detoks çağrısı olmanın ötesinde, toplumsal bir farkındalık hareketi olarak tasarlandı. Uzmanlara göre kampanyanın ortaya çıkışında son yıllarda artan anksiyete, dikkat dağınıklığı, uyku bozuklukları ve yalnızlık hissi önemli rol oynadı. Paris Sorbonne Üniversitesi’nden psikolog Dr. Élodie Martin, kampanyanın arka planını şöyle özetliyor: “İnsan beyni sürekli bildirim alan, kesintiye uğrayan bir yapıya göre evrilmedi. Sosyal medya, ödül-ceza mekanizmalarını manipüle eden bir sistem kuruyor. OFF February, bu döngüyü en azından kısa bir süre için kırmayı hedefliyor.”   Fransa’da yapılan son araştırmalara göre 16–25 yaş grubundaki bireyler günde ortalama 4 saatten fazla sosyal medya kullanıyor. Bu süre, pandemi sonrası dönemde daha da artmış durumda. Kampanya organizatörleri, bir ay sürecek bilinçli kopuşun bile bireylerin farkındalık düzeyini yükselteceğini savunuyor. KAMPANYA NASIL İŞLİYOR? OFF February hareketi katılımcılara katı yasaklar koymuyor. Aksine, gönüllülük esasına dayalı olarak şu çağrıyı yapıyor: Instagram, TikTok, X ve Facebook gibi platformlara 28 gün boyunca ara vermek Telefon ekran süresini yarı yarıya azaltmak Günlük hayatta yüz yüze iletişimi artırmak Kitap okumak, yürüyüş yapmak, sanatsal etkinliklere katılmak Aile ve arkadaşlarla daha fazla zaman geçirmek Kampanyaya katılanlara, çevrim dışı etkinlik önerileri sunan küçük rehberler dağıtılıyor. Belediyeler kütüphanelerde ücretsiz okuma günleri düzenlerken, bazı şehirlerde “telefon bırakma noktaları” kuruldu. Marsilya’da yaşayan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Camille Dubois, deneyimini şöyle anlatıyor:  “İlk günler zor oldu. Elim sürekli telefona gitti. Ama üçüncü günden sonra sanki zihnim rahatladı. Sokakta yürürken insanlara bakmaya başladım. Bir ayın sonunda yeniden sosyal medyaya döner miyim, emin değilim.”   GENÇLER VE AİLELER AYNI NOKTADA BULUŞTU Kampanyanın en dikkat çekici yönlerinden biri, gençlerle ebeveynleri ortak bir paydada buluşturması oldu. Normalde telefon bağımlılığı nedeniyle çatışan kuşaklar, bu kez birlikte “dijital molaya” çıkıyor. Lyon’da yaşayan üç çocuk annesi Sophie Laurent, kampanyaya ailece katıldıklarını söylüyor:  “Akşamları herkes odasına çekiliyordu. Şimdi masa oyunları oynuyoruz. Sohbet ediyoruz. Çocuklarımın sesini yeniden duyar gibi oldum.”   Eğitimciler de kampanyayı destekliyor. Bazı liselerde öğretmenler, öğrencilere günlük defter tutma ve ekran süresi kaydı yapma ödevi verdi. Amaç, çocukların kendi alışkanlıklarını fark etmeleri. SOSYAL MEDYA ŞİRKETLERİ NE DİYOR? OFF February kampanyası, dijital platformları da rahatsız etmiş durumda. Bazı teknoloji firmaları, “sorunun sosyal medya değil, yanlış kullanım” olduğu görüşünü savunuyor. Meta Fransa temsilciliği tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Platformlarımız insanları bir araya getirmek için tasarlanmıştır. Bilinçli kullanım teşvik edilmelidir.”   Ancak eleştirmenlere göre bu açıklamalar yeterli değil. Dijital etik uzmanı Pierre Roux, şirketlerin tasarım dilini sorguluyor:  “Sorun sadece kullanıcıda değil, sistemde. Bildirim sesi, sonsuz kaydırma ve beğeni mekanizması bilinçli olarak bağımlılık üretmek üzere tasarlandı.”   EKONOMİK VE KÜLTÜREL ETKİLER Kampanya, kültür ve turizm alanında da küçük bir hareketlilik oluşturdu. Kitap satışlarında artış gözlenirken, sinema ve tiyatro salonlarında doluluk oranı yükseldi. Özellikle hafta sonları düzenlenen yürüyüş ve doğa etkinlikleri büyük ilgi gördü. Paris Kitapçılar Birliği Başkanı Jean Morel, Şubat ayının ilk iki haftasında satışların yüzde 12 arttığını belirtti: “İnsanlar yeniden kitaba döndü. Bu kampanya kültürel hayatı canlandırdı.”   Uzmanlar, dijital molanın tüketim alışkanlıklarını da etkilediğini söylüyor. Sosyal medya reklamlarından uzak kalan bireylerin anlık alışveriş kararları azalıyor. “BİR AY YETER Mİ?” TARTIŞMASI Eleştirmenler, bir ayın yeterli olmayacağını savunuyor. Onlara göre asıl ihtiyaç, kalıcı dijital okuryazarlık ve denetim mekanizmaları. Ancak kampanya destekçileri, bir ayın “ilk adım” olduğunu düşünüyor. Sosyolog Marie Lefèvre bu noktaya dikkat çekiyor:  “Bu hareket sembolik ama güçlü. İnsanlara şunu söylüyor: ‘Bağımlı olmak kader değil.’”   DİJİTAL DÜNYAYA KARŞI YENİ BİR BİLİNÇ Mİ DOĞUYOR? OFF February, modern toplumun teknolojiyle kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmesine vesile oldu. Fransa’da başlayan bu hareket, kısa sürede Almanya, Belçika ve İspanya’da benzer kampanyalara ilham verdi. Uzmanlara göre bu tür kampanyalar, gelecekte “dijital oruç” kavramının daha yaygın hale gelmesine yol açabilir. Tıpkı sağlıklı beslenme için detoks programları gibi, dijital dünyaya karşı da bilinçli molalar gündelik hayatın parçası haline gelebilir. EKRANI KAPAT, HAYATI AÇ OFF February kampanyası, teknoloji karşıtlığı değil; teknolojiyle daha sağlıklı bir ilişki kurma çağrısı olarak okunuyor. Fransız toplumunda başlayan bu farkındalık dalgası, dijital çağda insanın kendisini koruma refleksi olarak değerlendiriliyor. Bir ay boyunca sosyal medyaya ara verenlerin ortak cümlesi ise dikkat çekici: “Hayat zaten buradaymış.”
ŞUBAT AYINDA SOSYAL MEDYAYA ARA, GERÇEK HAYATA MERHABA


“This February, turn off social media and turn on real life” sloganıyla başlatılan kampanya milyonlara ulaştı.

Fransa’da Şubat ayı itibarıyla başlatılan “OFF February” kampanyası, dijital dünyadan bilinçli bir kopuşu teşvik ederek dikkatleri sosyal medyanın birey ve toplum üzerindeki etkilerine çekti. Kampanya, bireyleri bir ay boyunca sosyal medya platformlarından uzak durmaya davet ederken, yüz yüze iletişimi, doğayı, aile bağlarını ve zihinsel sağlığı yeniden merkeze almayı amaçlıyor.

“Bu Şubat’ta sosyal medyayı kapat, gerçek hayatı aç” mesajıyla yürütülen kampanya kısa sürede Fransa sınırlarını aşarak Avrupa genelinde yankı uyandırdı. Özellikle gençler ve ebeveynler arasında büyük ilgi gören hareket, dijital bağımlılığın ulaştığı boyutu yeniden tartışmaya açtı.


DİJİTAL TÜKENMİŞLİĞE KARŞI TOPLUMSAL TEPKİ

Fransa Sağlık Bakanlığı ve bazı sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle organize edilen “OFF February”, bireysel bir detoks çağrısı olmanın ötesinde, toplumsal bir farkındalık hareketi olarak tasarlandı. Uzmanlara göre kampanyanın ortaya çıkışında son yıllarda artan anksiyete, dikkat dağınıklığı, uyku bozuklukları ve yalnızlık hissi önemli rol oynadı.

Paris Sorbonne Üniversitesi’nden psikolog Dr. Élodie Martin, kampanyanın arka planını şöyle özetliyor:

“İnsan beyni sürekli bildirim alan, kesintiye uğrayan bir yapıya göre evrilmedi. Sosyal medya, ödül-ceza mekanizmalarını manipüle eden bir sistem kuruyor. OFF February, bu döngüyü en azından kısa bir süre için kırmayı hedefliyor.”

 

Fransa’da yapılan son araştırmalara göre 16–25 yaş grubundaki bireyler günde ortalama 4 saatten fazla sosyal medya kullanıyor. Bu süre, pandemi sonrası dönemde daha da artmış durumda. Kampanya organizatörleri, bir ay sürecek bilinçli kopuşun bile bireylerin farkındalık düzeyini yükselteceğini savunuyor.


KAMPANYA NASIL İŞLİYOR?

OFF February hareketi katılımcılara katı yasaklar koymuyor. Aksine, gönüllülük esasına dayalı olarak şu çağrıyı yapıyor:

Instagram, TikTok, X ve Facebook gibi platformlara 28 gün boyunca ara vermek

Telefon ekran süresini yarı yarıya azaltmak

Günlük hayatta yüz yüze iletişimi artırmak

Kitap okumak, yürüyüş yapmak, sanatsal etkinliklere katılmak

Aile ve arkadaşlarla daha fazla zaman geçirmek


Kampanyaya katılanlara, çevrim dışı etkinlik önerileri sunan küçük rehberler dağıtılıyor. Belediyeler kütüphanelerde ücretsiz okuma günleri düzenlerken, bazı şehirlerde “telefon bırakma noktaları” kuruldu.

Marsilya’da yaşayan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Camille Dubois, deneyimini şöyle anlatıyor:

 “İlk günler zor oldu. Elim sürekli telefona gitti. Ama üçüncü günden sonra sanki zihnim rahatladı. Sokakta yürürken insanlara bakmaya başladım. Bir ayın sonunda yeniden sosyal medyaya döner miyim, emin değilim.”

 

GENÇLER VE AİLELER AYNI NOKTADA BULUŞTU

Kampanyanın en dikkat çekici yönlerinden biri, gençlerle ebeveynleri ortak bir paydada buluşturması oldu. Normalde telefon bağımlılığı nedeniyle çatışan kuşaklar, bu kez birlikte “dijital molaya” çıkıyor.

Lyon’da yaşayan üç çocuk annesi Sophie Laurent, kampanyaya ailece katıldıklarını söylüyor:

 “Akşamları herkes odasına çekiliyordu. Şimdi masa oyunları oynuyoruz. Sohbet ediyoruz. Çocuklarımın sesini yeniden duyar gibi oldum.”

 

Eğitimciler de kampanyayı destekliyor. Bazı liselerde öğretmenler, öğrencilere günlük defter tutma ve ekran süresi kaydı yapma ödevi verdi. Amaç, çocukların kendi alışkanlıklarını fark etmeleri.

SOSYAL MEDYA ŞİRKETLERİ NE DİYOR?

OFF February kampanyası, dijital platformları da rahatsız etmiş durumda. Bazı teknoloji firmaları, “sorunun sosyal medya değil, yanlış kullanım” olduğu görüşünü savunuyor. Meta Fransa temsilciliği tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Platformlarımız insanları bir araya getirmek için tasarlanmıştır. Bilinçli kullanım teşvik edilmelidir.”

 

Ancak eleştirmenlere göre bu açıklamalar yeterli değil. Dijital etik uzmanı Pierre Roux, şirketlerin tasarım dilini sorguluyor:

 “Sorun sadece kullanıcıda değil, sistemde. Bildirim sesi, sonsuz kaydırma ve beğeni mekanizması bilinçli olarak bağımlılık üretmek üzere tasarlandı.”

 

EKONOMİK VE KÜLTÜREL ETKİLER

Kampanya, kültür ve turizm alanında da küçük bir hareketlilik oluşturdu. Kitap satışlarında artış gözlenirken, sinema ve tiyatro salonlarında doluluk oranı yükseldi. Özellikle hafta sonları düzenlenen yürüyüş ve doğa etkinlikleri büyük ilgi gördü.

Paris Kitapçılar Birliği Başkanı Jean Morel, Şubat ayının ilk iki haftasında satışların yüzde 12 arttığını belirtti:

“İnsanlar yeniden kitaba döndü. Bu kampanya kültürel hayatı canlandırdı.”

 

Uzmanlar, dijital molanın tüketim alışkanlıklarını da etkilediğini söylüyor. Sosyal medya reklamlarından uzak kalan bireylerin anlık alışveriş kararları azalıyor.


“BİR AY YETER Mİ?” TARTIŞMASI

Eleştirmenler, bir ayın yeterli olmayacağını savunuyor. Onlara göre asıl ihtiyaç, kalıcı dijital okuryazarlık ve denetim mekanizmaları. Ancak kampanya destekçileri, bir ayın “ilk adım” olduğunu düşünüyor.

Sosyolog Marie Lefèvre bu noktaya dikkat çekiyor:

 “Bu hareket sembolik ama güçlü. İnsanlara şunu söylüyor: ‘Bağımlı olmak kader değil.’”

 

DİJİTAL DÜNYAYA KARŞI YENİ BİR BİLİNÇ Mİ DOĞUYOR?

OFF February, modern toplumun teknolojiyle kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmesine vesile oldu. Fransa’da başlayan bu hareket, kısa sürede Almanya, Belçika ve İspanya’da benzer kampanyalara ilham verdi.

Uzmanlara göre bu tür kampanyalar, gelecekte “dijital oruç” kavramının daha yaygın hale gelmesine yol açabilir. Tıpkı sağlıklı beslenme için detoks programları gibi, dijital dünyaya karşı da bilinçli molalar gündelik hayatın parçası haline gelebilir.


EKRANI KAPAT, HAYATI AÇ

OFF February kampanyası, teknoloji karşıtlığı değil; teknolojiyle daha sağlıklı bir ilişki kurma çağrısı olarak okunuyor. Fransız toplumunda başlayan bu farkındalık dalgası, dijital çağda insanın kendisini koruma refleksi olarak değerlendiriliyor.

Bir ay boyunca sosyal medyaya ara verenlerin ortak cümlesi ise dikkat çekici:

“Hayat zaten buradaymış.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yankigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.