ÇOCUKLARINA RAMAZAN BİLİNCİ VERMEK İÇİN EVLERİNİ SÜSLÜYORLAR

Kültür-Sanat 02.02.2026 - 09:41, Güncelleme: 02.02.2026 - 09:41
 

ÇOCUKLARINA RAMAZAN BİLİNCİ VERMEK İÇİN EVLERİNİ SÜSLÜYORLAR

“Ramazan sadece takvimde değil, evimizin içinde yaşansın istedim”
Ramazan ayı, Müslümanlar için sadece oruç tutulan bir zaman dilimi değil; paylaşmanın, sabrın, merhametin ve maneviyatın zirve yaptığı mübarek bir mevsim. Ancak modern hayatın hızlı temposu içinde Ramazan’ın ruhu çoğu zaman sofraya indirgeniyor. İşte tam bu noktada, Türkiye’de örnek olacak bir aile, tam 6 yıldır Ramazan’ı çocuklarına yaşatarak öğretmenin yolunu buldu: Evini her yıl baştan sona Ramazan temasıyla süslüyor. Renkli mahyalar, ay-yıldız figürleri, ışıklandırmalar, hurma tabakları, iftar köşeleri ve “Ramazan Günlüğü”… Bu evde Ramazan yalnızca takvimde değil, duvarda, masada, salonda, çocukların kalbinde yaşanıyor.    “Ramazan’ı anlatmak yetmiyor, yaşatmak gerekiyor” Altı yıl önce bu fikrin doğuşu basit ama çarpıcı bir soruyla başlamış: “Çocuklarım Ramazan’ı sadece aç kalmak olarak mı hatırlayacak?” Anne (veya baba), o günü şöyle anlatıyor: “Bir gün çocuğum ‘Ramazan gelince niye aç kalıyoruz?’ diye sordu. O an fark ettim ki Ramazan’ı anlatıyoruz ama hissettirmiyoruz. O günden sonra dedim ki: Bu ay eve girdiğinde herkes fark etsin. Duvar fark etsin, masa fark etsin, çocuk fark etsin.” İlk yıl sadece küçük süslemelerle başlayan bu serüven, zamanla bir geleneğe dönüşmüş. Her yıl Ramazan gelmeden önce evde hummalı bir hazırlık başlıyor. Çocuklar süsleri birlikte asıyor, Ramazan panosu hazırlanıyor, gün gün işaretlenecek takvim duvara yerleştiriliyor. Ev Bir Medreseye Dönüşüyor Bu evde Ramazan, sadece mutfakta değil, salonda da pişiyor. Süslemenin amacı estetik değil; şuur kazandırmak. Ev sahibi bunu şöyle özetliyor: “Biz çocuklarımıza uzun vaazlar vermiyoruz. Ama eve girdiklerinde ‘Ramazan gelmiş’ desinler istiyoruz. Görerek öğreniyorlar. Hissettikçe seviyorlar.” Duvarlarda: “Bugün kime iyilik yaptın?” “Bugün hangi duayı ettin?” “Bugün kimi sevindirdin?” yazıları yer alıyor. Her gün çocuklar bu panoya küçük notlar yapıştırıyor: “Komşuya çorba verdik.” “Dedeme telefon açtım.” Böylece Ramazan, soyut bir kavram olmaktan çıkıp somut bir hayat pratiğine dönüşüyor. Çocuklar Ramazan’ı Nasıl Algılıyor? Ailenin çocukları Ramazan gelince şunları söylüyor: “Evimiz bayram gibi oluyor.” “Her gün farklı bir görevimiz oluyor.” “İftarı beklemek eğlenceli oluyor.” Uzmanlara göre çocukların dini değerlerle kurduğu bağ, anlatımla değil, hatıralarla oluşuyor. Psikologların da altını çizdiği gibi: Çocuk, Ramazan’ı sadece açlıkla hatırlarsa, büyüdüğünde Ramazan ona yük gibi gelir. Ama Ramazan’ı süslenen bir ev, birlikte edilen dualar ve paylaşma anılarıyla hatırlarsa, o zaman Ramazan onun için özlenen bir mevsim olur. Bu evde Ramazan: Kavga azaltıyor Sabır öğretiyor Paylaşmayı artırıyor Ailece birlikte vakit geçirmeyi çoğaltıyor Modern Hayata Karşı Sessiz Bir Direniş Bugün AVM’lerde Noel süsleri aylar öncesinden kurulurken, Ramazan çoğu zaman görünmez kalıyor. İşte bu aile, bunu da sorgulamış: “Çocuk her yerde yılbaşı ağacı görüyor ama Ramazan’ı sadece televizyonda görüyor. Biz dedik ki: Ramazan da evin dili olsun.” Evde Ramazan süslemek, aslında dini değerleri görünür kılmak anlamına geliyor. Bu yönüyle yapılan şey, sadece aile içi bir etkinlik değil, kültürel bir duruş. Sadece Süsleme Değil: Bir Eğitim Modeli Bu aile süsleme ile yetinmiyor. Ramazan boyunca: Her gün küçük bir ayet okunuyor Bir hadis öğreniliyor Bir iyilik hedefi belirleniyor Fitre ve sadaka birlikte hazırlanıyor Çocuklara doğrudan “şunu yap” demek yerine: “Bugün kimi sevindirebiliriz?” diye soruluyor. Bu da çocukta: ✔ Sorumluluk ✔ Merhamet ✔ Manevi bilinç ✔ Toplumsal duyarlılık duygularını geliştiriyor. Türkiye’deki Müslüman Ailelere Çağrı Bu örnek, bütün Türkiye’ye güçlü bir mesaj veriyor: “Ramazan camide başlar ama evde büyür.” Haberi yapan muhabir olarak şu çağrıyı yapmak gerekiyor: Bugün birçok anne-baba: Çocuğuna Kur’an öğretmek istiyor Dini değerleri aktarmak istiyor Ama nasıl yapacağını bilmiyor Oysa çözüm çok basit olabilir: ➡ Bir pankart ➡ Bir ışık ➡ Bir pano ➡ Bir dua köşesi ➡ Bir iftar ritüeli Ramazan’ı evin dili haline getirmek.  Uzmanlar Ne Diyor? Eğitimciler şu noktada birleşiyor: “Çocuklar dini bilgiden çok dini atmosferle büyür.” Evin Ramazan’a göre düzenlenmesi: Oruç bilincini artırıyor Sabır duygusunu güçlendiriyor Ailece ibadeti normalleştiriyor Bu yöntemle büyüyen çocuk için: Ramazan = açlık değil Ramazan = anlam Ramazan = sevinç Ramazan = birlikte olmak Bu Haber Bir Davet Niteliğindedir Bu haber sadece bir aileyi anlatmak için yazılmadı. Bu haber bir davettir. Ey anne-babalar… Ey dedeler, nineler… Ey Türkiye’de yaşayan Müslüman aileler… Ramazan’ı çocuklara anlatmak yetmez. Ramazan’ı evinize taşıyın. Bir köşe hazırlayın. Bir ışık yakın. Bir dua asın. Bir iyilik listesi yapın. Çocuğunuz Ramazan’ı hatırlasın. Hatırlasın ki sevsin. Sevsin ki yaşasın. Altı yıldır evini Ramazan için süsleyen bu aile, aslında şunu söylüyor: “Biz Ramazan’ı beklemiyoruz, Ramazan’ı karşılıyoruz.” Ve bu davranış, belki de bugünün dünyasında en sessiz ama en güçlü eğitim yöntemlerinden biri…  
“Ramazan sadece takvimde değil, evimizin içinde yaşansın istedim”

Ramazan ayı, Müslümanlar için sadece oruç tutulan bir zaman dilimi değil; paylaşmanın, sabrın, merhametin ve maneviyatın zirve yaptığı mübarek bir mevsim. Ancak modern hayatın hızlı temposu içinde Ramazan’ın ruhu çoğu zaman sofraya indirgeniyor. İşte tam bu noktada, Türkiye’de örnek olacak bir aile, tam 6 yıldır Ramazan’ı çocuklarına yaşatarak öğretmenin yolunu buldu:
Evini her yıl baştan sona Ramazan temasıyla süslüyor.

Renkli mahyalar, ay-yıldız figürleri, ışıklandırmalar, hurma tabakları, iftar köşeleri ve “Ramazan Günlüğü”… Bu evde Ramazan yalnızca takvimde değil, duvarda, masada, salonda, çocukların kalbinde yaşanıyor.

 

 “Ramazan’ı anlatmak yetmiyor, yaşatmak gerekiyor”

Altı yıl önce bu fikrin doğuşu basit ama çarpıcı bir soruyla başlamış:
“Çocuklarım Ramazan’ı sadece aç kalmak olarak mı hatırlayacak?”

Anne (veya baba), o günü şöyle anlatıyor:

“Bir gün çocuğum ‘Ramazan gelince niye aç kalıyoruz?’ diye sordu. O an fark ettim ki Ramazan’ı anlatıyoruz ama hissettirmiyoruz. O günden sonra dedim ki: Bu ay eve girdiğinde herkes fark etsin. Duvar fark etsin, masa fark etsin, çocuk fark etsin.”

İlk yıl sadece küçük süslemelerle başlayan bu serüven, zamanla bir geleneğe dönüşmüş. Her yıl Ramazan gelmeden önce evde hummalı bir hazırlık başlıyor. Çocuklar süsleri birlikte asıyor, Ramazan panosu hazırlanıyor, gün gün işaretlenecek takvim duvara yerleştiriliyor.

Ev Bir Medreseye Dönüşüyor

Bu evde Ramazan, sadece mutfakta değil, salonda da pişiyor.
Süslemenin amacı estetik değil; şuur kazandırmak.

Ev sahibi bunu şöyle özetliyor:

“Biz çocuklarımıza uzun vaazlar vermiyoruz. Ama eve girdiklerinde ‘Ramazan gelmiş’ desinler istiyoruz. Görerek öğreniyorlar. Hissettikçe seviyorlar.”

Duvarlarda:

  • “Bugün kime iyilik yaptın?”
  • “Bugün hangi duayı ettin?”
  • “Bugün kimi sevindirdin?”

yazıları yer alıyor.
Her gün çocuklar bu panoya küçük notlar yapıştırıyor:
“Komşuya çorba verdik.”
“Dedeme telefon açtım.”

Böylece Ramazan, soyut bir kavram olmaktan çıkıp somut bir hayat pratiğine dönüşüyor.

Çocuklar Ramazan’ı Nasıl Algılıyor?

Ailenin çocukları Ramazan gelince şunları söylüyor:
“Evimiz bayram gibi oluyor.”
“Her gün farklı bir görevimiz oluyor.”
“İftarı beklemek eğlenceli oluyor.”

Uzmanlara göre çocukların dini değerlerle kurduğu bağ, anlatımla değil, hatıralarla oluşuyor.

Psikologların da altını çizdiği gibi:

Çocuk, Ramazan’ı sadece açlıkla hatırlarsa, büyüdüğünde Ramazan ona yük gibi gelir.
Ama Ramazan’ı süslenen bir ev, birlikte edilen dualar ve paylaşma anılarıyla hatırlarsa, o zaman Ramazan onun için özlenen bir mevsim olur.

Bu evde Ramazan:

  • Kavga azaltıyor
  • Sabır öğretiyor
  • Paylaşmayı artırıyor
  • Ailece birlikte vakit geçirmeyi çoğaltıyor

Modern Hayata Karşı Sessiz Bir Direniş

Bugün AVM’lerde Noel süsleri aylar öncesinden kurulurken, Ramazan çoğu zaman görünmez kalıyor. İşte bu aile, bunu da sorgulamış:

“Çocuk her yerde yılbaşı ağacı görüyor ama Ramazan’ı sadece televizyonda görüyor. Biz dedik ki: Ramazan da evin dili olsun.”

Evde Ramazan süslemek, aslında dini değerleri görünür kılmak anlamına geliyor. Bu yönüyle yapılan şey, sadece aile içi bir etkinlik değil, kültürel bir duruş.

Sadece Süsleme Değil: Bir Eğitim Modeli

Bu aile süsleme ile yetinmiyor. Ramazan boyunca:

  • Her gün küçük bir ayet okunuyor
  • Bir hadis öğreniliyor
  • Bir iyilik hedefi belirleniyor
  • Fitre ve sadaka birlikte hazırlanıyor

Çocuklara doğrudan “şunu yap” demek yerine:
“Bugün kimi sevindirebiliriz?” diye soruluyor.

Bu da çocukta:
✔ Sorumluluk
✔ Merhamet
✔ Manevi bilinç
✔ Toplumsal duyarlılık
duygularını geliştiriyor.

Türkiye’deki Müslüman Ailelere Çağrı

Bu örnek, bütün Türkiye’ye güçlü bir mesaj veriyor:

“Ramazan camide başlar ama evde büyür.”

Haberi yapan muhabir olarak şu çağrıyı yapmak gerekiyor:

Bugün birçok anne-baba:

  • Çocuğuna Kur’an öğretmek istiyor
  • Dini değerleri aktarmak istiyor
  • Ama nasıl yapacağını bilmiyor

Oysa çözüm çok basit olabilir:
➡ Bir pankart
➡ Bir ışık
➡ Bir pano
➡ Bir dua köşesi
➡ Bir iftar ritüeli

Ramazan’ı evin dili haline getirmek.

 Uzmanlar Ne Diyor?

Eğitimciler şu noktada birleşiyor:

“Çocuklar dini bilgiden çok dini atmosferle büyür.”

Evin Ramazan’a göre düzenlenmesi:

  • Oruç bilincini artırıyor
  • Sabır duygusunu güçlendiriyor
  • Ailece ibadeti normalleştiriyor

Bu yöntemle büyüyen çocuk için:
Ramazan = açlık değil
Ramazan = anlam
Ramazan = sevinç
Ramazan = birlikte olmak

Bu Haber Bir Davet Niteliğindedir

Bu haber sadece bir aileyi anlatmak için yazılmadı.
Bu haber bir davettir.

Ey anne-babalar…
Ey dedeler, nineler…
Ey Türkiye’de yaşayan Müslüman aileler…

Ramazan’ı çocuklara anlatmak yetmez.
Ramazan’ı evinize taşıyın.

Bir köşe hazırlayın.
Bir ışık yakın.
Bir dua asın.
Bir iyilik listesi yapın.

Çocuğunuz Ramazan’ı hatırlasın.
Hatırlasın ki sevsin.
Sevsin ki yaşasın.

Altı yıldır evini Ramazan için süsleyen bu aile, aslında şunu söylüyor:

“Biz Ramazan’ı beklemiyoruz, Ramazan’ı karşılıyoruz.”

Ve bu davranış, belki de bugünün dünyasında en sessiz ama en güçlü eğitim yöntemlerinden biri…

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yankigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.