EYLÜL’DE VİCDANLARA ÇAĞRI: “ÇOCUKLAR BOMBA SESİYLE BÜYÜMESİN!”
EYLÜL’DE VİCDANLARA ÇAĞRI: “ÇOCUKLAR BOMBA SESİYLE BÜYÜMESİN!”
BARIŞI KONUŞMAK YETMEZ, SAVAŞLAR SON BULMALI!”
Saadet Partisi Batman Merkez İlçe Başkanı Eyüpcan Çiftçi, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada; savaş, işgal, terör ve zorunlu göçlere dikkat çekerek, “Çocukların bomba ve siren sesleriyle değil, oyun ve kahkaha sesleriyle büyüdüğü bir dünya istiyoruz” dedi. Çiftçi, savaşların sona ermesinin yalnızca insan hayatı açısından değil, toplumsal huzur, güven ve ekonomik refah açısından da hayati önem taşıdığını vurguladı.
Saadet Partisi Batman Merkez İlçe Başkanı Eyüpcan Çiftçi, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaş ve çatışmalara dikkat çekti. Çiftçi, savaşların, işgallerin, terör eylemlerinin ve zorunlu göçlerin insanlık adına büyük yaralar açtığını belirterek, kalıcı barışın bir an önce tesis edilmesi çağrısında bulundu.
“BARIŞI KONUŞTUĞUMUZ BİR DÜNYADA SAVAŞLAR DEVAM EDİYOR”
Dünya Barış Günü’nün savaşların gölgesinde karşılanmasının düşündürücü olduğunu ifade eden Çiftçi, insanların hâlâ bombalar, çatışmalar ve ölüm korkusuyla yaşadığını söyledi.
Çiftçi, açıklamasında, “Öldürmelerin devam ettiği bugünlerde ‘barış’ adına açıklama yapmanın ve barışı getirememenin üzüntüsü içerisindeyiz. Dünyada ve ülkemizde her gün yeni acıların yaşandığı, bombalı terör eylemlerinin, işgallerin ve sürgünlerin devam ettiği bir dönemdeyiz. Masum bedenlerin toprağa karışmadığı bir dünya istiyoruz” ifadelerini kullandı.
SAVAŞ BARONLARINA TEPKİ: “DÜNYAYI KENDİ ÇIKARLARINIZA GÖRE ŞEKİLLENDİRMEYİN”
Savaşların yalnızca cephede yaşanmadığını, toplumların bütün yaşamını etkilediğini belirten Çiftçi, savaş ekonomisi üzerinden güç kazanan çevrelerin insanlığın geleceğini tehdit ettiğini savundu.
Çiftçi, “Ekonomisini savaş ve insan canı üzerine kuran savaş baronu ülkeler ve emperyalist güçler, dünyayı kendi hâkimiyet esaslarına göre yeniden dizayn etmeye çalışıyor. Bunun sonucunda başta İslam toprakları olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde ateş, kan, ölüm ve mazlumiyet coğrafyaları oluşturuluyor” dedi.
“SAVAŞLARIN FATURASINI MASUMLAR ÖDÜYOR”
Savaşlardan en fazla kadınların, çocukların ve sivillerin etkilendiğine dikkat çeken Çiftçi, milyonlarca insanın doğup büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldığını belirtti.
“Savaş baronlarının çıkardıkları ve devamını sağladıkları savaşlar yüz binlerce cana mal olurken, milyonlarca insanı da evinden, barkından ve yurdundan kopartarak mülteci durumuna düşürüyor” diyen Çiftçi, savaşların geride yalnızca yıkılmış şehirler değil, parçalanmış aileler ve travma yaşayan nesiller bıraktığını ifade etti.
SURİYE’DEKİ SAVAŞIN AĞIR BİLANÇOSU
Çiftçi, Suriye’de yıllardır devam eden savaşın bölge halkı üzerinde oluşturduğu ağır yıkıma da dikkat çekti. Savaş nedeniyle yüz binlerce insanın hayatını kaybettiğini, milyonlarca Suriyelinin ise ülkesi dışında mülteci durumuna düştüğünü belirtti.
Çocukların savaşlardan en ağır şekilde etkilenen kesim olduğunu vurgulayan Çiftçi, “Savaşların gerçek mağdurları çocuklardır. Çocukların eğitim hakkı ellerinden alınıyor, aileleri parçalanıyor, gelecekleri ellerinden alınıyor. Bir çocuğun savaş nedeniyle kaybolması bile insanlığın vicdanını ayağa kaldırmaya yeter” dedi.
GAZZE’DEKİ DRAM: “İNSANLIK SESSİZ KALMAMALI”
Açıklamasında Gazze’de yaşananlara da geniş yer veren Çiftçi, sivillere yönelik saldırıların ve özellikle çocukların hayatını kaybetmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Çiftçi, “Gazze’de yaşanan insanlık dramı, barışa ve adalete ne kadar çok ihtiyaç olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Çocukların öldürüldüğü, ailelerin parçalandığı, insanların evlerinden ve yurtlarından edildiği bir ortamda insanlığın sessiz kalması düşünülemez” diye konuştu.
“BARIŞ YOKSA HUZUR DA YOK, REFAH DA”
Savaşların yalnızca can kayıplarına yol açmadığını, ülkelerin ekonomilerini ve toplumların geleceğini de olumsuz etkilediğini ifade eden Çiftçi, savaş ortamında kalkınmanın ve refahın mümkün olmadığını söyledi.
“Barış sadece silahların susması değildir. Barış; insanların güven içerisinde yaşaması, çocukların korkmadan büyümesi, ailelerin parçalanmaması ve insanların kendi yurtlarında huzur içerisinde yaşayabilmesidir. Barışın olmadığı yerde huzur, güven ve ekonomik refah da kalıcı olamaz” dedi.
“SAVAŞA HARCANAN KAYNAKLAR İNSANLIĞA HARCANMALI”
Dünyanın kaynaklarının savaşlara ve silahlanmaya değil, insanların ihtiyaçlarına yönlendirilmesi gerektiğini belirten Çiftçi, eğitim, sağlık, üretim ve kalkınmanın öncelik haline getirilmesi çağrısında bulundu.
Çiftçi, “Dünyada milyonlarca insan açlık ve yoksullukla mücadele ederken, milyarlarca doların silahlanmaya ayrılması kabul edilemez. İnsanlığın geleceği savaşlarda değil; eğitimde, üretimde, adalette, kardeşlikte ve dayanışmadadır” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLAR KORKUYLA DEĞİL, UMUTLA BÜYÜSÜN”
1 Eylül Dünya Barış Günü’nün yalnızca takvimde yer alan bir gün olmaması gerektiğini belirten Çiftçi, gerçek anlamda barışın tesis edilmesi için uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Çiftçi, “Çocukların bomba ve siren sesleriyle değil, oyun ve kahkaha sesleriyle büyüdüğü; annelerin evlatlarının geleceğinden endişe etmediği; insanların yurdundan zorla koparılmadığı bir dünya istiyoruz” dedi.
“DAHA GÜZEL YARINLAR İÇİN BARIŞ VE ADALET ŞART”
Çiftçi, açıklamasının sonunda bütün savaşların sona ermesi, insanların huzur ve güven içerisinde yaşaması temennisinde bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Dileğimiz; silahların sustuğu, bombaların patlamadığı, çocukların yetim ve öksüz kalmadığı, insanların yurdundan edilmediği, adaletin, kardeşliğin ve huzurun hâkim olduğu bir dünyanın kurulmasıdır. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün ülkemiz ve bütün insanlık için daha güzel yarınlara, huzura, güvene ve kalıcı barışa vesile olmasını diliyoruz.”
Çiftçi’nin açıklaması, savaşların sona ermesi ve kalıcı barışın sağlanması için adalet, insan hakları ve toplumsal huzurun birlikte ele alınması gerektiği mesajıyla son buldu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



