Uzm.Dr Tahsin Özenmiş Yazdı: Epstein Skandalı ve Medeniyetin Ahlak Çöküşü
Uzm.Dr Tahsin Özenmiş Yazdı: Epstein Skandalı ve Medeniyetin Ahlak Çöküşü
"Epstein sadece bir suçlu değil; ahlaksız bir medeniyetin aynasıdır."
Jeffrey Epstein davası yalnızca bir suç dosyası değildir. O, modern dünyanın vitrini parlatılmış yüzünün arkasındaki derin ahlak krizinin sembolik bir kırılmasıdır. Bu olay, bireysel sapkınlıkların ötesinde, gücün ve paranın dokunulmazlık zırhına büründüğü bir sistemin iç anatomisini gözler önüne sermiştir. Asıl soru şudur: Epstein tekil bir istisna mıdır, yoksa daha büyük bir medeniyet hastalığının sonucu mu?
Modern Batı, kendisini uzun süre “insan haklarının beşiği”, “medeniyetin zirvesi” ve “ahlaki ilerlemenin temsilcisi” olarak sundu. Ancak tarihsel kayıtlar, bu anlatının ciddi bir çatlak taşıdığını gösteriyor. Afrika’nın sömürgeleştirilmesi, Asya’nın ekonomik ve kültürel yağması, yerli halkların sistematik ezilmesi ve köleleştirme düzeni; yalnızca politik hatalar değil, aynı zamanda insan bedeninin ve onurunun metalaştırıldığı bir zihniyetin ürünüdür. Epstein skandalı, bu zihniyetin güncellenmiş bir versiyonunu ifşa eder: güç sahiplerinin, insanı araçsallaştırma alışkanlığı.
Burada mesele yalnızca cinsel suçlar değildir. Mesele, insanın değerinin piyasa mantığı içinde çözülmesidir. Modern seküler kültür, özgürlük söylemini genişlettikçe, ahlaki sınırların ontolojik zeminini de zayıflatmıştır. Eğer insan yalnızca biyolojik bir varlık ve haz makinesi olarak görülürse, güç sahibi olanın zayıf üzerinde kurduğu tahakküm neredeyse kaçınılmaz hale gelir. Epstein dosyası, bu felsefi arka planın kriminal bir tezahürüdür.
Batı düşüncesi, Allah'ın Kanununu kamusal alandan çektiği anda, ahlakı da göreli bir zemine taşımış oldu. Göreli ahlak ise güçlüye esnek, zayıfa sert davranır. Hukuk eşit görünür; fakat iktidar, her zaman görünmeyen bir hiyerarşi kurar. Epstein çevresindeki elit ağın uzun süre dokunulmaz kalabilmesi, bu yapısal çifte standardın çarpıcı bir örneğidir.
İnsanlık bugün teknik olarak ilerlemiş olabilir; fakat ahlaki olarak derin bir yön kaybı yaşıyor. Bilim büyüdü, şehirler yükseldi, ağlar genişledi; fakat insanın iç dünyası daraldı. Modern insan, eşyayı kontrol etmeyi öğrendi ama nefsini kontrol etmeyi unuttu. İşte medeniyet krizinin merkezinde bu kopuş yatıyor: güç arttı, sorumluluk bilinci küçüldü.
Bu noktada İslam’ın teklif ettiği ahlak anlayışı, tarihsel bir nostalji değil; evrensel bir antropoloji önerisidir. Kur’an insanı yalnızca özgür bir özne olarak değil, aynı zamanda sorumlu bir emanetçi olarak tanımlar. İnsan bedeninin, aklının ve iradesinin mutlak sahibi değildir; onları emanet olarak taşır. Bu bilinç, gücü sınırlayan görünmez bir ahlak çerçeve oluşturur.
Sünnetin inşa ettiği insan modeli, haz merkezli değil; denge merkezlidir. Gücü olanın daha fazla sorumlu olduğu, zayıfın korunmasının ahlaki bir yükümlülük sayıldığı bir medeniyet anlayışı… Tarih boyunca İslam hukukunun köle azadını teşvik etmesi, yetim ve yoksulu merkeze alması, cinsel istismarı en ağır suçlardan sayması tesadüf değildir. Çünkü İslam, insanı piyasa nesnesi değil, emanet-i Kübra sahibi, İlahi hitaba muhatab eşref-i mahlûkat olarak görür.
Epstein skandalı bize şunu hatırlatıyor: Ahlak, teknik ilerlemenin otomatik sonucu değildir. Ahlak, metafizik bir zemine dayanmadıkça güç karşısında erir. İnsanlığı ayakta tutacak olan şey daha fazla teknoloji değil; daha derin bir anlam çerçevesidir. Kur’an’ın çağrısı tam da bu noktada evrenselleşir: insanı yeniden ölçüye çağırır.
Gerçek medeniyet, gökdelenlerin yüksekliğiyle değil; zayıfın ne kadar korunduğuyla ölçülür. İnsanlık, kendisini yeniden tanımlamak zorunda. Eğer insan yalnızca maneviyattan kopuk tüketen bir varlık olarak görülürse, Epstein benzeri dosyalar kaçınılmazdır. Ama insan ilahi sorumluluğun taşıyıcısı olduğu gerçeği hayatta yerini bulursa, o zaman hukuk da, kültür de, siyaset de başka bir istikamete girer.
İnsanlığın kurtuluşu teknik değil, ahlakidir. Ve bu ahlak, ahirette hesap verme bilinci yerleştirilmeden, kökünü Kur'an ve Sünnet'ten almadan kalıcı olamaz
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

