Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
FESİH BOZAN
Köşe Yazarı
FESİH BOZAN
 

Emekliye Kaynak Yok, Yandaşa Kaynak Çok!

Yine bir temmuz ayı geldi ve gündemimiz: "Emekliye yapılacak zam ne kadar olacak?" Ve sonuç, emekliler için yine büyük bir hayal kırıklığı... Yapılan son yasal düzenlemeyle, muhalefetin bütün itirazlarına rağmen, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla, emekliye  %17,76'lık zam yeterli görüldü ve en düşük emekli maaşı 23.552 TL'ye yükseltildi. Harca harca bitmez! Emekliye 23.552 TL'yi reva gören iktidar mensuplarının aylık gelir tablosuna baktığımızda ise bambaşka bir dünya ile karşılaşıyoruz: ·       Cumhurbaşkanı: Emekli maaşıyla birlikte toplam aylık geliri 556.155 TL, ·       Bakanlar: Aylık 318.009 TL, ·       Milletvekilleri: Aylık 310.332 TL, ·       Emekli Milletvekilleri: Aylık 201.677 TL, ·       Hem Milletvekili Hem Emekli Olanlar: Aylık 512.009 TL. (TBMM'de görev yapan 600 milletvekilinden yaklaşık 450'si bu çift maaş imkânından yararlanıyor.) Tabi tok olandan. aç olanın halini anlamasını bekliyoruz! Başkanlık sistemiyle işlevsiz hâle gelen TBMM’de, iktidar bloğu milletvekilleri bu maaşları adeta sadece "el indir, el kaldır" gibi çok zor bir görevi yaparak alıyorlar! Kaynak Değil, Tercih Meselesi İktidarın yanlış politikaları yüzünden ülkemiz çok ciddi ekonomik sıkıntılar yaşamaktadır. Bunun üzerine bir de kaynakların dağılımındaki adaletsizlik eklenince, yükün en büyüğü milyonlarca emeklimizin ve dar gelirlimizin sırtına biniyor. Bu durum toplumun vicdanını yaralarken, emekçimizi adeta bir silindir gibi eziyor. Ne zaman emeklinin insanca yaşayabileceği bir maaş talebi gündeme gelse, iktidarın ağzından nakarat haline gelmiş şu cümle dökülüyor: "Bütçe müsait değil, kaynak yok!" Peki, gerçekten öyle mi? Devletin kasası iddia edildiği gibi boş mu, yoksa kaynaklar israf, savurganlık, faiz ve belirli bir zümreye aktarılan imtiyazlarla mı tüketiliyor? Gelin, emekliye müsait olmayan o "bütçenin" nereler için sonuna kadar açık olduğuna birlikte bakalım: ·       Lüks ve Şatafat: Ankara’daki saray masrafları, uçak filoları, koruma orduları ve "itibardan tasarruf olmaz" denilerek yapılan her türlü lüks harcama söz konusu olduğunda bütçe her zaman müsait. ·       Vekil Ayrıcalıkları: Milletvekili maaşları, emekli vekil ödenekleri, danışman orduları ve hayat boyu tanınan ayrıcalıklar için bütçe her zaman müsait. ·       Hazine Garantili İhaleler: "Yap-İşlet-Devret" modeliyle yandaş şirketlere verilen geçiş garantili yollar, köprüler, yolcu garantili havalimanları ve hasta garantili hastaneler... Halkın geçmediği köprünün, uçmadığı havalimanının garanti ödemeleri döviz cinsinden tıkır tıkır ödenirken bütçe her zaman müsait. ·       Kamusal İsraf ve Faiz: Devlet kurumlarındaki lüks makam araç saltanatı, bitmek bilmeyen temsil ve ağırlama giderleri, mal ve ihaleler adı altında yapılan yolsuzluklar ve hırsızlıklar ile, faiz lobilerine aktarılan milyarlar söz konusu olduğunda bütçe yine müsait. Demek ki mesele bir "kaynak yokluğu " meselesi değil, tamamen bir "tercih" meselesidir. İktidar bütçeyi kimin için kullanacağını bilerek ve özenle seçiyor ve tercihini yandaşlardan ve kendi lüksünden yana kullanırken emekliyi, asgari ücretliyi ve dar gelirliyi kendi kaderine terk ederek, “bütçe müsait değil deniliyor ve sabır tavsiye ediliyor.” İtibar Gösterişte Değil, Vatandaşı İnsanca Yaşatmaktadır Bir ülkenin gerçek aynası, ömrünü o ülkeye hizmetle geçirmiş emeklilerine nasıl davrandığıdır. Bugün Türkiye’de bu aynaya baktığımızda gördüğümüz tek şey derin bir vicdan yarasıdır. Yıllarca bu ülkenin harcına terini katmış milyonlarca emekli, bugün adeta bir "yük" muamelesi görüyor. "İtibardan tasarruf olmaz" diyenlere sormak gerek: Bir ülkenin itibarı, yöneticilerinin bindiği lüks arabalarla mı, yoksa emeklisinin market kuyruklarında ucuz ekmek aramasıyla mı ölçülür? Kendi vatandaşını açlığa mahkûm eden bir düzenin ne itibarı kalır ne de meşruiyeti. Emeklinin cebinden kesilen her kuruş lüks sarayların ışıklarını yakmaya gidiyorsa, orada artık ekonomik bir krizden değil, ahlaki bir krizden bahsetmek gerekir. Akletmek ve Sorgulamak Elbette bu tablonun tek sorumlusu iktidar değildir. Yaşadığı perişanlığa "Bu bizim kaderimizdir" deyip sabreden, celladına aşık misali sorgulamayan emekli seçmen de bu tablonun ortağıdır. Vatandaşa düşen görev; porsiyonları küçültmek, kiloyla değil adetle alışveriş yapmak ya da "Cennete en çok fakirler girecek" tesellilerine sığınmak değildir. Vatandaşın görevi düşünmek, sorgulamak ve sandıkta hesap sormaktır. Allah’ın iman sonrası insana verdiği en büyük nimet akıldır. Aklın en büyük özelliği ise düşünmek ve sorgulamaktır. Nitekim Yüce Allah (cc) da Kitabımızda bizleri defalarca uyarır: Bakara 73, Enam 32,  Yunus 16-100, Enbiya 10,  Saffat 137-138, Enfal 22,  gibi Bundan sonrası için;  boş tesellilere değil, aklımızı kullanarak doğruyu bulmaya, sorgulamaya sandıkta hesap sormaya ve doğru tercihte bulunma diliğiyle… Vesselam.  
Ekleme Tarihi: 20 Temmuz 2026 -Pazartesi

Emekliye Kaynak Yok, Yandaşa Kaynak Çok!

Yine bir temmuz ayı geldi ve gündemimiz: "Emekliye yapılacak zam ne kadar olacak?"

Ve sonuç, emekliler için yine büyük bir hayal kırıklığı... Yapılan son yasal düzenlemeyle, muhalefetin bütün itirazlarına rağmen, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla, emekliye  %17,76'lık zam yeterli görüldü ve en düşük emekli maaşı 23.552 TL'ye yükseltildi. Harca harca bitmez!

Emekliye 23.552 TL'yi reva gören iktidar mensuplarının aylık gelir tablosuna baktığımızda ise bambaşka bir dünya ile karşılaşıyoruz:

·       Cumhurbaşkanı: Emekli maaşıyla birlikte toplam aylık geliri 556.155 TL,

·       Bakanlar: Aylık 318.009 TL,

·       Milletvekilleri: Aylık 310.332 TL,

·       Emekli Milletvekilleri: Aylık 201.677 TL,

·       Hem Milletvekili Hem Emekli Olanlar: Aylık 512.009 TL. (TBMM'de görev yapan 600 milletvekilinden yaklaşık 450'si bu çift maaş imkânından yararlanıyor.) Tabi tok olandan. aç olanın halini anlamasını bekliyoruz!

Başkanlık sistemiyle işlevsiz hâle gelen TBMM’de, iktidar bloğu milletvekilleri bu maaşları adeta sadece "el indir, el kaldır" gibi çok zor bir görevi yaparak alıyorlar!

Kaynak Değil, Tercih Meselesi

İktidarın yanlış politikaları yüzünden ülkemiz çok ciddi ekonomik sıkıntılar yaşamaktadır. Bunun üzerine bir de kaynakların dağılımındaki adaletsizlik eklenince, yükün en büyüğü milyonlarca emeklimizin ve dar gelirlimizin sırtına biniyor. Bu durum toplumun vicdanını yaralarken, emekçimizi adeta bir silindir gibi eziyor.

Ne zaman emeklinin insanca yaşayabileceği bir maaş talebi gündeme gelse, iktidarın ağzından nakarat haline gelmiş şu cümle dökülüyor: "Bütçe müsait değil, kaynak yok!"

Peki, gerçekten öyle mi? Devletin kasası iddia edildiği gibi boş mu, yoksa kaynaklar israf, savurganlık, faiz ve belirli bir zümreye aktarılan imtiyazlarla mı tüketiliyor? Gelin, emekliye müsait olmayan o "bütçenin" nereler için sonuna kadar açık olduğuna birlikte bakalım:

·       Lüks ve Şatafat: Ankara’daki saray masrafları, uçak filoları, koruma orduları ve "itibardan tasarruf olmaz" denilerek yapılan her türlü lüks harcama söz konusu olduğunda bütçe her zaman müsait.

·       Vekil Ayrıcalıkları: Milletvekili maaşları, emekli vekil ödenekleri, danışman orduları ve hayat boyu tanınan ayrıcalıklar için bütçe her zaman müsait.

·       Hazine Garantili İhaleler: "Yap-İşlet-Devret" modeliyle yandaş şirketlere verilen geçiş garantili yollar, köprüler, yolcu garantili havalimanları ve hasta garantili hastaneler... Halkın geçmediği köprünün, uçmadığı havalimanının garanti ödemeleri döviz cinsinden tıkır tıkır ödenirken bütçe her zaman müsait.

·       Kamusal İsraf ve Faiz: Devlet kurumlarındaki lüks makam araç saltanatı, bitmek bilmeyen temsil ve ağırlama giderleri, mal ve ihaleler adı altında yapılan yolsuzluklar ve hırsızlıklar ile, faiz lobilerine aktarılan milyarlar söz konusu olduğunda bütçe yine müsait.

Demek ki mesele bir "kaynak yokluğu " meselesi değil, tamamen bir "tercih" meselesidir. İktidar bütçeyi kimin için kullanacağını bilerek ve özenle seçiyor ve tercihini yandaşlardan ve kendi lüksünden yana kullanırken emekliyi, asgari ücretliyi ve dar gelirliyi kendi kaderine terk ederek, “bütçe müsait değil deniliyor ve sabır tavsiye ediliyor.”

İtibar Gösterişte Değil, Vatandaşı İnsanca Yaşatmaktadır

Bir ülkenin gerçek aynası, ömrünü o ülkeye hizmetle geçirmiş emeklilerine nasıl davrandığıdır. Bugün Türkiye’de bu aynaya baktığımızda gördüğümüz tek şey derin bir vicdan yarasıdır. Yıllarca bu ülkenin harcına terini katmış milyonlarca emekli, bugün adeta bir "yük" muamelesi görüyor.

"İtibardan tasarruf olmaz" diyenlere sormak gerek: Bir ülkenin itibarı, yöneticilerinin bindiği lüks arabalarla mı, yoksa emeklisinin market kuyruklarında ucuz ekmek aramasıyla mı ölçülür? Kendi vatandaşını açlığa mahkûm eden bir düzenin ne itibarı kalır ne de meşruiyeti. Emeklinin cebinden kesilen her kuruş lüks sarayların ışıklarını yakmaya gidiyorsa, orada artık ekonomik bir krizden değil, ahlaki bir krizden bahsetmek gerekir.

Akletmek ve Sorgulamak

Elbette bu tablonun tek sorumlusu iktidar değildir. Yaşadığı perişanlığa "Bu bizim kaderimizdir" deyip sabreden, celladına aşık misali sorgulamayan emekli seçmen de bu tablonun ortağıdır. Vatandaşa düşen görev; porsiyonları küçültmek, kiloyla değil adetle alışveriş yapmak ya da "Cennete en çok fakirler girecek" tesellilerine sığınmak değildir. Vatandaşın görevi düşünmek, sorgulamak ve sandıkta hesap sormaktır.

Allah’ın iman sonrası insana verdiği en büyük nimet akıldır. Aklın en büyük özelliği ise düşünmek ve sorgulamaktır. Nitekim Yüce Allah (cc) da Kitabımızda bizleri defalarca uyarır:

Bakara 73, Enam 32,  Yunus 16-100, Enbiya 10,  Saffat 137-138, Enfal 22,  gibi

Bundan sonrası için;  boş tesellilere değil, aklımızı kullanarak doğruyu bulmaya, sorgulamaya sandıkta hesap sormaya ve doğru tercihte bulunma diliğiyle…

Vesselam.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yankigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.