ABD'nin Orta Doğu’daki hegemonyasını, İsrail’in bölgedeki işgal politikalarını ve İran’a karşı başlatılan saldırıları doğru anlamak için meselenin temelindeki "sebebi" doğru teşhis etmek gerekir. Bugün yaşananlar, günlük olaylar değil, asırlık bir projenin sonucudur.
"Arz-ı Mevud" ve İşgalin Tarihçesi
Yahudiler, Arz-ı Mevud inancı gereği, 1897 Birinci Siyonist Kongresi ve 1917 Balfour Deklarasyonu ile Filistin'de bir Yahudi devleti kurma kararı almış ve göçler başlamıştı. ABD, İngiltere ve diğer Batılı ülkelerin desteğiyle 1948’de ilan edilen İsrail terör devleti, o günden bugüne Filistin topraklarında işgal, katliam ve soykırımı artırarak devam ediyor.
İsrail terör örgütü Filistin işgali ile yetinmiyor; Lübnan ve Suriye'yi de kısmen işgal etmiş, Suriye, Irak, İran, Lübnan, Ürdün, Yemen ve Katar’ı istediği zaman bombalayarak yayılmacı politikasını sürdürüyor. Bütün bu saldırı ve işgaller, "Arz-ı Mevud - Büyük İsrail Devleti" idealini gerçekleştirmek içindir.
BOP ve Sınırların Değişimi
11 Eylül sonrası Afganistan’ın işgali, Arap Baharı ve Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) ile 22 ülkenin sınırlarının değişeceği açıkça söylenmişti. Netanyahu'nun İran'a saldırıları devam ederken; "Tüm İslam alemine sıra gelecek" demesi ve geçen hafta ABD’nin İsrail Büyükelçisi’nin “bu toprakların İsrail’in hakkı olduğunu savunması,” hedeflerinin Türkiye'nin bir kısmı dahil tüm Orta Doğu'yu işgal etmek olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
İran'ı "Yalnızlaştırma" Stratejisi
Bütün bunlar göz önünde iken, İran'ı yalnız bırakmak, sıranın kendisine gelmesini beklemektir. Ne acıdır ki ABD ve İsrail'in bu işgal hedefleri ortada iken, Orta Doğu’daki devletler işbirliği yapmak yerine cellatlarına aşık olmuşçasına ABD ve İsrail ile ortaklık yapmakta, topraklarında üs vermekte, trilyon dolarlarını ABD ekonomisine aktarmakta, ekonomilerini ABD ve işbirlikçi Batılı şirketlere teslim etmektedirler.
ABD ve İsrail'e Karşı Direniş Hattı: İran
47 yıldır ambargo altında yaşayan İran, ABD ve İsrail'in taleplerine teslim olmayıp onurlu bir şekilde dik durunca, uluslararası hukuk tanımayan haydut ABD ve soykırımcı terör devleti İsrail’in askeri müdahalesine maruz kalmıştır. Dini lider Hamaney ve üst kadrodan onlarca isimle beraber yüzlerce İranlı kardeşimiz şehit edilmiştir.
İspanya hariç birçok Batılı ülke ABD ve İsrail'in hukuk ve sınır tanımayan haydutluğuna destek vererek "Haçlı İttifakı" kurarken, Müslüman ülkeler ise İran’a yardım edeceklerine kendi topraklarından ABD'nin İran'a saldırı düzenlemesine imkan vermektedir. Bu durum Hristiyan ve Yahudilerden yana olmaktır, İslam’a ve Müslüman kardeşlerine ihanet etmektir.
İran, Körfez ülkelerindeki ABD üslerini bombalaması üzerine Körfez ülkeleri "vay efendim İran nasıl olur da topraklarımızı bombalar" diye kınamaktadır!
Türkiye’nin Çelişkili Tutumu
Türkiye’de de durum farklı değildir. AKP sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye’nin PKK gerekçesiyle Irak ve Suriye'ye yaptığı sınır ötesi operasyonlarını "meşru müdafaa" görürken, İran’ın Körfez ülkelerindeki ABD üslerini hedef almasını "kabul edilemez" bulmaktadır. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, İran’ın komşu ülkelerindeki ABD üslerini bombalama stratejisini yanlış bulması ve İran'ın Trump’ın baskısına boyun eğmemesini yanlış görmesi, adeta "mafyaya haraç verilseydi saldırı olmazdı" demekle eşdeğerdir.
Her ne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan "Dünya beşten büyüktür" ve "Gazze’yi savunmak Anadolu’yu savunmaktır" dese de, 24 yıllık iktidarında alternatif yeni bir yapı oluşturma gayretinde olmayışı, Erbakan Hoca’nın 11 aylık iktidarında kurduğu D-8'i bile aktif hale getirmeyişi, söylemlerinin iç kamuoyuna yönelik laftan ileri gitmediğini göstermiş ve ülkemizi ABD'nin yörüngesinde tutmaya ve bağımlı kalmasına devam etmiştir.
Büyük Fotoğraftan Çıkan Gerçekler
Bu saldırılar net bir şekilde göstermiştir ki:
· ABD ve İsrail'in hedefi, Orta Doğu ve İslam coğrafyasının tamamıdır ve hiç kimse güvende değildir.
· ABD ve Siyonizm; mezhepçilik ve ırkçılıkla Müslümanların arasına nifak sokarak birlikte hareket etmelerini engellemektedir. Amaç, ülkeleri tek tek işgal edip yutmaktır.
· BOP ve Büyük İsrail hedefi, son itiraflar, işgaller ve İran'a saldırıyla gerçek olduğunu göstermiştir. Hiç kimse başını kuma gömmemelidir.
Ne Yapılmalı
ABD ve İsrail'in Arzı-ı Mevud ve işgal planı ancak bölge ülkelerinin samimi işbirliği ile bozulabilir.
Türkiye, Malatya Kürecik radar üssünü ve İncirlik hava üssünü kapatarak Müslüman ülkelere örnek olmalı ve işbirliğine öncülük etmelidir.
Müslüman ülkeler üzerlerindeki zillet elbisesini çıkartmalı, izzet elbisesini kuşanarak ABD ve İsrail hegemonyasına son vermelidir.
ABD ve İsrail'in yenilmez ordular olmadığını Gazze'de Hamas ve son günlerde İran tek başlarına ve kıt imkanlarıyla göstermiştir. Hele bir de Müslüman ülkeler birlik olurlarsa, o zaman siz görün ABD ve İsrail nasıl da saklanacak delik arayacaklardır.
Bölge ülkeleri ve halkları, ya işbirliği yapıp beraber kurtulacaklar ya da beraber yok olacaklardır.
Vesselam.