MEHMET SÖNERCAN
Köşe Yazarı
MEHMET SÖNERCAN
 

Sezgisel Aklın Eşiğinde Kalp ile Aklın Yolculuğu

Bazen bir sabah uyanırsınız ve her şey yerli yerindedir: Okulunuz, işiniz, planlarınız, hedefleriniz… CV’niz doludur, ajandanız kabarıktır. Ama yine de içinizde adı konmamış bir boşluk dolaşır. Mantıken yanlış giden bir şey yoktur; yine de kalbiniz itiraz eder. İşte insan, çoğu zaman hayatın tam da bu sessiz kavşağında durur. Bu yazı, özellikle gençlere… Kendini hız çağında bulan, erken karar vermeye zorlanan, “başarılı ol” baskısı altında ezilen gençlere bir durak olsun diye. Modern dünya size şunu öğretiyor: Ölç, karşılaştır, hızlan, kazan. Akıl burada başroldedir. Mantık kurar, analiz eder, veriye dayanır. Bunların hepsi kıymetlidir. Aklı küçümseyen bir yol, romantik ama tehlikelidir. Fakat sadece akılla yürümek de insanı yorar. Çünkü insan makine değildir. Kalp ise bu çağda çoğu zaman susturulur. “Duygusal olma”, “mantıklı düşün”, “gerçekçi ol” denir. Oysa kalp, duygusallık değildir yalnızca; değerlerdir, vicdandır, anlam duygusudur. Kalp sustuğunda insan başarılı olabilir ama huzurlu olamaz. İşte bu yüzden en sağlıklı kararlar, aklın kalbi bastırdığı ya da kalbin aklı devre dışı bıraktığı anlarda değil; kalbin derin tutkusunun aklın süzgecinden geçerek şekillendiği sezgisel akıl anlarında ortaya çıkar. Tasavvufta Akıl ve Kalp Dengesi Tasavvuf geleneğinde kalp, idrakin merkezidir. Mevlânâ, “Akıl kandildir, kalp yağdır” der. Kandil vardır ama yağ yoksa ışık vermez. Yağ vardır ama kandil yoksa etrafı yakar. İkisi birlikte olunca yol aydınlanır. İmam Gazâlî’ye göre akıl, hakikate giden yolda vazgeçilmezdir; fakat rehber değildir. Rehber kalptir. Aklın görevi ölçmek, kalbin görevi yön tayin etmektir. İbn Arabî ise bunu şöyle tamamlar: “Hakikat akılla bilinir, kalple tanınır.” Bilmek ile tanımak arasındaki fark, gençliğin en kritik eşiğidir. Bilgi insanı güçlü kılar; tanışıklık ise olgunlaştırır. Gençlere Tavsiyeler 1. Hızlanmadan önce yönünü sor. Herkes koşuyorsa sen de koşmak zorunda değilsin. “Nereye?” sorusu, “ne kadar hızlı?” sorusundan daha önemlidir. 2. Başarıyı sadece sonuçla ölçme. Seni büyüten, karakterini koruyan bir yol; kısa vadede kaybettirse bile uzun vadede kazandırır. 3. Kalbin fısıltısını gürültüden ayırmayı öğren. Her istek kalpten gelmez; bazıları korkudan, bazıları gösterişten doğar. Sessizlik bu yüzden kıymetlidir. 4. İstişare et ama sorumluluğu devretme. Başkalarının aklı yol gösterir; senin kalbin yürür. 5. Beklemekten korkma. Tasavvufta beklemek, pasiflik değil; pişmedir. Ham kararlar, insanı yarı yolda bırakır. Dijital Çağda Sezgisel Akıl Algoritmalar size neyi seveceğinizi, neyi isteyeceğinizi söylüyor. Fakat hayat algoritma değildir. Evlilik, meslek, inanç, aidiyet; bunlar hesapla başlar ama sezgiyle tamamlanır. Kalbi tamamen susturmuş bir akıl insanı verimli ama mutsuz yapar. Kalbi pusula, aklı motor gibi düşünün. Pusula olmadan motor hızla kayalıklara götürür. Motor olmadan pusula ise yerinde saydırır. İnsan, akıl ile yürür; kalp ile yön bulur. Yol uzun, seçenek çoktur. Ama kalbin derin tutkusunu aklın süzgecinden geçirerek yürüyenler yalnız doğruyu değil, hayırlıyı da bulur. Gençler… Kendinize şu soruyu sormayı ihmal etmeyin: “Bu yol beni sadece başarılı mı yapacak, yoksa insan mı?” Tasavvuf ehli yüzyıllardır aynı şeyi söylüyor: Aklını yücelt ama kalbini yetim bırakma. Kalbini dinle ama aklını ihmale uğratma. Çünkü insan, ancak bu dengeyle kendisi olur. Belki de çağımızın en büyük ihtiyacı yeni bilgiler değil; eski bir dengeyi yeniden hatırlamaktır. Gürültünün ortasında kalbin sesini, hızın içinde hikmeti duyabilmek… İşte gerçek olgunluk tam da buradadır.  
Ekleme Tarihi: 22 Aralık 2025 -Pazartesi

Sezgisel Aklın Eşiğinde Kalp ile Aklın Yolculuğu

Bazen bir sabah uyanırsınız ve her şey yerli yerindedir: Okulunuz, işiniz, planlarınız, hedefleriniz… CV’niz doludur, ajandanız kabarıktır. Ama yine de içinizde adı konmamış bir boşluk dolaşır. Mantıken yanlış giden bir şey yoktur; yine de kalbiniz itiraz eder. İşte insan, çoğu zaman hayatın tam da bu sessiz kavşağında durur.

Bu yazı, özellikle gençlere… Kendini hız çağında bulan, erken karar vermeye zorlanan, “başarılı ol” baskısı altında ezilen gençlere bir durak olsun diye.

Modern dünya size şunu öğretiyor: Ölç, karşılaştır, hızlan, kazan. Akıl burada başroldedir. Mantık kurar, analiz eder, veriye dayanır. Bunların hepsi kıymetlidir. Aklı küçümseyen bir yol, romantik ama tehlikelidir. Fakat sadece akılla yürümek de insanı yorar. Çünkü insan makine değildir.

Kalp ise bu çağda çoğu zaman susturulur. “Duygusal olma”, “mantıklı düşün”, “gerçekçi ol” denir. Oysa kalp, duygusallık değildir yalnızca; değerlerdir, vicdandır, anlam duygusudur. Kalp sustuğunda insan başarılı olabilir ama huzurlu olamaz.

İşte bu yüzden en sağlıklı kararlar, aklın kalbi bastırdığı ya da kalbin aklı devre dışı bıraktığı anlarda değil; kalbin derin tutkusunun aklın süzgecinden geçerek şekillendiği sezgisel akıl anlarında ortaya çıkar.

Tasavvufta Akıl ve Kalp Dengesi

Tasavvuf geleneğinde kalp, idrakin merkezidir. Mevlânâ, “Akıl kandildir, kalp yağdır” der. Kandil vardır ama yağ yoksa ışık vermez. Yağ vardır ama kandil yoksa etrafı yakar. İkisi birlikte olunca yol aydınlanır.

İmam Gazâlî’ye göre akıl, hakikate giden yolda vazgeçilmezdir; fakat rehber değildir. Rehber kalptir. Aklın görevi ölçmek, kalbin görevi yön tayin etmektir. İbn Arabî ise bunu şöyle tamamlar: “Hakikat akılla bilinir, kalple tanınır.”

Bilmek ile tanımak arasındaki fark, gençliğin en kritik eşiğidir. Bilgi insanı güçlü kılar; tanışıklık ise olgunlaştırır.

Gençlere Tavsiyeler

1. Hızlanmadan önce yönünü sor.
Herkes koşuyorsa sen de koşmak zorunda değilsin. “Nereye?” sorusu, “ne kadar hızlı?” sorusundan daha önemlidir.

2. Başarıyı sadece sonuçla ölçme.
Seni büyüten, karakterini koruyan bir yol; kısa vadede kaybettirse bile uzun vadede kazandırır.

3. Kalbin fısıltısını gürültüden ayırmayı öğren.
Her istek kalpten gelmez; bazıları korkudan, bazıları gösterişten doğar. Sessizlik bu yüzden kıymetlidir.

4. İstişare et ama sorumluluğu devretme.
Başkalarının aklı yol gösterir; senin kalbin yürür.

5. Beklemekten korkma.
Tasavvufta beklemek, pasiflik değil; pişmedir. Ham kararlar, insanı yarı yolda bırakır.

Dijital Çağda Sezgisel Akıl

Algoritmalar size neyi seveceğinizi, neyi isteyeceğinizi söylüyor. Fakat hayat algoritma değildir. Evlilik, meslek, inanç, aidiyet; bunlar hesapla başlar ama sezgiyle tamamlanır.

Kalbi tamamen susturmuş bir akıl insanı verimli ama mutsuz yapar. Kalbi pusula, aklı motor gibi düşünün. Pusula olmadan motor hızla kayalıklara götürür. Motor olmadan pusula ise yerinde saydırır.

İnsan, akıl ile yürür; kalp ile yön bulur. Yol uzun, seçenek çoktur. Ama kalbin derin tutkusunu aklın süzgecinden geçirerek yürüyenler yalnız doğruyu değil, hayırlıyı da bulur.

Gençler… Kendinize şu soruyu sormayı ihmal etmeyin: “Bu yol beni sadece başarılı mı yapacak, yoksa insan mı?”

Tasavvuf ehli yüzyıllardır aynı şeyi söylüyor: Aklını yücelt ama kalbini yetim bırakma. Kalbini dinle ama aklını ihmale uğratma. Çünkü insan, ancak bu dengeyle kendisi olur.

Belki de çağımızın en büyük ihtiyacı yeni bilgiler değil; eski bir dengeyi yeniden hatırlamaktır. Gürültünün ortasında kalbin sesini, hızın içinde hikmeti duyabilmek… İşte gerçek olgunluk tam da buradadır.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yankigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.