Uzm.Aile Danışmanı Belkıs Akay Yazdı: MANİFEST GRUBUNUN KONSERLERİ NEDEN İPTAL EDİLMEK İSTENİYOR?
Uzm.Aile Danışmanı Belkıs Akay Yazdı: MANİFEST GRUBUNUN KONSERLERİ NEDEN İPTAL EDİLMEK İSTENİYOR?
MANİFEST GRUBUNUN KONSERLERİ NEDEN İPTAL EDİLMEK İSTENİYOR?
Son günlerde Manifest grubunun sahne şovları ve iptal edilen ya da edilmesi istenen konserleri üzerinden alevlenen tartışma, ne yazık ki iki uç kutbun sloganları arasında sıkışıp kalmış durumda. Bir yanda seküler kesim, konuyu sorgusuz sualsiz 'sanat düşmanlığı, yobazlık ve siyasi tahakküm' parantezine alıp ezbere bir savunma hattı kuruyor; diğer yanda muhafazakar kesim ise meseleyi sadece çıplaklık, ahlak ve dini değerler üzerinden öfke dolu, reaksiyoner bir refleksle okuyor. Oysa bu iki kutuplu ezber, ortadaki asıl pedagojik ve toplumsal tehlikeyi görmemizi engellemektedir. Toplum olarak öyle bir noktadayız ki, bir konuyu ya körü körüne savunuyor ya da tamamen yok sayıyoruz. Bu siyah-beyaz bakış açısı, grileri görmemizi engelleyen sağlıksız bir tavırdır. Sağlıklı bir duruş bir şeyin beğendiğimiz yönlerini takdir ederken, yanlışını gördüğümüz noktada “Burada bir dakika durun, bu yanlış!” diyebilmeyi gerektirir.
Bir Sosyolog ve Aile danışmanı olarak bu meseleye baktığımda, asıl konuşmamız gereken şeyin yasakçılık değil, son derece rasyonel ve tutarlı bir "sınır" mücadelesi olduğunu görüyorum. Peki, bu konserlerin iptal edilmesini istemek neden bir "sansür" ya da "özgürlük kısıtlaması" değildir? Çünkü karşı karşıya olduğumuz durum basit bir konser tartışması değil küresel bir endüstrinin çocuklarımız üzerinde uyguladığı sinsi bir "eşik aşındırma, eşik aşma" projesidir. Mesele sadece bir grubun sahne kıyafeti ya da dansı değil. Mesele, küresel endüstrinin uzun süredir bilinçli olarak pompaladığı ve bizim de sessizce izlediğimiz o tehlikeli trend; “Yetişkinleşen Çocuklar”dır.
Yetişkinleşen Çocuklar ve Sektörel Çıkar
Bu durum sadece Manifest grubuna özel yerel bir tepki değildir. Dünyada çocukların çocukluklarını yaşamadan, endüstriyel ve ekonomik çıkarlar uğruna vaktinden önce yetişkinleştirilmesi pedagojik bir krizdir. Rüya klibinde çocuk odası konseptinin kullanılması, çocukların dünyasındaki sembollerin cinsel temalarla harmanlanması gibi detaylar bilinçaltı manipülasyonunun bir parçasıdır. Biz çocukların çocuk kalmasını, gelişimsel süreçlerini sağlıklı ve kendi yaş gruplarına uygun sembollerle tamamlamasını savunuyoruz. Karşı çıktığımız şey sadece yerel bir sahne şovu değil; çocuk modasından müzik sektörüne kadar her alana sızan, çocukları erken yaşta cinselleştirerek "yetişkin gibi" konumlandıran küresel bir endüstridir. Konserlerin bu haliyle yapılmasına karşı çıkmak, sanata değil, çocukların gelişimsel haklarına sahip çıkmaktır. Biz, çocukların çocuk kalabilmesini, gelişimsel süreçlerini sağlıklı sembollerle tamamlamasını savunuyoruz. Bu konserlerin mevcut denetimsiz haliyle iptal edilmesini istemek sanata barikat kurmak değil, doğrudan çocuk haklarına sahip çıkmaktır.
@alpermutlu1923’nun Instagram hesabından paylaştığı "Çocuklarımız Manifest İzleyebilir mi?" başlıklı analizini de mutlaka izlemelisiniz. Orada da çok net ifade edildiği gibi, mesele bireysel bir özgürlük alanının çok ötesindedir. Küresel endüstrinin tek bir derdi var. Sınırları zorlamak, öne çıkmak ve çocukların masumiyeti üzerinden devasa bir ekonomik güç elde etmektir.
Grubun "Rüya" adlı klibinin bir çocuk odası konseptinde çekilmesi tesadüf değildir. Tıpkı geçmişte Aleyna Tilki’nin benzer bir "çocuksu ama yetişkin" imajıyla parlatılıp, büyüdüğünde sistemde aynı hızla tutunamaması gibi. Bu endüstriyel rüzgârın tek bir kaybedeni var. Çocukluğunu yaşayamadan vaktinden önce cinselleştirilen, yani yetişkinleşen çocuklarımız.
Grup üyelerinin veya organizatörlerin "Bizim çocuklara hitap ediyoruz diye bir beyanımız yok" diyerek sorumluluktan kaçması sosyolojik gerçeklikle uyuşmuyor. Bir sanatın ya da ürünün hedef kitlesini sadece üreticinin beyanı değil, sahadaki somut kitlesi belirler. Sanatçı da organizatör de hitap ettiği kitlenin yaş grubunu bilmek ve o kitleye karşı sosyal sorumluluk taşımak zorundadır. Sorumluluk alınmıyorsa, toplumun ve ailelerin bu duruma refleks göstermesi en doğal demokratik haktır. Eğer hayran kitlenizin, dijital takipçilerinizin ve konser alanlarını dolduranların çok büyük bir kısmı çocuklardan ve ergenlerden oluşuyorsa, bu gerçeği görmezden gelemezsiniz. Hiç kimsenin sanatına, giyimine ya da sahne şovuna yetişkin bireyler olarak müdahale etmek niyetinde değiliz. Her yetişkin, kendi hür iradesiyle dilediği gösteriyi izleyebilir. Ancak açık hava konserleri, şehirlerin meydanları veya çocukların kolayca erişebildiği kamusal etkinlikler 'özel alan' değildir. Kamusal alanda yapılan ve kitlesel etkiye sahip gösterilerin, o toplumun en savunmasız halkası olan çocukları koruma yükümlülüğü vardır.
"Epstein Adası" Benzetmesi Bize Ne Anlatıyor?
Bugün toplumda bu grup ve benzeri yapılar için yapılan "Epstein Adası'nın bir uzantısı" benzetmesi ilk bakışta çok ağır ve sarsıcı gelebilir. Ancak sosyolojik olarak bu benzetme, küresel travmalar yaşamış insanlığın gösterdiği haklı bir kolektif savunma refleksidir.
Epstein skandalı, çocuk istismarının nasıl sistematik ve endüstriyel bir ağa dönüşebileceğini tüm dünyaya gösterdi. Toplum artık çok daha savunmada ve tetikte. Manifest grubunun şovlarındaki yoğun cinsel temaların çocukların önüne kontrolsüzce serilmesi, insanlarda haklı olarak "Eşik mi aşılıyor,sınırlar mı esnetiliyor? Bu görüntüler normalleştirilerek zemin mi hazırlanıyor?" şüphesini doğuruyor. Bu benzetme sığ bir komplo teorisi değil toplumun ve ebeveynlerin çocuklarını koruma refleksiyle "O karanlık kapının aralanmasına en ufak bir müsamahamız bile yok!" diye haykırma şeklidir.
Ne Yapmalı? Bizim Duruşumuz Ne Olmalı?
Bizler komplo teorilerinin sığ sularında boğulmadan ama asla rehavete de kapılmadan konunun özüne odaklanmalıyız. Çocuk haklarını koruma konusu, sadece birkaç yerel konserin iptal edilmesiyle sınırlı sığ bir tartışma değildir. Karşımızda çocukluğu yok etmek, sınırları eritmek ve çocukları vaktinden önce yetişkinleştirerek hem ekonomik hem de karanlık çıkarlara alet etmek isteyen küresel bir endüstriyel akıl var. Herkes istediğini giymekte, dilediği gibi dans etmekte özgürdür; bireysel özgürlüklere müdahale etmek bir çözüm değildir. Ancak çocuklarımızı koruma sınırının başladığı yerde, denetimsiz ticari özgürlük biter.
Hedef Kitle Revizyonu
Niyetiniz gerçekten sadece yetişkinlere hitap etmek ve özgürce marjinal şovlar yapmaksa, bunun yolu bellidir. Profesyonel bir PR çalışması ve reklam stratejisiyle hedef kitlenizi tamamen yetişkin olarak revize edersiniz. İçerik "çocuk psikolojisi" gibi hassas bir alanı tehdit etmediği sürece dileyen dilediği sanatı icra eder.
Sınırların Çizilmesi,
Dünyada ve müzik endüstrisinde bu tarz marjinal, cinsel temalı içerikler elbette var. Ancak temel bir farkla; onların hayran kitlesi çocuklar değil, yetişkinler.
Net Kurallar ve Filtreleme
Televizyonlarda nasıl ki içeriklerin yaş sınırları,cinsel veya şiddet öğeleri akıllı işaretlerle net bir şekilde belirtiliyorsa küresel düzeyde Epstein adası skandalıyla zirve yapan o "çocukları nesneleştirme" tehlikesinin gölgesini hissettiğimiz bu tarz konserler için de net kurallar olmalıdır
Televizyonda yayınlanan bir dizide en ufak bir cinsel unsurda yaş sınırı (+18) ve akıllı işaretler getirilirken, hatta sinema filmlerine bilet satılırken kimlik kontrolü yapılırken; binlerce çocuğun doldurduğu bir stadyum veya açık hava konserinde kontrolsüzce cinsel temalı şovların sergilenmesi büyük bir çelişkidir. İptal taleplerinin asıl sebebi sanat düşmanlığı değil; bu etkinliklerin hiçbir yaş sınırlandırması ve filtreleme mekanizması olmadan doğrudan çocukların gözü önüne serilmesidir. Eğer bir şov cinsel içerik barındırıyorsa, o alana çocukların girmesi engellenmelidir. Bu yapılmıyorsa, o konser o haliyle icra edilemez.
Konserlere Yaş Sınırı,
Bu tarz yoğun cinsel içerik barındıran sahne performanslarının sergilendiği konserlere çocuklar kesinlikle alınmamalıdır. Etkinliklerin sadece yetişkinler için olduğu cinsel temalar içerdiği açıkça belirtilmeli ve izleyiciler önceden bilgilendirilmelidir.
Biz sanata ya da kişilerin hür iradesine sınır çizmek istemiyoruz. Biz 'çocuk haklarını koruma' sınırının bittiği yerde, denetimsiz ticari özgürlüğün başlayamayacağını savunuyoruz. Eğer bir şov yetişkinler için tasarlanmışsa yeri çocukların yanı başı değildir; eğer çocuklar için yapılıyorsa içeriği cinsel temalı olamaz.
Bu kadar net!
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



