Uzm.Dr Tahsin Özenmiş Yazdı: Zamanın Yolculuğunda Bir Arınma İstasyonu: Berat
Uzm.Dr Tahsin Özenmiş Yazdı: Zamanın Yolculuğunda Bir Arınma İstasyonu: Berat
Berat Gecesi, varoluşun geniş zaman dilimleri içerisinde, beşerin hayat çizgisinin yeniden tanzim edildiği, rahmet-i ilahiyenin sağanak sağanak kâinatın üzerine boşaldığı müstesna bir "beraat" ve "arınma" istasyonudur.
İslam’ın kutsiyet atfettiği zaman mefhumu, lineer bir akıştan ziyade, içinde dikey yükselişleri barındıran kalitatif bir derinliğe sahiptir. İşte bu gece, o derinliğin zirve noktalarından biri olarak, sema kapılarının ardına kadar açıldığı, beşeriyetin ise kendi hakikatine rücu etmesi için sunulan ilahi bir fırsat penceresidir.
Berat, ferdin kendi varoluşsal muhasebesini yapması, geçmişin hatalarından neşet eden prangalarından sıyrılması ve geleceğine dair manevi bir projeksiyon oluşturması bakımından "psikolojik bir rehabilitasyon" ve "ruhani bir milat" niteliği taşır.
Berat, günahın isiyle kararmış kalplerin, tevbenin iksiriyle yıkandığı bir yıkanma kurnasıdır. Resul-i Ekrem Efendimiz’in (sav), "Şaban ayının on beşinci gecesi olduğunda o geceyi ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Allah o gece güneşin batışıyla dünya semasına tecelli eder ve 'Yok mu bağışlanma dileyen, onu bağışlayayım! Yok mu rızık isteyen, ona rızık vereyim!'" buyurarak müjdelediği bu iklim, sadece bireysel bir kurtuluş değil, aynı zamanda toplumsal bir arınmanın da habercisidir.
Bu gece, her mahlukatın rızkının, ecelinin ve amellerinin bir yıllık planlamasının yapıldığı bir "takdir" gecesidir. Dolayısıyla insan, sadece dua eden bir pasif özne değil, iradesini hayra yönlendirerek bu ilahi takdire liyakat kesbetmeye çalışan aktif bir mü'min bilinciyle hareket etmelidir.
Modern insanın anlam arayışında kaybolduğu, maddi olanın galebe çaldığı bu çağda Berat Gecesi, bizlere "Dur ve bak!" diyen bir uyarıcı gibidir. Kendi iç dünyamızın derinliklerine inmek, evrenin sahibiyle olan ahdimizi tazelemek ve ömür sermayesinin nerede harcandığının çetin hesabını henüz vakit varken verebilmek için bu gece paha biçilemez bir imkandır. Zira bu gece, af dileyenin reddedilmediği, boynu büküklerin boş çevrilmediği bir merhamet şölenidir.
Bu kutsal zaman dilimini sadece ritüellerle değil, köklü bir zihniyet dönüşümü ve kalbi bir uyanışla karşılamak, gerçek beraatın asıl anahtarıdır. Rabbimizden niyazımız odur ki; bu gece, karanlıktan nura, dağınıklıktan birliğe ve nefsin esaretinden ruhun özgürlüğüne açılan bir kapı olsun.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

