CHP’li Melih Meriç: “Devletin görevi vatandaşın hayatını çıkmaza sürüklemek değil, adaleti sağlamaktır”
CHP’li Melih Meriç: “Devletin görevi vatandaşın hayatını çıkmaza sürüklemek değil, adaleti sağlamaktır”
CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, trafik güvenliğinin tartışma konusu olmadığını, ancak sürücü belgelerine el konulmasına ilişkin yaptırımlar ile ağır idari para cezalarının hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Meriç, “Cezanın amacı ömür boyu
cezalandırmak değil; toplumu korurken bireyin yeniden topluma kazandırılmasını sağlamaktır.”
dedi.
“Trafik güvenliği korunurken hukuk devleti ilkelerinden de vazgeçilmemelidir”
Trafik güvenliği hepimizin ortak sorumluluğudur. İnsan hayatını tehlikeye atan davranışlara karşı
gerekli yaptırımlar elbette uygulanmalıdır. Ancak hukuk devletinde ceza, intikam aracı değil;
kamu düzenini koruyan, suçun tekrarlanmasını önleyen ve bireyin yeniden topluma
kazandırılmasını amaçlayan bir mekanizmadır.
Yaptırımlar caydırıcı olmalı, ancak ölçülülük ilkesini aşarak vatandaşın çalışma hakkını, ekonomik
geleceğini ve sosyal yaşamını tamamen ortadan kaldıracak sonuçlara dönüşmemelidir.
“Ehliyetini kaybeden birçok vatandaş geçim kaynağını da kaybediyor”
Uzun süreli sürücü belgesi yaptırımları ve yüksek idari para cezaları, özellikle geçimini araç
kullanarak sağlayan binlerce vatandaşı ekonomik darboğaza sürüklüyor. Şoförler, kuryeler, servis
taşımacıları ve birçok çalışan için sürücü belgesi yalnızca bir belge değil, aynı zamanda ekmek
kapısıdır.
Ekonomik şartların her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde, bazı yaptırımlar vatandaş açısından
yalnızca hukuki bir sonuç doğurmamakta; işsizliğe, borçlanmaya ve ciddi sosyal sorunlara da
neden olabilmektedir. Hukukun amacı insanları umutsuzluğa sürüklemek değil; kamu güvenliğini
sağlarken yeniden hayata tutunmalarına da imkân tanımaktır.
“Eşitlik ve öngörülebilirlik adaletin temel şartıdır”
Benzer nitelikteki olaylarda vatandaşların farklı sürelerle ehliyetsiz kalması yönündeki
uygulamalar, eşitlik ve öngörülebilirlik ilkeleri açısından tartışmalara neden olmaktadır. Hukukun
benzer olaylarda aynı şekilde uygulanması, adalet duygusunun ve hukuk güvenliğinin temel
şartlarından biridir.
Bu nedenle kamu güvenliğinden taviz vermeden; eğitim, denetim ve objektif kriterlere dayalı bir
yeniden değerlendirme mekanizmasının oluşturulması, hem hukuk devleti ilkesini güçlendirecek
hem de vatandaşın adalete olan güvenini artıracaktır.
“Cezasını çeken vatandaş ömür boyu aynı yaptırımlarla yaşamamalıdır”
Açıklamasının sonunda cezanın infazından sonraki sürece de dikkat çeken Meriç, şu
değerlendirmede bulundu:
“Bir kişi mahkûmiyetinin gereğini yerine getirip cezasını çektikten sonra hayatı boyunca aynı
yaptırımlarla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bugün birçok eski hükümlü, cezasını infaz etmesine
rağmen iş bulmakta, üretime katılmakta ve yeniden bir yaşam kurmakta ciddi güçlüklerle
karşılaşıyor. Ceza infaz sisteminin temel amacı, bireyi ömür boyu dışlamak değil; yeniden
topluma kazandırmaktır. Devletin görevi de cezasını tamamlayan vatandaşın yeniden üretime,
istihdama ve toplumsal yaşama katılmasını sağlayacak politikaları hayata geçirmektir. Güçlü
devlet, yalnızca cezalandıran değil; adaleti, hakkaniyeti ve sosyal devlet ilkesini birlikte yaşatan
devlettir.”
Meriç, trafik güvenliğini zayıflatmadan, ölçülülük ilkesini esas alan, adalet duygusunu
güçlendiren ve yeniden topluma kazandırmayı önceleyen yasal düzenlemelerin daha fazla
geciktirilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



