Gaziantep'te yok edilen cami ve mescitleri ele aldığımız iki yazının ardından, bu üçüncü ve son yazımızla mevzuyu nihayete erdirmeye gayret edeceğiz. Bahsi geçen mabetler hakkında daha geniş bir çerçevede malumat edinmek isteyen kıymetli okuyucularımıza, önceki iki yazımızı da okumalarını tavsiye ederim.
ŞAFİİZADE CAMİİ VE MESCİDİ
Bu mütevazı ibadet mekânları, Mütercim Âsım Efendi'nin hocaları olan iki kardeş tarafından inşa edilmiştir. Mütercim Âsım, kelâm ve hadis ilimlerini Hacı Mehmet Efendi ile kardeşi Ahmet Efendi'den tahsil etmiştir. Ayrıca bu iki muhterem zatın, Gaziantep'in ilk şehidi olarak gönüllerde yer edinen Şehit Kâmil'in akrabaları olduğu da nakledilmektedir.
Musullu Sokağı'nda bulunan bu mabetler, önce Etyemezoğlu Mustafa tarafından satın alınmış, daha sonra ise Pazarcıklı Kürt Ali Bey'e devredilmiştir.
DÜĞMECİ MAHALLESİ'NDEKİ YEDİ MESCİT
Ömeriye Camii civarında bir zamanlar yedi mescit yükselmekteydi. Ne hazindir ki bu mescitler de zamanın acımasızlığına teslim edilmiş, birer birer yıkılarak tarihin sessiz sayfalarına karışmıştır. Bugün onlardan geriye yalnızca Mennan Çıkmazı'ndaki Mennan Mescidi ulaşabilmiştir.
EBÜLHÜDA MESCİDİ / SUNGURYA MESCİDİ VE ZÜLKADRİYE MEDRESESİ
Diğer birçok mâbedin uğradığı akıbete bunlar da maruz kalmıştır. Günümüzde Şehir Pasajı'nın bulunduğu mevkide yer alan bu mescit ve medrese, uzun yıllar Şehir Sineması olarak hizmet veren binanın bulunduğu sahadaydı. Bugün ise aynı mekân, Şehir Pasajı adıyla ticari faaliyetlerin sürdürüldüğü bir iş hanı olarak varlığını devam ettirmektedir.
KARA HOCA MESCİDİ
Nuri Mehmet Paşa Camii'nin karşısındaki sokaktan Düğmeci Mahallesi'ne girildiğinde, vaktiyle Kara Hoca Sokağı'nın köşesinde yükselen bu mescit ile karşılaşılırdı. Rivayete göre burası da Babi Şükrü isimli bir kişi tarafından satın alınmıştır.
DEVECİ MESCİDİ
Bugünkü Karagöz Mahallesi Depo Sokağı'nda bulunan Deveci Mescidi'nin imamı, Eydi Baba'nın yeğeni Arap Baba idi. Bu mübarek mekân yalnızca bir mescit değil, aynı zamanda bir Kadirî Tekkesi olarak da hizmet vermekteydi. Yanında ise halkın istifade ettiği Deveci Çeşmesi bulunuyordu. Ancak Ömeriye Camii ile Şirvânî Camii'ne yakınlığı gerekçe gösterilerek, 1930'lu yıllarda ortadan kaldırılmıştır.
KEÇEHANE CAMİİ VE MESCİTLERİ (ÇÖRÇÖP MESCİDİ)
Gaziantep'in kadim mâbetlerinden Tahtanî Camii'nin biraz ilerisinden Keçehane Yokuşu başlar. Bu yokuşun sol tarafında heybetiyle Gaziantep Kalesi yükselirken, civarında vaktiyle bir cami ve iki mescit bulunmaktaydı. "İki cami arasında beş yüz metre bulunmalıdır." şeklindeki hiçbir hukukî ve dinî dayanağı olmayan uygulamaya sığınılarak bu mabetler de ortadan kaldırılmıştır.
FIRFIR MESCİDİ
Daha önce bahsettiğimiz Çırçır Mescidi'nin yaklaşık yüz metre ilerisinde bulunan Fırfır Mescidi de satılarak yok edilen ibadet mekânları arasında yerini almıştır.
KAZANCI SOKAĞI'NDAKİ MESCİT VE MAZLUMLARIN CAMİİ
Eski hal binasının Hamdi Kutlar Caddesi'ne açılan kapısının karşısında yer alan Kazancı Yokuşu'nda iki mescit bulunuyordu. Her iki mescit de karanlık bir devrin acı mirasından nasibini almış, yıkılarak tarihten silinmiştir. Bunlardan biri halk arasında "Mazlumların Mescidi" olarak bilinmekteydi. Diğerinin adı ise günümüze ulaşmadığından, kaynaklarda "Kazancı Sokağı'ndaki Mescit" olarak anılmaktadır.
YENİÇERİ MESCİDİ
Yeniçeriler Sokağı'nda, Sabuncu Çıkmazı denilen mevkide bulunan bu mescit de satılarak ortadan kaldırılmıştır.
KÜŞADİYE MEKTEBİ, MEDRESESİ VE MESCİDİ
Hamdi Kutlar Caddesi üzerinde bulunan ve kaynaklarda Zulmiye yahut Zumiye adlarıyla da zikredilen bu mektep, medrese ve mescit de yıkılarak tarihin kaybolan eserleri arasındaki yerini almıştır.
Görüldüğü üzere Gaziantep'te nice cami ve mescit; kimi yıkılarak, kimi satılarak, kimi de zamanın hoyratlığına terk edilerek yok olup gitmiştir. Son üç yazımız boyunca bu mabetlerin bulundukları yerleri ve uğradıkları akıbetleri ana hatlarıyla aktarmaya çalıştık. Yazımızı daha fazla uzatmamak adına, tahrip edilen diğer ibadet mekânlarının isimlerini zikretmekle yetiniyor; hiç değilse isimlerinin dahi olsa hafızalarda yaşamaya devam etmesine vesile olmayı temenni ediyoruz:
- Fış Fış Sokağı Mescidi
- Öksüz Camii
- Kara Yusuf Mescidi
- Şaban Dede Mescidi
- Reyhan ve Güzelce Sokak Mescitleri
- Bambuç ve Şıhlı Sokak Yanındaki Mescit
- Demirli Kane Sokağı'ndaki Mescit
- Heyik Mescidi
- Nakib Mescidi
- Fethiye Mescidi ve Medresesi
- Kamacı Baba Mescidi
- Kesik Minare Mescidi
- Tesahci Mescidi
- Pişirici Mescidi
- Kızılca Mescidi
- Yazıcık ve Bostancı Mescitleri
- Morcalı Camii
- Kepenek Mahallesi Mescidi
- Saçaklı Mescidi
- Şeyh Mircan Mescidi
Gaziantep'te yok edilen camiler hakkında daha tafsilatlı bilgi edinmek isteyen okuyucularımız, Necmettin Şahiner'in Gaziantep'in Yok Edilen Camileri adlı eserine müracaat edebilirler.
Her biri bir mahallenin hafızası, bir sokağın kimliği ve bir şehrin ruhu olan bu mabetler bugün aramızda bulunmasa da isimleri, hatıraları ve geride bıraktıkları izler Gaziantep'in tarihine sessizce tanıklık etmeyi sürdürmektedir. Geçmişe vefa göstermek, sadece ayakta kalan eserleri korumakla değil; yok edilenleri de unutturmamakla mümkündür.

