Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Yusuf Öztek ( Gazeteci - Yazar )
Köşe Yazarı
Yusuf Öztek ( Gazeteci - Yazar )
 

ANNE… EVLADININ İLK DUASI, SON SIĞINAĞIDIR!

Anne; bir evladı dünyaya getiren değil, onu sevgisiyle büyüten, sabrıyla hayata hazırlayan, gecesini gündüzüne katan, kendi mutluluğunu evladının mutluluğuna feda eden yüce bir gönüldür. Anne giderse yalnızca bir insan eksilmez; bir evladın dünyasındaki en büyük sığınak da yıkılır. BİR ANNE, BİR ÖMRE SIĞMAYAN SEVGİDİR Anne sevgisinin yerini hiçbir şey dolduramaz. Çünkü anne, evladının ilk öğretmeni, ilk duası, ilk merhameti ve hayatındaki en güvenli limanıdır. Bir anne, evladının iyiliği için uykusundan vazgeçer. Hastalandığında başında sabahlar, düştüğünde elinden tutar, üzüldüğünde bağrına basar. Kendi derdini içine atıp evladının yüzünün gülmesi için mücadele eder. Anne, evladını yalnızca büyütmez; sevgisiyle insan, duasıyla güçlü, fedakârlığıyla ayakta tutar. O EL, SENİ YILLARCA KORUDU… ŞİMDİ SEN ONU KORU! Bir düşünün… Çocukken yürümeyi bilmediğimizde elimizden kim tuttu? Gece ağladığımızda kim uykusundan kalktı? Hastalandığımızda başımızda kim bekledi? Düştüğümüzde bizi kim kaldırdı? Anne… Peki yıllar sonra o anne yaşlandığında, elleri titrediğinde, yürümekte zorlandığında neden bazı evlatlar o eli tutmaktan uzaklaşıyor? Bir annenin yıllarca uzattığı şefkat eline karşılık, yaşlılığında evladının elini beklemesi ne kadar acıdır… ANNEYE KALKAN EL, VİCDANA KALKMIŞTIR! Ne yazık ki bugün toplum olarak en büyük yaralarımızdan biri, anne ve babaya karşı saygının ve merhametin zayıflamasıdır. Anneye bağırmak, hakaret etmek, onu yalnız bırakmak, gönlünü kırmak hatta ona el kaldırmak hiçbir şekilde kabul edilemez. Anneye kalkan eller kırılsın! Anneye uzanması gereken eller ise sevgiyle, merhametle ve vefayla uzansın. Çünkü o eller, yıllarca seni korudu. O kollar, seni sarıp sarmaladı. O yürek, senin için defalarca parçalandı. PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN ANNEYE VERDİĞİ DEĞER Peygamber Efendimiz (sav), anne ve babaya iyiliğin önemini bizlere açıkça hatırlatmıştır. Hadis-i şerifte: “Anne cennet kapılarının ortasındadır.” (İbn Hanbel, V, 198) buyurulmuştur. Halk arasında yaygın olarak kullanılan “Cennet annelerin ayakları altındadır.” ifadesi de evlatların annelerine karşı göstermesi gereken sevgi, saygı ve iyiliğin önemine işaret eder. Bu ifade, bütün annelerin hiçbir şart olmaksızın cennete gireceği anlamında değil; Allah’ın rızasına uygun olduğu sürece anneye iyilik etmenin, ona saygı göstermenin ve gönlünü hoş tutmanın büyük bir değer taşıdığını anlatmaktadır. KUR’AN’IN DİLİNDE ANNE: “ZAYIFLIK ÜSTÜNE ZAYIFLIK…” Yüce Allah, Lokman Suresi’nde anne ve babaya iyiliği emrederken özellikle annenin çektiği sıkıntılara dikkat çekmektedir: “Biz insana, anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye ettik. Annesi zayıflık üstüne zayıflık çekerek onu (karnında) taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (Onun için biz insana): ‘Bana ve anne-babana şükret.’ diye tavsiyede bulunmuşuzdur.” (Lokman, 31/14) Bir anne, evladını daha dünyaya gelmeden taşır. Onu aylarca karnında büyütür. Doğduğunda gecesini gündüzüne katar. Senin bugün ayakta durabilmen için bir zamanlar annen seni kucağında taşıdı. Şimdi sıra sende… ANNE GİDERSE EVİN SESİ DE DEĞİŞİR Anne, evin merhametidir. Anne, sofranın bereketidir. Anne, evladını bir araya getiren gönül köprüsüdür. Anne, kapıda bekleyendir. Anne, “Yavrum geldi mi?” diye yol gözleyendir. Ve anne gittiğinde evin duvarları yerinde kalsa bile evin sıcaklığı değişir. Annesiz kalmak, insanın kalbinde tarifi zor bir boşluk bırakır. Çünkü anne yalnızca bir kişi değildir. Anne; çocukluğumuz, hatıralarımız, dualarımız ve sığınağımızdır. ANNEN HAYATTAYSA, HENÜZ GEÇ DEĞİL! Bugün annen hayattaysa onun kıymetini bil. Yanına git. Elini öp. Başını okşa. Gönlünü al. Bir “Anne, seni seviyorum.” demekten çekinme. Çünkü bazı cümleler vardır, söylemek için yarını beklediğinizde çok geç olabilir. Anne hayattayken kıymetlidir. Mezarının başında gözyaşı dökmek yerine, bugün elini tut. Ardından dua etmek güzeldir ama hayattayken gönlünü hoş etmek çok daha güzeldir. ANNE BİR EMANETTİR Unutmayalım: Anne, evladının ilk sığınağıdır. Anne, ailenin merhametidir. Anne, fedakârlığın adıdır. Anne, evladının en güzel duasıdır. Anne, evin bereketidir. Anne, Allah’ın kuluna verdiği büyük nimetlerden biridir. Ve belki de en acı gerçek şudur: Anne bir gün gider… O gün insan, yıllarca yanında olan o büyük sevginin değerini çok daha iyi anlar. Ama artık “Keşke…” demenin faydası olmaz. BİR ANNENİN DUASI, BİR EVLADIN HAYATINA SIĞMAZ Geliniz, annelerimizi üzmeyelim. Onları yalnız bırakmayalım. Yaşlandıklarında onları yük olarak değil, bize emanet edilmiş büyük bir nimet olarak görelim. Çocukken bizi nasıl sabırla büyüttülerse, biz de yaşlandıklarında aynı sabırla onların yanında olalım. Çünkü anneler bizim üzerimizde yıllarca taşınmış bir emektir. Rabbim bütün annelerimizi sağlık, huzur ve afiyet içerisinde yaşatsın. Vefat eden annelerimize rahmet eylesin. Evlatlarına da onların kıymetini bilmeyi, dualarını almayı ve gönüllerini hoş etmeyi nasip etsin. Unutmayalım: “ANNE VARSA EVDE MERHAMET VARDIR; ANNE YOKSA EVİN BİR YANI DAİMA EKSİKTİR.”
Ekleme Tarihi: 02 Eylül 2026 -Çarşamba

ANNE… EVLADININ İLK DUASI, SON SIĞINAĞIDIR!

Anne; bir evladı dünyaya getiren değil, onu sevgisiyle büyüten, sabrıyla hayata hazırlayan, gecesini gündüzüne katan, kendi mutluluğunu evladının mutluluğuna feda eden yüce bir gönüldür. Anne giderse yalnızca bir insan eksilmez; bir evladın dünyasındaki en büyük sığınak da yıkılır.

BİR ANNE, BİR ÖMRE SIĞMAYAN SEVGİDİR

Anne sevgisinin yerini hiçbir şey dolduramaz. Çünkü anne, evladının ilk öğretmeni, ilk duası, ilk merhameti ve hayatındaki en güvenli limanıdır.

Bir anne, evladının iyiliği için uykusundan vazgeçer. Hastalandığında başında sabahlar, düştüğünde elinden tutar, üzüldüğünde bağrına basar. Kendi derdini içine atıp evladının yüzünün gülmesi için mücadele eder.

Anne, evladını yalnızca büyütmez; sevgisiyle insan, duasıyla güçlü, fedakârlığıyla ayakta tutar.

O EL, SENİ YILLARCA KORUDU… ŞİMDİ SEN ONU KORU!

Bir düşünün…

Çocukken yürümeyi bilmediğimizde elimizden kim tuttu?

Gece ağladığımızda kim uykusundan kalktı?

Hastalandığımızda başımızda kim bekledi?

Düştüğümüzde bizi kim kaldırdı?

Anne…

Peki yıllar sonra o anne yaşlandığında, elleri titrediğinde, yürümekte zorlandığında neden bazı evlatlar o eli tutmaktan uzaklaşıyor?

Bir annenin yıllarca uzattığı şefkat eline karşılık, yaşlılığında evladının elini beklemesi ne kadar acıdır…

ANNEYE KALKAN EL, VİCDANA KALKMIŞTIR!

Ne yazık ki bugün toplum olarak en büyük yaralarımızdan biri, anne ve babaya karşı saygının ve merhametin zayıflamasıdır.

Anneye bağırmak, hakaret etmek, onu yalnız bırakmak, gönlünü kırmak hatta ona el kaldırmak hiçbir şekilde kabul edilemez.

Anneye kalkan eller kırılsın! Anneye uzanması gereken eller ise sevgiyle, merhametle ve vefayla uzansın.

Çünkü o eller, yıllarca seni korudu.

O kollar, seni sarıp sarmaladı.

O yürek, senin için defalarca parçalandı.

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN ANNEYE VERDİĞİ DEĞER

Peygamber Efendimiz (sav), anne ve babaya iyiliğin önemini bizlere açıkça hatırlatmıştır.

Hadis-i şerifte:

“Anne cennet kapılarının ortasındadır.”
(İbn Hanbel, V, 198)

buyurulmuştur.

Halk arasında yaygın olarak kullanılan “Cennet annelerin ayakları altındadır.” ifadesi de evlatların annelerine karşı göstermesi gereken sevgi, saygı ve iyiliğin önemine işaret eder.

Bu ifade, bütün annelerin hiçbir şart olmaksızın cennete gireceği anlamında değil; Allah’ın rızasına uygun olduğu sürece anneye iyilik etmenin, ona saygı göstermenin ve gönlünü hoş tutmanın büyük bir değer taşıdığını anlatmaktadır.

KUR’AN’IN DİLİNDE ANNE: “ZAYIFLIK ÜSTÜNE ZAYIFLIK…”

Yüce Allah, Lokman Suresi’nde anne ve babaya iyiliği emrederken özellikle annenin çektiği sıkıntılara dikkat çekmektedir:

“Biz insana, anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye ettik. Annesi zayıflık üstüne zayıflık çekerek onu (karnında) taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (Onun için biz insana): ‘Bana ve anne-babana şükret.’ diye tavsiyede bulunmuşuzdur.”
(Lokman, 31/14)

Bir anne, evladını daha dünyaya gelmeden taşır.

Onu aylarca karnında büyütür.

Doğduğunda gecesini gündüzüne katar.

Senin bugün ayakta durabilmen için bir zamanlar annen seni kucağında taşıdı.

Şimdi sıra sende…

ANNE GİDERSE EVİN SESİ DE DEĞİŞİR

Anne, evin merhametidir.

Anne, sofranın bereketidir.

Anne, evladını bir araya getiren gönül köprüsüdür.

Anne, kapıda bekleyendir.

Anne, “Yavrum geldi mi?” diye yol gözleyendir.

Ve anne gittiğinde evin duvarları yerinde kalsa bile evin sıcaklığı değişir.

Annesiz kalmak, insanın kalbinde tarifi zor bir boşluk bırakır.

Çünkü anne yalnızca bir kişi değildir.

Anne; çocukluğumuz, hatıralarımız, dualarımız ve sığınağımızdır.

ANNEN HAYATTAYSA, HENÜZ GEÇ DEĞİL!

Bugün annen hayattaysa onun kıymetini bil.

Yanına git.

Elini öp.

Başını okşa.

Gönlünü al.

Bir “Anne, seni seviyorum.” demekten çekinme.

Çünkü bazı cümleler vardır, söylemek için yarını beklediğinizde çok geç olabilir.

Anne hayattayken kıymetlidir.

Mezarının başında gözyaşı dökmek yerine, bugün elini tut.

Ardından dua etmek güzeldir ama hayattayken gönlünü hoş etmek çok daha güzeldir.

ANNE BİR EMANETTİR

Unutmayalım:

Anne, evladının ilk sığınağıdır.
Anne, ailenin merhametidir.
Anne, fedakârlığın adıdır.
Anne, evladının en güzel duasıdır.
Anne, evin bereketidir.
Anne, Allah’ın kuluna verdiği büyük nimetlerden biridir.

Ve belki de en acı gerçek şudur:

Anne bir gün gider…

O gün insan, yıllarca yanında olan o büyük sevginin değerini çok daha iyi anlar.

Ama artık “Keşke…” demenin faydası olmaz.

BİR ANNENİN DUASI, BİR EVLADIN HAYATINA SIĞMAZ

Geliniz, annelerimizi üzmeyelim.

Onları yalnız bırakmayalım.

Yaşlandıklarında onları yük olarak değil, bize emanet edilmiş büyük bir nimet olarak görelim.

Çocukken bizi nasıl sabırla büyüttülerse, biz de yaşlandıklarında aynı sabırla onların yanında olalım.

Çünkü anneler bizim üzerimizde yıllarca taşınmış bir emektir.

Rabbim bütün annelerimizi sağlık, huzur ve afiyet içerisinde yaşatsın. Vefat eden annelerimize rahmet eylesin. Evlatlarına da onların kıymetini bilmeyi, dualarını almayı ve gönüllerini hoş etmeyi nasip etsin.

Unutmayalım:

“ANNE VARSA EVDE MERHAMET VARDIR; ANNE YOKSA EVİN BİR YANI DAİMA EKSİKTİR.”

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yankigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.