Borsada çifte uyarı şoku: Sınır piyasaya düşüş kapıda! Uyarı üstüne uyarı geldi
Borsada çifte uyarı şoku: Sınır piyasaya düşüş kapıda! Uyarı üstüne uyarı geldi
MSCI'ın bir ayda verdiği üç kritik uyarının hemen ardından S&P Dow Jones da Türkiye'yi 'sınır piyasa' statüsüne düşürmek için izlemeye aldığını duyururken, olası krizleri önlemek adına regülatörlerden peş peşe dev şeffaflık hamleleri geldi.
Milyonlarca yatırımcının kalbi Borsa İstanbul'da atarken, uluslararası arenadan arka arkaya gelen ikaz sinyalleri piyasalarda adeta soğuk duş etkisi yarattı. Trilyonlarca dolarlık dev fonların yönünü belirleyen küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'yi yakın markaja almasıyla birlikte hesaplar şaştı. Yabancı sermayenin olası ani çıkış riskine karşı kalkanları kaldıran ekonomi yönetimi, kuralları sil baştan yazarak yatırımcının içini rahatlatacak ve piyasa şeffaflığını zirveye taşıyacak hamleleri hızla devreye alıyor.
Sınır Piyasaya Mı Düşüyoruz?
MSCI Inc.'in hissedar şeffaflığı konusunda sadece iki hafta önce verdiği uyarı henüz taptazeyken, bir sarsıcı açıklama da S&P Dow Jones Indices (S&P DJI) cephesinden geldi. Salı günü kamuoyu ile paylaşılan resmi açıklamada kurumun endişeleri açıkça dile getirildi.
Raporda, "S&P DJI, Türkiye’deki hisse senedi sahipliği şeffaflığı da dahil olmak üzere piyasa erişilebilirliğiyle ilgili zorlukları ve yapısal endişeleri, bunun yanı sıra Türk yetkililerin buna karşı aldığı düzenleyici önlemleri de izlemektedir" ifadelerine yer verildiği aktarıldı.
Durumun daha da kötüye gitmesi halinde Türk menkul kıymetlerine çok daha sert ve özel uygulamalar getirilebileceği ifade edildi. Söz konusu yapısal sorunların bir takvim yılı içinde çözüme kavuşturulamaması durumunda, Türkiye'nin piyasa sınıflandırmasının en yakın yıllık gözden geçirmede yeniden ele alınacağı ve "sınır piyasa" statüsüne düşürülme ihtimalinin masada olduğu vurgulandı.
Dev Kurumdan Bir Ayda Üçüncü İkaz
Küresel piyasaların dev yönlendiricisi MSCI'dan gelen son uyarı ise tansiyonu iyice yükseltti. Haziran ortasından bu yana Türkiye piyasalarına yönelik açıklamalarını sıklaştıran kurumun, son bir ay içinde tam üçüncü kez kırmızı alarm verdiği kaydedildi. Bireysel hisselerin serbest dolaşımdaki pay oranının masaya yatırılabileceği belirtilirken, belirli fonların elindeki payların da dahil olduğu bazı hissedarların "fiili dolaşım dışı" olarak yeniden sınıflandırılabileceği aktarıldı.
Kurumun, Kasım 2026'ya kadar yeterli, somut ve güvenilir bir ilerleme görülmezse MSCI Türkiye endeksi ve ilgili hisseler için yepyeni bir danışma süreci başlatabileceği yönündeki o tarihi ikazı piyasaların hafızasına kazındı.
MSCI World, MSCI Emerging Markets (Gelişen Piyasalar) ve MSCI Türkiye gibi endekslerin; kurumsal yatırımcılar, hükümetler ve hedge fonlar tarafından ana referans kabul edildiğine dikkat çekildi. Tam da Borsa İstanbul'daki gibi fiili dolaşımdaki piyasa değeri ağırlığıyla hesaplanan bu endekslere dahil olmanın devasa yabancı sermaye girişine, çıkarılmanın ise sert sermaye kaçışlarına yol açtığı biliniyor.
Takasbank'tan Gece Yarısı Dev Hamle
Uluslararası arenadan peş peşe gelen bu uyarılara karşılık regülatörlerin elleri kolları bağlı beklemediği görüldü. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) fiili dolaşım payı hesabına yönelik hamlelerinin ardından, MSCI'ın son uyarısının hemen öncesinde Takasbank kılıcını çekti. TEFAS uygulama esaslarında hayati bir değişikliğe gidildiği duyuruldu.
Bundan böyle üyelerin borç ve alacaklarının netleştirilmeyeceği, nakit durumlarının fonlar bazında ayrı ayrı görülüp takip edileceği aktarıldı. Satış talimatlarının da fon bazında raporlanacağı ve yükümlülüklerin portföy yönetim şirketlerince izleneceği ifade edildi. Operasyonel takibi kolaylaştırmak adına üye bazındaki nakit borç kapama hesabı korunurken, TEFAS teminat hesabı ile nakit alacak dağıtım hesabının ayrıştırıldığı bildirildi.
Bu sayede kötü durumdaki bir fonun açığının, aynı şirketin başarılı ve iyi fonuyla kapatılması devrinin sona erdiğine dikkat çekildi.
Kredi Bitti, Teminat Devri Başladı
Kafaları en çok karıştıran otomatik kredi sisteminin, fonlama limitinin ve eski teminat bulundurma yükümlülüklerinin tamamen çöpe atıldığı kaydedildi.
Fon alım talimatlarında artık sadece TEFAS limiti uygulamasına geçilirken, fon alımlarında bu limitin yüzde 25'i kadar teminat bulundurma şartı getirildi. Limit aşımında ise oranın yüzde 100 teminat şartına bağlandığı ifade edildi. Yani yeterli parası olmayan şirketlerin eskisi gibi Takasbank'tan kolayca otomatik kredi kullanamayacağı, büyük işlem yapmak isteyenlerin devasa teminatlar bulmak zorunda kalacağı açıklandı.
Temerrüt durumlarında da kurallar baştan yazıldı. Ödeme yapılan fon bazında sıradaki satış talimatı için kısmi ödeme kabul edilebilecekken, nakdi yükümlülük sıfırlanana kadar fon paylarının yatırımcı hesabında blokede tutulacağı vurgulandı. Ana borcunu kapatıp faizini 3 iş günü içinde ödemeyen üyelere ise ödenmeyen tutar üzerinden günlük yüzde 10 gecikme cezası kesileceği net bir dille belirtildi.
Piyasa uzmanları, sistemik riski bıçak gibi kesecek ve şeffaflığı artıracak bu dev adımların ardından; SPK'nın geçen yılın son çeyreğinde işaret ettiği, yatırım fonlarında manipülasyonu önlemeye yönelik büyük düzenlemesinin de kapıda olduğunu belirtiyor.
Atılan radikal şeffaflık adımlarının ardından dev endeks sağlayıcılarının hazırlayacağı raporlar bekleniyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



