Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

Arıkan’dan 'Gerçek Hukuk Devleti' çağrısı: "Türkiye'nin ihtiyacı herkes için işleyen hukuk düzeni!"

Gündem 29.07.2026 - 13:59, Güncelleme: 29.07.2026 - 13:59
 

Arıkan’dan 'Gerçek Hukuk Devleti' çağrısı: "Türkiye'nin ihtiyacı herkes için işleyen hukuk düzeni!"

Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, Meclis grup toplantısında Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanacak olan çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yasanın yalnızca belirli bir sürecin ihtiyaçlarını karşılayan dar kapsamlı bir metin olmaması gerektiğini belirten Arıkan, "Türkiye'nin ihtiyacı yalnızca silahların susması değil, herkes için işleyen bir hukuk düzenidir" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin haftalık TBMM grup toplantısında konuşarak Terörsüz Türkiye süreci kapsamında üzerinde çalışılan çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çerçeve yasanın yalnızca belirli bir sürecin teknik ihtiyaçlarını karşılayan dar kapsamlı bir düzenleme olmaması gerektiğini belirten Arıkan, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı vurgusu yaptı. - "ÇERÇEVE YASA HERKES İÇİN ADALETİ GÜVENCE ALTINA ALMALI" Arıkan, terörün sona ermesine yönelik her adımı desteklediklerini ancak Türkiye'nin ihtiyacının yalnızca belirli bir sürece yönelik hukuki düzenlemeler olmadığını söyledi. Kalıcı çözümlerin kapalı kapılar ardında değil, şeffaf ve toplumsal meşruiyeti yüksek yasama süreçleriyle sağlanabileceğini belirten Arıkan, "Türkiye'nin ihtiyacı yalnızca silahların susması değildir. Türkiye'nin ihtiyacı herkes için işleyen bir hukuk düzenidir" dedi. - “KAPSAYICI BİR İRADE ORTAYA KONULMALI” Yargının bağımsızlığına ilişkin kaygılara dikkat çeken Arıkan, Meclis'e getirilecek düzenlemelerin yalnızca teknik ihtiyaçları karşılayan metinler olmaması gerektiğini belirterek, "Beklentimiz; hukukun üstünlüğünü pekiştiren, temel hak ve özgürlükleri herkes için güvence altına alan kapsayıcı bir iradenin ortaya konulmasıdır." ifadelerini kullandı. - "ADALETE TERZİ EDASIYLA YAKLAŞILIYOR" İktidarın hukuk anlayışını eleştiren Arıkan, adaletin kişiye göre uygulanamayacağını belirtti. "Bizler adaletin terazisini bilirdik" diyen Arıkan, "İktidar ise adalete artık bir terzi edasıyla yaklaşıyor. Ölçüyor, biçiyor, kime uyacaksa ona göre kanun dikiyor. Adalet kişiye göre biçilen bir elbise değildir" değerlendirmesinde bulundu. - "SUÇLA MÜCADELE DEĞİL, SUÇU YÖNETİYORLAR" Konuşmasının devamında iktidarın suçla mücadele politikalarını eleştiren Arıkan, dosyaların siyasi hesaplarla bekletildiğini söyledi. "Bir dosyanın zamanı olmaz" diyen Arıkan, "Suçun öğrenildiği an hukukun harekete geçmesi gereken andır. Böyle bir sistem suçla mücadele etmez, suçu yönetir. Dosyaları bekletir, gerektiğinde kullanır" ifadelerini kullandı. Uyuşturucu ticareti, dolandırıcılık ağları ve organize suç yapılarının büyümesinin nedenlerinden birinin de bu anlayış olduğunu belirten Arıkan, bazı kişi ve yapıların korunmasının suç örgütlerini cesaretlendirdiğini söyledi. - GÜLİSTAN DOKU DOSYASINI HATIRLATTI Arıkan, Gülistan Doku dosyasının yanı sıra Rojin Kabaiş, Rabia Naz Vatan ve Yeldana Kaharman dosyalarının da aydınlatılması gerektiğini söyledi. Gülistan Doku dosyasına ilişkin değerlendirmesinde kamu kurumları içerisindeki yapılanmalara dikkat çekerek, "Devlet hukuktan ayrılırsa en büyük çete olur" dedi. Daha önce bu dosyayı "Türkiye'nin yeni Susurluk'u" olarak nitelendirdiğini hatırlatan Arıkan, bugün gelinen noktada tablonun daha ağır olduğunu kaydetti. Arıkan, "Gülistan Doku'nun, Rojin Kabaiş'in, Rabia Naz Vatan'ın ve Yeldana Kaharman'ın dosyalarının sonuna kadar takipçisi olacağız" diye konuştu. - "AHBAP BELLİ, ÇAVUŞ KİM?" Son günlerde kamuoyunda gündemde bulunan "Ahbap" soruşturmasına da değinen Arıkan, yolsuzlukların yalnızca görünen isimlerle sınırlı olmadığını söyledi. "Ahbap belli, içeriye aldınız" diyen Arıkan, "Peki çavuş kim? Bürokraside bu yolsuzluğa göz yumanlar kim? İfadelerde isimleri alınmayanlar kimler?" sorularını yöneltti. Arıkan, "Cambaza bak oyunuyla ahbabı verip çavuşları kurtaramazsınız. Bu kadar büyük bir yolsuzluk birileri göz yummadan gerçekleşemez" ifadelerini kullandı. - "TAHT, TAYT VE CAST KAVGALARIYLA MİLLETİN GÜNDEMİ ÖRTÜLÜYOR" Siyasetin milletin gerçek sorunlarından uzaklaştığını ifade eden Arıkan, son dönemde kamuoyunu meşgul eden tartışmalar üzerinden iktidarı eleştirdi. "Memleketi tiyatro sahnesine çevirdiler" diyen Arıkan, "Bu ülkenin gerçek gündemi taht kavgaları, tayt kavgaları, cast kavgaları değildir" ifadelerini kullandı. Arıkan, "Bu ülkenin gerçek gündemi valinin giydiği tayt değil, işçinin bakanlığın önünde yere vurmak zorunda kaldığı barettir. Salonların nasıl doldurulduğu değil, pazar filesinin nasıl doldurulduğudur. Beş kilo buğday satıp bir litre mazot alamayan çiftçidir" dedi.   - KONYA'DAN ÇİFTÇİNİN SESİNİ DUYURDU Hafta sonu Konya'da çiftçilerle bir araya geldiklerini anlatan Arıkan, üreticilerin ağır maliyetler altında ezildiğini söyledi. "Harman yeri artık dert yerine dönüşmüş" diyen Arıkan, bereketli topraklara rağmen çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını ifade etti. - "ÇİFTÇİ 5 KİLO BUĞDAY SATMADAN MAZOT ALAMIYOR" Kürsüye çıkardığı buğday ve mazot bidonuyla üreticinin yaşadığı tabloyu anlatan Arıkan, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin uygulamalarını da eleştirdi. "Çiftçimiz bugün bir litre mazot alabilmek için tam beş kilo buğday satmak zorunda kalıyor" diyen Arıkan, Milli Görüş iktidarında ise iki kilo buğdayla bir litre mazot alınabildiğini söyledi. - TARIM POLİTİKALARINI SIRALADI Saadet Partisi'nin tarım politikalarına da değinen Arıkan, çiftçinin finansman yükünü azaltacaklarını belirtti. Faize dayalı üretim modelinin değişeceğini ifade eden Arıkan, alım fiyatlarının gerçek maliyetlere göre belirleneceğini, mazot ve gübre desteklerinin ekim öncesinde verileceğini, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin üreticiyi koruyan etkin bir piyasa düzenleyicisi haline getirileceğini söyledi. - ÖĞRETMENLER VE GAZİLER İÇİN ÇAĞRI Arıkan, özel sektör öğretmenlerinin çalışma şartlarının iyileştirilmesi için 30 Temmuz'da yapılacak toplantının takipçisi olacaklarını belirterek, bu görüşmeden somut kararlar çıkması gerektiğini söyledi. Güvenpark'ta eylem yapan şehit yakınları ve gazilerin taleplerine de değinen Arıkan, statü farklılıklarının kaldırılması gerektiğini belirterek, düzenlemenin bekletilmeden yasalaştırılması çağrısı yaptı. - NATO VE GAZZE MESAJI Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arıkan, NATO Zirvesi sonrasında yapılan açıklamaları eleştirerek, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin itibarı sofraların ihtişamıyla değil, milli menfaatlerin korunmasıyla ölçülür" dedi. ABD Başkanı Donald Trump'ın zirve sonrasında Türkiye'ye yönelik vergi kararlarını ve F-35 sürecini hatırlatan Arıkan, Gazze konusunda ise Türkiye'nin garantör ülke sorumluluğunu daha etkin yerine getirmesi gerektiğini belirterek, "Garantörlük sadece imza atmakla olmaz, o imzanın arkasında durmayı gerektirir" ifadelerini kullandı. - "TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ONARICI SİYASET" Konuşmasının sonunda "Onarıcı  siyaset" anlayışını anlatan Arıkan, Türkiye'nin kutuplaşmadan uzak, adalet ve liyakat temelinde yeniden ayağa kalkabileceğini söyledi. "Bizim çağrımız yalnızca siyasi partilere değil, milletin tamamınadır" diyen Arıkan, Saadet Partisi'nin gündem tartışmaları yerine vatandaşın gerçek sorunlarına odaklanan bir siyaset anlayışını savunmaya devam edeceğini ifade etti.   Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen
Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, Meclis grup toplantısında Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanacak olan çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yasanın yalnızca belirli bir sürecin ihtiyaçlarını karşılayan dar kapsamlı bir metin olmaması gerektiğini belirten Arıkan, "Türkiye'nin ihtiyacı yalnızca silahların susması değil, herkes için işleyen bir hukuk düzenidir" dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin haftalık TBMM grup toplantısında konuşarak Terörsüz Türkiye süreci kapsamında üzerinde çalışılan çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çerçeve yasanın yalnızca belirli bir sürecin teknik ihtiyaçlarını karşılayan dar kapsamlı bir düzenleme olmaması gerektiğini belirten Arıkan, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı vurgusu yaptı.

- "ÇERÇEVE YASA HERKES İÇİN ADALETİ GÜVENCE ALTINA ALMALI"

Arıkan, terörün sona ermesine yönelik her adımı desteklediklerini ancak Türkiye'nin ihtiyacının yalnızca belirli bir sürece yönelik hukuki düzenlemeler olmadığını söyledi.

Kalıcı çözümlerin kapalı kapılar ardında değil, şeffaf ve toplumsal meşruiyeti yüksek yasama süreçleriyle sağlanabileceğini belirten Arıkan, "Türkiye'nin ihtiyacı yalnızca silahların susması değildir. Türkiye'nin ihtiyacı herkes için işleyen bir hukuk düzenidir" dedi.

- “KAPSAYICI BİR İRADE ORTAYA KONULMALI”

Yargının bağımsızlığına ilişkin kaygılara dikkat çeken Arıkan, Meclis'e getirilecek düzenlemelerin yalnızca teknik ihtiyaçları karşılayan metinler olmaması gerektiğini belirterek, "Beklentimiz; hukukun üstünlüğünü pekiştiren, temel hak ve özgürlükleri herkes için güvence altına alan kapsayıcı bir iradenin ortaya konulmasıdır." ifadelerini kullandı.

Arıkan’dan 'Gerçek Hukuk Devleti' Çağrısı Türkiye'nin Ihtiyacı Herkes Için Işleyen Hukuk Düzeni!G

- "ADALETE TERZİ EDASIYLA YAKLAŞILIYOR"

İktidarın hukuk anlayışını eleştiren Arıkan, adaletin kişiye göre uygulanamayacağını belirtti.

"Bizler adaletin terazisini bilirdik" diyen Arıkan, "İktidar ise adalete artık bir terzi edasıyla yaklaşıyor. Ölçüyor, biçiyor, kime uyacaksa ona göre kanun dikiyor. Adalet kişiye göre biçilen bir elbise değildir" değerlendirmesinde bulundu.

- "SUÇLA MÜCADELE DEĞİL, SUÇU YÖNETİYORLAR"

Konuşmasının devamında iktidarın suçla mücadele politikalarını eleştiren Arıkan, dosyaların siyasi hesaplarla bekletildiğini söyledi.

"Bir dosyanın zamanı olmaz" diyen Arıkan, "Suçun öğrenildiği an hukukun harekete geçmesi gereken andır. Böyle bir sistem suçla mücadele etmez, suçu yönetir. Dosyaları bekletir, gerektiğinde kullanır" ifadelerini kullandı.

Uyuşturucu ticareti, dolandırıcılık ağları ve organize suç yapılarının büyümesinin nedenlerinden birinin de bu anlayış olduğunu belirten Arıkan, bazı kişi ve yapıların korunmasının suç örgütlerini cesaretlendirdiğini söyledi.

Arıkan’dan 'Gerçek Hukuk Devleti' Çağrısı Türkiye'nin Ihtiyacı Herkes Için Işleyen Hukuk Düzeni!J

- GÜLİSTAN DOKU DOSYASINI HATIRLATTI

Arıkan, Gülistan Doku dosyasının yanı sıra Rojin Kabaiş, Rabia Naz Vatan ve Yeldana Kaharman dosyalarının da aydınlatılması gerektiğini söyledi.

Gülistan Doku dosyasına ilişkin değerlendirmesinde kamu kurumları içerisindeki yapılanmalara dikkat çekerek, "Devlet hukuktan ayrılırsa en büyük çete olur" dedi. Daha önce bu dosyayı "Türkiye'nin yeni Susurluk'u" olarak nitelendirdiğini hatırlatan Arıkan, bugün gelinen noktada tablonun daha ağır olduğunu kaydetti.

Arıkan, "Gülistan Doku'nun, Rojin Kabaiş'in, Rabia Naz Vatan'ın ve Yeldana Kaharman'ın dosyalarının sonuna kadar takipçisi olacağız" diye konuştu.

- "AHBAP BELLİ, ÇAVUŞ KİM?"

Son günlerde kamuoyunda gündemde bulunan "Ahbap" soruşturmasına da değinen Arıkan, yolsuzlukların yalnızca görünen isimlerle sınırlı olmadığını söyledi.

"Ahbap belli, içeriye aldınız" diyen Arıkan, "Peki çavuş kim? Bürokraside bu yolsuzluğa göz yumanlar kim? İfadelerde isimleri alınmayanlar kimler?" sorularını yöneltti.

Arıkan, "Cambaza bak oyunuyla ahbabı verip çavuşları kurtaramazsınız. Bu kadar büyük bir yolsuzluk birileri göz yummadan gerçekleşemez" ifadelerini kullandı.

- "TAHT, TAYT VE CAST KAVGALARIYLA MİLLETİN GÜNDEMİ ÖRTÜLÜYOR"

Siyasetin milletin gerçek sorunlarından uzaklaştığını ifade eden Arıkan, son dönemde kamuoyunu meşgul eden tartışmalar üzerinden iktidarı eleştirdi.

"Memleketi tiyatro sahnesine çevirdiler" diyen Arıkan, "Bu ülkenin gerçek gündemi taht kavgaları, tayt kavgaları, cast kavgaları değildir" ifadelerini kullandı.

Arıkan, "Bu ülkenin gerçek gündemi valinin giydiği tayt değil, işçinin bakanlığın önünde yere vurmak zorunda kaldığı barettir. Salonların nasıl doldurulduğu değil, pazar filesinin nasıl doldurulduğudur. Beş kilo buğday satıp bir litre mazot alamayan çiftçidir" dedi.

 

Arıkan’dan 'Gerçek Hukuk Devleti' Çağrısı Türkiye'nin Ihtiyacı Herkes Için Işleyen Hukuk Düzeni!

- KONYA'DAN ÇİFTÇİNİN SESİNİ DUYURDU

Hafta sonu Konya'da çiftçilerle bir araya geldiklerini anlatan Arıkan, üreticilerin ağır maliyetler altında ezildiğini söyledi.

"Harman yeri artık dert yerine dönüşmüş" diyen Arıkan, bereketli topraklara rağmen çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını ifade etti.

- "ÇİFTÇİ 5 KİLO BUĞDAY SATMADAN MAZOT ALAMIYOR"

Kürsüye çıkardığı buğday ve mazot bidonuyla üreticinin yaşadığı tabloyu anlatan Arıkan, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin uygulamalarını da eleştirdi.

"Çiftçimiz bugün bir litre mazot alabilmek için tam beş kilo buğday satmak zorunda kalıyor" diyen Arıkan, Milli Görüş iktidarında ise iki kilo buğdayla bir litre mazot alınabildiğini söyledi.

- TARIM POLİTİKALARINI SIRALADI

Saadet Partisi'nin tarım politikalarına da değinen Arıkan, çiftçinin finansman yükünü azaltacaklarını belirtti.

Faize dayalı üretim modelinin değişeceğini ifade eden Arıkan, alım fiyatlarının gerçek maliyetlere göre belirleneceğini, mazot ve gübre desteklerinin ekim öncesinde verileceğini, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin üreticiyi koruyan etkin bir piyasa düzenleyicisi haline getirileceğini söyledi.

Arıkan’dan 'Gerçek Hukuk Devleti' Çağrısı Türkiye'nin Ihtiyacı Herkes Için Işleyen Hukuk Düzeni! (2)

- ÖĞRETMENLER VE GAZİLER İÇİN ÇAĞRI

Arıkan, özel sektör öğretmenlerinin çalışma şartlarının iyileştirilmesi için 30 Temmuz'da yapılacak toplantının takipçisi olacaklarını belirterek, bu görüşmeden somut kararlar çıkması gerektiğini söyledi.

Güvenpark'ta eylem yapan şehit yakınları ve gazilerin taleplerine de değinen Arıkan, statü farklılıklarının kaldırılması gerektiğini belirterek, düzenlemenin bekletilmeden yasalaştırılması çağrısı yaptı.

- NATO VE GAZZE MESAJI

Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arıkan, NATO Zirvesi sonrasında yapılan açıklamaları eleştirerek, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin itibarı sofraların ihtişamıyla değil, milli menfaatlerin korunmasıyla ölçülür" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın zirve sonrasında Türkiye'ye yönelik vergi kararlarını ve F-35 sürecini hatırlatan Arıkan, Gazze konusunda ise Türkiye'nin garantör ülke sorumluluğunu daha etkin yerine getirmesi gerektiğini belirterek, "Garantörlük sadece imza atmakla olmaz, o imzanın arkasında durmayı gerektirir" ifadelerini kullandı.

- "TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ONARICI SİYASET"

Konuşmasının sonunda "Onarıcı  siyaset" anlayışını anlatan Arıkan, Türkiye'nin kutuplaşmadan uzak, adalet ve liyakat temelinde yeniden ayağa kalkabileceğini söyledi.

"Bizim çağrımız yalnızca siyasi partilere değil, milletin tamamınadır" diyen Arıkan, Saadet Partisi'nin gündem tartışmaları yerine vatandaşın gerçek sorunlarına odaklanan bir siyaset anlayışını savunmaya devam edeceğini ifade etti.

 

Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yankigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.