Uzm.Dr.Tahsin Özenmiş
Köşe Yazarı
Uzm.Dr.Tahsin Özenmiş
 

KIZIL ELMA: Nizam-ı Âlemin Adalet Sancağı ve Yeni Çağın Teknolojik Yürüyüşü

Kızıl Elma, Türk milletinin asırlardır değişmeyen yürüyüşünün adıdır; adaletle yoğrulan nizam-ı âlem ülküsünün, bugün göklerde süzülen teknoloji atılımlarıyla yeniden hayat bulmuş hâlidir. Bir zamanlar at sırtında taşınan büyük ideal, bugün mühendislerin parmak uçlarında yükseliyor; fakat hedef değişmiyor: Dünyaya adalet, mazluma güven, millete ise bitmeyen bir ufuk sunmak. Milletlerin kaderini belirleyen bazı semboller vardır. Bir kelime, bir renk, bir işaret… Fakat öyle semboller de vardır ki, sadece bir toplumu değil, çağları aşan bir medeniyetin ufkunu taşır. Kızıl Elma, Türk milletinin böylesine derin, tarihi boyunca canlı kalmış, değiştikçe büyüyen, büyüdükçe kökleşen en büyük ülküsüdür. Bugün bu kavramı sadece bir savaş narası, bir fetih hedefi ya da bir millî hamasi slogan olarak görmek eksiklik olur. Kızıl Elma, Türk tarihinin zihinsel haritasıdır. Bir milletin kendisine biçtiği misyonun şiirsel ve güçlü bir adıdır.  Kızıl Elma: Bir Hedeften Çok Daha Fazlası  Etimolojik kökenine baktığımızda bile bu sembolün taşıdığı derinlik ortaya çıkar. “Kızıl”, Türk kültüründe kudreti, devleti, canlılığı simgeler. “Elma”, dünya yuvarlağını, hedefi, erişilmesi gereken menzili temsil eder. Bu iki kelime bir araya geldiğinde ortaya şöyle bir anlam çıkar: “Ulaşınca bitmeyen, ulaştıkça ileri taşınan büyük ideal.” İşte Kızıl Elma, bütün Türk tarihinin özetidir: Bir hedef değil, hedefler zinciri; bir yürüyüş değil, yürüyüşler silsilesi…  Göktürklerden Osmanlı’ya: Adaletle Düzen Kurma Ülküsü  Kızıl Elma’nın fikrî kökleri çok eskiye gider. Daha İslamiyet’ten önce bile Türklerde “dünyaya düzen verme”, adaleti uzak diyarlara götürme anlayışı vardı. Allah’ın gökten verdiği kut ile dünyayı nizama sokma düşüncesi, sonraki dönemlerin Kızıl Elma anlayışına zemin hazırladı. İslamiyet’le buluşunca bu ülkü, “nizam-ı âlem”, yani “yeryüzünde adaletin hâkim kılınması” idealine dönüştü. İşte asıl Kızıl Elma tam bu noktada kurumsallaştı. Türk-İslam devlet felsefesinde hükümdarın görevi; sadece toprak genişletmek değil, adaleti taşımak, zalimi durdurmak, mazluma sığınak olmaktı. Bu anlayış, Osmanlı ile zirveye çıktı.  Osmanlı’nın Kızıl Elma’sı: İstanbul’dan Roma’ya Uzanan Ufuk  Osmanlı’da Kızıl Elma bir şehirdi, bir kaleydi, bir hedefti; fakat aynı zamanda bir idealler manzumesiydi. İstanbul fethedilmeden önce Yeniçerilerin dilinde bir söz dolaşırdı: “Kızıl Elma’ya gidiyoruz!” Bu söz hem bir niyazdı hem de bir iddia. Fetih sonrası İstanbul hedef olmaktan çıkınca Kızıl Elma Roma’ya, oradan Budin’e, sonra Viyana’ya taşındı. Her fetih yeni bir “elma” doğurdu; her başarı hedefi daha ileriye itti. Roma’daki St. Pietro Bazilikası’nın kubbesine bile “Kızıl Elma Tepesi” denildi. Çünkü Osmanlı’nın ideali sadece bir coğrafya değil, insanlığın kaderine yön vermekti.  Yeniçerilerin Kızıl Elma İnancı  Yeniçeri Ocağı’nın ruhu Kızıl Elma ile mayalanmıştı. Savaşa giden bir yeniçeriye “Nereye gidiyorsun?” diye sorulduğunda cevabı belliydi: “Kızıl Elma’ya.” Bu cevapta: cesaret, sadakat, vatan sevgisi, adanmışlık inanç vardı. Bu anlayış, Osmanlı’nın cihan devleti olmasının sosyolojik ve psikolojik zeminini oluşturdu.  Kızıl Elma’nın Manevi Arka Planı  Kızıl Elma sadece bir siyasi vizyon değildir; derin bir manevi hedef taşır. Türk-İslam medeniyetinde devletin görevi; Adaleti korumak Zulmü engellemek Mazluma sahip çıkmak Toplumu huzura kavuşturmak olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle Kızıl Elma’yı anlamak demek, İslam’ın “adalet, merhamet ve nizam” kavramlarını anlamak demektir.  Edebiyatta Kızıl Elma: Bir Ülkünün Şiirleşmiş Hali  Ziya Gökalp’in “Kızıl Elma” şiiri, sembolün Cumhuriyet dönemindeki yeniden doğuşudur. Gökalp, Kızıl Elma’yı sadece askeri bir hedef değil, bir medeniyet tasavvuru olarak görür. Mehmet Akif, Kızıl Elma’yı ahlakî bir hedef, toplumsal bir diriliş sembolü olarak işler. Divan edebiyatından halk türkülerine kadar her sayfada Kızıl Elma, bir umut, diriliş ve büyük yürüyüş çağrısı olarak yer almıştır.  Cumhuriyet Döneminde Kızıl Elma’nın Yeni Anlamı  Cumhuriyet ile birlikte Kızıl Elma coğrafi hedef olmaktan çıkarak daha fikirsel, daha çağdaş bir forma büründü: Milli bağımsızlık Teknolojik ilerleme Sanayi hamlesi Mazlum milletlere destek İttihad- İslam fikri Türk birliği fikri Medeniyet inşası Bugün Kızıl Elma; tankla, tüfekle, kale kuşatmakla değil, bilim, teknoloji ve akılla fethedilen bir ufuktur.  Modern Kızıl Elma: Bayraktar KIZILELMA  Türkiye’nin geliştirdiği insansız savaş uçağına Kızılelma adının verilmesi, aslında bir sembolik doğuştur. Bu proje ile Türkiye: Gökyüzünde bağımsızlığını, Savunmada kendi ayakları üzerinde duruşunu, Genç mühendislerinin kabiliyetini, Teknolojiyle fethedilen yeni bir çağın kapılarını ilan etmiş oldu. Kızıl Elma artık sadece tarihin değil, geleceğin de adıdır.  Bugünün Kızıl Elması Nedir?  Bugün Kızıl Elma, bir şehrin kapısı değil; bir milletin yürüyüş istikametidir. Bugünün Kızıl Elması; Filistin’deki, Doğu Türkistan'daki ve dünyadaki bütün mazlumlara sahip çıkmak, Bilimde ve teknolojide öncü olmak, Güçlü bir ekonomi kurmak, Üretimde bağımsız olmak, Kendi göklerini, kendi semasını korumak, İttihad-ı İslamı sağlamak, Hilafeti yeniden canlandırmak, Türk birliğini ayakta tutmak, Dünya mazlumlarının yanında durmaktır. Kızıl Elma, tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de “adaleti dünyaya taşımak” idealidir; sadece yöntemi değişmiştir.  Son Söz: Kızıl Elma Bir Hedef Değil, Bir Yürüyüştür  Kızıl Elma, Türk milletinin asırlar boyunca koruduğu ve her dönemde yeniden yorumladığı büyük ülküsünün kalbidir. Dün kılıçla yürüdüğümüz yere, bugün bilgiyle yürüyoruz. Dün at üstünde taşıdığımız ideali, bugün teknolojiyle göğe kaldırıyoruz. Ama hedef değişmiyor: Adalet, merhamet, güç ve nizam… Gök kubbenin altında var olduğumuz müddetçe Kızıl Elma da var olacak. Çünkü Kızıl Elma bir toprak parçası değil; bir milletin ruhudur.
Ekleme Tarihi: 28 Kasım 2025 -Cuma

KIZIL ELMA: Nizam-ı Âlemin Adalet Sancağı ve Yeni Çağın Teknolojik Yürüyüşü

Kızıl Elma, Türk milletinin asırlardır değişmeyen yürüyüşünün adıdır; adaletle yoğrulan nizam-ı âlem ülküsünün, bugün göklerde süzülen teknoloji atılımlarıyla yeniden hayat bulmuş hâlidir. Bir zamanlar at sırtında taşınan büyük ideal, bugün mühendislerin parmak uçlarında yükseliyor; fakat hedef değişmiyor: Dünyaya adalet, mazluma güven, millete ise bitmeyen bir ufuk sunmak.

Milletlerin kaderini belirleyen bazı semboller vardır. Bir kelime, bir renk, bir işaret… Fakat öyle semboller de vardır ki, sadece bir toplumu değil, çağları aşan bir medeniyetin ufkunu taşır. Kızıl Elma, Türk milletinin böylesine derin, tarihi boyunca canlı kalmış, değiştikçe büyüyen, büyüdükçe kökleşen en büyük ülküsüdür.

Bugün bu kavramı sadece bir savaş narası, bir fetih hedefi ya da bir millî hamasi slogan olarak görmek eksiklik olur. Kızıl Elma, Türk tarihinin zihinsel haritasıdır. Bir milletin kendisine biçtiği misyonun şiirsel ve güçlü bir adıdır.


 Kızıl Elma: Bir Hedeften Çok Daha Fazlası 

Etimolojik kökenine baktığımızda bile bu sembolün taşıdığı derinlik ortaya çıkar.
“Kızıl”, Türk kültüründe kudreti, devleti, canlılığı simgeler.
“Elma”, dünya yuvarlağını, hedefi, erişilmesi gereken menzili temsil eder.

Bu iki kelime bir araya geldiğinde ortaya şöyle bir anlam çıkar:
“Ulaşınca bitmeyen, ulaştıkça ileri taşınan büyük ideal.”

İşte Kızıl Elma, bütün Türk tarihinin özetidir:
Bir hedef değil, hedefler zinciri; bir yürüyüş değil, yürüyüşler silsilesi…


 Göktürklerden Osmanlı’ya: Adaletle Düzen Kurma Ülküsü 

Kızıl Elma’nın fikrî kökleri çok eskiye gider. Daha İslamiyet’ten önce bile Türklerde “dünyaya düzen verme”, adaleti uzak diyarlara götürme anlayışı vardı. Allah’ın gökten verdiği kut ile dünyayı nizama sokma düşüncesi, sonraki dönemlerin Kızıl Elma anlayışına zemin hazırladı.

İslamiyet’le buluşunca bu ülkü, “nizam-ı âlem”, yani “yeryüzünde adaletin hâkim kılınması” idealine dönüştü. İşte asıl Kızıl Elma tam bu noktada kurumsallaştı.

Türk-İslam devlet felsefesinde hükümdarın görevi; sadece toprak genişletmek değil, adaleti taşımak, zalimi durdurmak, mazluma sığınak olmaktı. Bu anlayış, Osmanlı ile zirveye çıktı.


 Osmanlı’nın Kızıl Elma’sı: İstanbul’dan Roma’ya Uzanan Ufuk 

Osmanlı’da Kızıl Elma bir şehirdi, bir kaleydi, bir hedefti; fakat aynı zamanda bir idealler manzumesiydi.

İstanbul fethedilmeden önce Yeniçerilerin dilinde bir söz dolaşırdı:
“Kızıl Elma’ya gidiyoruz!”

Bu söz hem bir niyazdı hem de bir iddia. Fetih sonrası İstanbul hedef olmaktan çıkınca Kızıl Elma Roma’ya, oradan Budin’e, sonra Viyana’ya taşındı.
Her fetih yeni bir “elma” doğurdu; her başarı hedefi daha ileriye itti.

Roma’daki St. Pietro Bazilikası’nın kubbesine bile “Kızıl Elma Tepesi” denildi.
Çünkü Osmanlı’nın ideali sadece bir coğrafya değil, insanlığın kaderine yön vermekti.


 Yeniçerilerin Kızıl Elma İnancı 

Yeniçeri Ocağı’nın ruhu Kızıl Elma ile mayalanmıştı.
Savaşa giden bir yeniçeriye “Nereye gidiyorsun?” diye sorulduğunda cevabı belliydi:
“Kızıl Elma’ya.”
Bu cevapta:
cesaret,
sadakat,
vatan sevgisi,
adanmışlık
inanç
vardı.

Bu anlayış, Osmanlı’nın cihan devleti olmasının sosyolojik ve psikolojik zeminini oluşturdu.


 Kızıl Elma’nın Manevi Arka Planı 

Kızıl Elma sadece bir siyasi vizyon değildir; derin bir manevi hedef taşır.

Türk-İslam medeniyetinde devletin görevi;
Adaleti korumak
Zulmü engellemek
Mazluma sahip çıkmak
Toplumu huzura kavuşturmak
olarak tanımlanmıştır.

Bu nedenle Kızıl Elma’yı anlamak demek, İslam’ın “adalet, merhamet ve nizam” kavramlarını anlamak demektir.


 Edebiyatta Kızıl Elma: Bir Ülkünün Şiirleşmiş Hali 

Ziya Gökalp’in “Kızıl Elma” şiiri, sembolün Cumhuriyet dönemindeki yeniden doğuşudur.
Gökalp, Kızıl Elma’yı sadece askeri bir hedef değil, bir medeniyet tasavvuru olarak görür.

Mehmet Akif, Kızıl Elma’yı ahlakî bir hedef, toplumsal bir diriliş sembolü olarak işler.

Divan edebiyatından halk türkülerine kadar her sayfada Kızıl Elma, bir umut, diriliş ve büyük yürüyüş çağrısı olarak yer almıştır.


 Cumhuriyet Döneminde Kızıl Elma’nın Yeni Anlamı 

Cumhuriyet ile birlikte Kızıl Elma coğrafi hedef olmaktan çıkarak daha fikirsel, daha çağdaş bir forma büründü:

Milli bağımsızlık
Teknolojik ilerleme
Sanayi hamlesi
Mazlum milletlere destek
İttihad- İslam fikri
Türk birliği fikri
Medeniyet inşası

Bugün Kızıl Elma; tankla, tüfekle, kale kuşatmakla değil, bilim, teknoloji ve akılla fethedilen bir ufuktur.


 Modern Kızıl Elma: Bayraktar KIZILELMA 

Türkiye’nin geliştirdiği insansız savaş uçağına Kızılelma adının verilmesi, aslında bir sembolik doğuştur.

Bu proje ile Türkiye:
Gökyüzünde bağımsızlığını,
Savunmada kendi ayakları üzerinde duruşunu,
Genç mühendislerinin kabiliyetini,
Teknolojiyle fethedilen yeni bir çağın kapılarını
ilan etmiş oldu.

Kızıl Elma artık sadece tarihin değil, geleceğin de adıdır.


 Bugünün Kızıl Elması Nedir? 

Bugün Kızıl Elma, bir şehrin kapısı değil;
bir milletin yürüyüş istikametidir.

Bugünün Kızıl Elması;
Filistin’deki, Doğu Türkistan'daki ve dünyadaki bütün mazlumlara sahip çıkmak,
Bilimde ve teknolojide öncü olmak,
Güçlü bir ekonomi kurmak,
Üretimde bağımsız olmak,
Kendi göklerini, kendi semasını korumak,
İttihad-ı İslamı sağlamak,
Hilafeti yeniden canlandırmak,
Türk birliğini ayakta tutmak,
Dünya mazlumlarının yanında durmaktır.

Kızıl Elma, tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de “adaleti dünyaya taşımak” idealidir; sadece yöntemi değişmiştir.


 Son Söz: Kızıl Elma Bir Hedef Değil, Bir Yürüyüştür 

Kızıl Elma, Türk milletinin asırlar boyunca koruduğu ve her dönemde yeniden yorumladığı büyük ülküsünün kalbidir.

Dün kılıçla yürüdüğümüz yere, bugün bilgiyle yürüyoruz.
Dün at üstünde taşıdığımız ideali, bugün teknolojiyle göğe kaldırıyoruz.

Ama hedef değişmiyor:
Adalet, merhamet, güç ve nizam…

Gök kubbenin altında var olduğumuz müddetçe Kızıl Elma da var olacak.
Çünkü Kızıl Elma bir toprak parçası değil; bir milletin ruhudur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yankigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.